Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Santos’un son anda gelen golü Türk futbolunu belki de büyük bir kaostan kurtardı. Çünkü Kadıköy’de öyle bir hakem izlendi ki, böylesini bir daha bulmamız olanaksız. Eğer o gol olmasaydı F.Bahçe’nin göstereceği tepkiyi herhalde tahmin edebiliyorsunuz! Başkan Aziz Yıldırım’ın son dakikalarda sahanın kenarına inmesi de öyle hayra alamet değildi. Tribünleri hiç hesaba katmıyorum bile. Ama gol öyle bir anda geldi ki her şey bir anda süt liman oldu.

        Tabii ki aşırı tepki göstermek futbolun asaletine uygun değil. Ama böyle bir hakem de futbola hakarettir. İlk yarıda Fenerbahçe’ye vermediği 3 penaltının yanında gözünün önünde tekme atan Lugano’ya ve ‘90 dakika güreş tutan’ Emre Güngör’e kırmızı kart çıkaramaması inanılır gibi değildi. Bir hakem kendini ancak bu kadar mahvedebilirdi. Ne diyelim. Allah Türk futbolunu, federasyonu, Merkez Hakem Komitesini ve tüm takımlarımızı Hüseyin Göçek tarzı hakemlerden korusun.

        Fenerbahçe böyle bir hakeme rastlamasa oyunu ilk 20 dakikada bitirebilirdi. 1. dakikada görmediği penaltı hem oyunun, hem de futbolcuların inanılmaz bir şekilde gerilmesine neden oldu. Ama şu var. Bazı takımlar sezon başından bu yana hakemlerden şikayet eder durur. 15 ya da 20 puanlarının hakemler tarafından yendiğini iddia ederler. Dün eğer maç berabere bitseydi Fenerbahçe’nin de kesin olarak hakkı yenecekti. Ama Fenerbahçe takımı öyle sabırlı bir takım ki her türlü hakem hatasına rağmen maçtan bir an olsun kopmuyor. Üst düzey futbol oynamıyor ama Türkiye Ligi için belki de fazla olan çok üst düzeyde mücadele ediyor. Anlayacağınız hakemi de yenmeyi başarabiliyor F.Bahçe takımı. Eğer iyi bir takımsan bunu başarabilirsin. O yüzden hep hakemden şikayet eden takımları kafama takmıyorum.

        Ben son 10 yıldır her şeyini bu kadar ortaya koyan bir Fenerbahçe hiç hatırlamıyorum. Genelde yavaş, dirençsiz ve sadece yıldızlarını bekleyen Fenerbahçe DNA’sına aykırı bir durum bu. Yani tamamen her şeye aykırı bir Fenerbahçe. O yüzden ligin devre arasında Antalya’da her ne yaşandıysa oradaki olay bir tez olarak ortaya koyulmalı. Bu kolay elde edebilecek görüntü değil. Ligin ikinci yarısından itibaren sadece bir beraberlik alıp diğer tüm maçları kazanmak bugün Türkiye’de hiçbir takımın yapabileceği bir iş değil.

        Beni asıl şaşırtan Gaziantepspor oldu. Elinde bu kadar çok yetenek varken bu kadar mahkum futbol oynamanın açıklaması yok. Tolunay Kafkas hocanın futbol vizyonu böyle oynamaya kesinlikle aykırı. Sanıyorum Bursaspor’un aldığı beraberlik kötü bir örnek oldu Gaziantepspor için. Bursaspor’un ‘Çanakkale geçilmez’ futbolu artık çok demode kalmış bir sistem. Ayda yılda bir tutar. Hele bir de Kadıköy’de inanılmaz bir seyirci önünde Fenerbahçe gibi iyi bir takımla oynuyorsan bu sistemle puan alma şansın sıfırın biraz üstünde kalır. Yani mucizeye.

        Fenerbahçe dünkü ve ligin ikinci yarısındaki mücadele gücüyle her türlü övgüyü hakediyor. İnat ve sabır galibiyeti getirdi. Genelde şanssız bir gündü onlar için. Sadece bir an şansı vardı o da 90+4’e geldi. Eğer Stoch’un direkten dönen topu herhangi bir Türk oyuncuya gelseydi inanın o golü atması çok zordu. Öyle bir anda, öyle bir dakikada sert gelen topu ancak bir Brezilyalı ayak bu kadar rahat gole çevirebilirdi. İşte o top Santos’a geldi. Eğer Fenerbahçe şampiyon olursa bu golün ve bu büyük mücadelenin çok büyük rolü olacaktır.

        Diğer Yazılar