Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Tarihimizin en kara günlerinden birinde bu çocuklar o acıyla sahaya çıkıp bu maçı kazanıyorlarsa hepsini tek tek alınlarından öperek kutlamak lazım.

        Fatih Hoca’yı seversiniz ya da sevmezsiniz ama o öyle bir hoca ki işte böyle günlerde önemi ortaya çıkıyor. Milli Takım kampında dün büyük bir matem vardı. Tek bir futbolcu dahil maçı düşünmüyor, hepsi cep telefonlarından Ankara’da yaşanan olayı takip ediyordu. Maçtan tamamen kopmuşlardı. Futbolcuları ancak bir haftada ayağa kaldırabilirdik o da belki... Ama Fatih Hoca faktörü vardı. Birkaç saatte futbolcuları psikolojik olarak hazır hale getirdi.

        O yüzden bu maç için Fatih Hoca’ya çok şey borçluyuz...

        Ve tabii ki dün ustaların gecesiydi. Saha içinde özellikle ikinci yarıda Arda, Selçuk, iki Hakan ve Caner öylesine bir sorumluluk aldılar ki neredeyse kendilerini feda ettiler. Sadece bir örnek veriyorum; ikinci gol öncesinde Arda’nın bırakın adım atmayı nefes alacak hali yoktu. Artık yürümekte bile zorlanıyordu. Ancak öyle bir gol attırdı ki onun çabasına, yeteneğine şapka çıkarmamız gerekiyor. Barcelona muhtemelen bu maçı izlemiştir. Arda’nın Hakan’a attığı inanılmaz pası, Çek oyuncu Novak’ın kafasının altında ezilişini görmüştür ve bir kez daha nasıl bir oyuncu transfer ettiğinin farkına varmıştır. Bu Arda’nın en verimsiz dönemleri. Çünkü hiç maç yapmayan bir oyuncu. Bunun sıkıntısını yaşıyor. O yüzden ağırlığını çok fazla koyamıyor. Ancak son iki maçta bu eksikliğine rağmen insanüstü gayreti büyük övgülere layık. Bu nedenle tüm oyunculara teşekkürler ama Arda’ya ayrıca teşekkürler...

        Birkaç aksamaya rağmen (onları saymaya hiç gerek yok) taktik disiplinimiz en üst düzeydeydi. Psikolojik sıkıntılarımıza rağmen konsantrasyonumuzu 90 dakika ayakta tuttuk. Letonya maçında yaptığımız hatayı yapmadık. Skor 2-0 iken bile oyunu bırakmadık. Çok koştuk ve kazandık.

        Son iki maçta oynadığımız futbol bize gelecek için umut verdi. Takımın iskelet yapısı birkaç eksiğin dışında oluşmaya başladı. Artık merkezi genç ve usta oyuncular taşıyor. Bu çok önemli. Birkaç eksiğimizi de giderirsek daha iyi oluruz.

        İzlanda maçından hiçbir korkum yok. Zaten bu maçtan da yoktu. Ben artık Play-Off’taki rakibimizi bekliyorum. Böylesine acılar içinde yol kat eden oyuncularımızın Fransa’ya gideceğini ve Türk futbolu için yeni bir başlangıç olacağına inanıyorum.

        HAKAN BALTA

        İnsan yaşlandıkça formdan düşer. Peki, Hakan Balta ne yiyip ne içiyor? Kesinlikle örnek alınıp incelenmeli. Bugünkü haliyle Barcelona’da stoper, Real Madrid’de sol bek oynar.

        VOLKAN ŞEN

        Maça girerken tribünde en az 3 kere kaleci ile karşı karşıya kalır diye tahminde bulunduk. Neredeyse tutuyordu. Böylesine yıpratıcı bir oyuncu çok ender çıkar. Ah bir de son vuruşları yıpratıcılığı gibi olsa.

        Diğer Yazılar