Kim bu akıl hocası!
FENERBAHÇE 10 yılda yaptığı prestiji 1 haftada kaybetmeyi başardı... Daum’a 3 ya da 4 milyon Euro vermemek için pazarlık yaparken böylesine bir değerden oldu. Del Bosque olayı için neler söylemişlerdi. Şimdi hepsi başlarına geldi kendi çabaları ile.
Güney Afrika’dan Beckenbauer, Löw için şöyle diyor: “Tabii ki Almanya’nın başında kalacak. Ne yapacak, her gün macera yaşayacağı Fenerbahçe’ye mi gidecek?” Lafın ağırlığına bakın. Yenilecek yutulacak bir söz değil. Alman gazeteleri tam ‘dalga’ halinde. Hepsi Daum’un büyük haksızlığa uğradığını söylüyor. Almanya böyleyse, herkes biliyor demek. 3 kuruş için bu kadar kayıp. Hem de geri getirilmeyecek bir kayıp.
Sayın Aziz Yıldırım 10 yıldır orada. Hatalarının yanında sevapları da var. Ama böyle bir hata hiç olmadı. Ben şunu merak ediyorum. Aziz Başkan’ın akıl hocası kim? Ben asıl o akıl hocasını merak ediyorum. Başkan ona gözükara inanıyor. Çünkü bu ‘komedi’ başkanın fikri olamaz. 10 yıldır başkan olan Aziz Yıldırım böyle bir operasyon yapamaz. Ama biri onu kandırmış. Demiş ki: “Biz Daum’u şöyle böyle yıldıralım, o kendiliğinden kaçar. Böyle yapalım başkanım.” Ortada tam bir yönetici hezimeti var. Zafiyet filan değil bu. Kendilerini de inandırmışlar böyle olacağına. Başkan da inanmış. Vallahi merak ettim bu akıl hocasını? Kim arkadaşlar? Lütfen açıklansın bu arkadaşın ismi. Açıklansın ki Fenerbahçe’yi kimin rezil ettiği ortaya çıksın. Bir daha o kulüpten içeriye girmesin. Hatta stada bile gitmesin. Küçücük Daum koskoca Fenerbahçe’yi ne hale soktu! Adam odasında Koch ile birlikte kağıttan uçak yapıp uçuruyor. Resmen dalga geçiyor. Ve en önemlisi, haklı. Acı olan da bu. Bütün kozlar elinde, kapı gibi sözleşmesi cebinde. Nefes bile aldırmıyor. Ya paranı ya canını. O kağıt uçağı uçururken böyle diyor Daum: “Koyun masaya parayı ben gideyim kardeşim.” İstersen koyma. Bir avuç Euro için kaybedilenlere bakın. Prestij zaten gitti. Alacağın her hocanın fiyatı bu durumda 2’ye ya da 3’e katlanır. Ya da gelmez. Seyirci soğudu. Kombineleri bile iptal edenler var. Hepsini toplarsan kaptırmak istemediğin paranın çok üstünde bir maliyet çıkar ortaya. Oturun toplayın bakalım. Ama prestij paradan da öte. Yitip gidenleri milyon Euro’larla ölçemezsiniz. Ve ne uğruna. Artık Daum’u bugün ya da bu yazı baskıya girdiği dün gece de gönderseniz benim için önemi yok. Savunulacak ne kaldı ki Fenerbahçe adına.
Bırakın kapanmasın
Galatasaray camiası, tabii ki hepsi değil ve hatta bazı taraftarlar, “Stadın üstü kapanmıyor” diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Arkadaşlar ne gerek var. Bırakın kapanmasın. Sorun bakalım Schalke’ye, Ajax’a yılda kaç kere stadın üstünü kapatıyorlar. Üstelik kapatmak çimlere zarar veriyor. Bırakın varsın kapanmasın. Bir de çatı diye uğraşmayın. Kafaları karıştırmayın. En güzeli açık stat. Bırakın kapatmasınlar. Hatta TOKİ’ye söyleyin hiç uğraşmasınlar. Hemen hatırlatalım, TOKİ’nin şöyle bir planı var Seyrantepe için... Büyük depremde İzmit’te İsmet Paşa Stadı hastane olarak kullanılmıştı. İstanbul’da beklenen deprem için yapılan çalışmalarda da Seyrantepe’nin aynı şekilde hastane olarak kullanılması planlanıyormuş. Bizden söylemesi.
Birden olmaz
Beşiktaş’ın Quaresma transferine bir şey söyleyen taş olur. Hem genç hem kaliteli. Çürük değil, yaşlı değil. Tamam geçen sene çok iyi bir yıl değildi onun için. Ama burası bir başlangıç olabilir Quaresma için. Bekleyip göreceğiz. Ya Hagi olacak ya da Ortega. İnşallah Hagi olur. Ama ne olursa olsun Beşiktaş’a yeni bir vizyon kazandırdı bu transfer. Sayın Demirören de maça gitme biletini bu transferle aldı. Şimdi de Robinho ismi dolaşıyor. Quaresma geliyorsa o da gelebilir. Bu futbolcuya ve paraya kalmış. Robinho transferi için uğraştığını başkan yöneticilere söylemiş. Ama Serdar Adalı “Külliyen yalan” diye ortaya çıktı. Başkan söylüyor ama sayın Adalı “Yalan” diyor. Pek de şaşırmadık. Tabii ki her şeyin birdenbire düzelmesini bekleyemeyiz. Her şey yavaş yavaş.