Paranoyak nasıl olunur?
ARTIK hepimizde paranoya bir durum mevcut. Dün Trabzon'dan gelen bir tepki vardı. Başbakan'ın Sarı-Lacivertli kalemi Aziz Yıldırım'a Egemen Bağış ile göndermesine tepki göstermişler. Bir kalem. Başbakan incelik yapmış göndermiş. Hani öyle Mont Blanc filan da değil. Ama sorun oldu. Ve takıntılar ligin ikinci yarısından bu yana devam ediyor. Eğer şampiyon olamazlarsa neler olacağını varın siz tahmin edin. Diyeceğim şu Trabzon sayesinde biz de takıntılı olduk. Trabzon'un maçının olduğu gün Fenerbahçe bayan basketbol takımı da lig şampiyonu oldu. Biz maç günleri Trabzon'a ayrı bir dört sayfa maç gazetesi yapıyoruz. Tabii bir de yanında 8 sayfalık diğer haberlerin yer aldığı normal spor ekimiz var. Onun manşeti ayrı oluyor. Günün en önemli olayı olduğu için Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu anlatan haberi kapak yaptık. Sonra düşündük. Maç ekinde Trabzon-Bursa maçı, normal spor ekinde Fenerbahçe Şampiyon haberi. Şimdi bu gazete Trabzon'a gittiğinde nasıl karşılanırdı sizce. Ben söyleyeyim normal karşılayan mutlaka çok olurdu. Ama mutlaka "Bunda kasıt var? Ne demek istiyorsunuz? Bir işaret mi vermek istiyorsunuz? Bir daha bu gazeteyi almam" yorumları mutlaka olacaktı. Sonra değiştirdik. Küçülttük. Korkumuzdan değil. Ama kimsenin kırılmasını istemedik o kadar. Belki de bunların hiçbirisi olmazdı. Ama bizi de paranoyak yaptılar. İşte bir örnek daha. Yine aynı gün. Galatasaray sayfasının hemen altında Bank Asya'da Samsun maçı var. Bir okuyucu arıyor. Aynen şöyle diyor "Siz Galatasaray ile Bank Asya maçını aynı sayfaya nasıl koyarsınız? Ne demek istiyorsunuz? Galatasaray ile dalga mı geçmek istiyorsunuz? Küme düşeceğimizi mi ima ediyorsunuz" Bu arkadaşa nasıl cevap verelim siz söyleyin.
Yazıcılaşmak ve borçlanmak
Son yıllarda görülmemiş bir mücadele var. Keyifle ve heyecanla izliyoruz. Ama arada yaşanan bazı olaylar rahatsızlık yaratmıyor değil. Bu sözlere kayıtsız kalınması da ayrı bir olay. Örneğin Bursaspor Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı'nın açıklaması. "Trabzonspor'a borcumuzu ödedik". Takımının Kadıköy'den puan almasından sonra yaptığı bir açıklama. Olacak ış değil. O zaman herkesin herkese bir borcu olacaktır. Ya arkadaş ben bundan sonra senin neyine güveneyim? Herkes herkese borç öderse bu ligin hali ne olur? Başkası için oynamak ne demek? O zaman sen aslını inkar ediyorsun. Takımının emeği ne olacak?
Böyle bir mantık var mı? Geçen sene de sana mı borçlar ödendi? Artık her maçtan sonra geçmişe bakıp borö var mı yok mu diye mi araştıracağız. Bir de çıkıp alenen söylüyor. Ertuğrul sağlam toparlamaya çalıştı ama toparlayamadı. Arkadaş sen böyle bir açıklama yapıyorsan ben de senin hakkında her şeyi düşünürüm. Böyle düşünüyorsan senin için her şey soru işaretidir sayın başkan Yazıcı.
Tankaya diye biri
Son Kale'yi izliyorum. Arda'nın forma olayında suçu Galatasaray TV Genel Müdürü Hasan Tankaya'nın üstüne açıkça atmaya çalıştılar. Üstelik orada onu doğru dürüst tanıyan da yok. Bir insan ancak geri zekalı olursa böyle bir kaseti diğer televizyonlara satmaya çalışır. Benim 20 yıldır tanıdığım Tankaya'da geri zekalı filan değil. Aksine işini iyi yapan bir adam. Şu anda Fenerbahçe Televizyonu Genel Müdürü İhsan Topaloğlu ile birlikte Fenerbahçe TV'yi bu hale getiren ve kuran isim Hasan Tan kaya. Hem de Galatasaraylı. Ama işinde profesyonel. Ve Aziz Yıldırım'da o zaman onun Galatasaraylı olduğunu biliyordu. Peki sizce bir insan işini iyi yapmazsa ve üstelik bir de Galatasaraylı olursa Aziz Yıldırım'ın olduğu yerde barınır mı? Tabii ki hayır. Ve orada Tankaya büyük saygı görerek çalıştı. O da işine saygı gösterdi. Neler gördü sesini çıkarmadı. Sonra da Galatasaray Televizyonu'na transfer oldu. Ama hayatının en şanssız dönemini geçirdi. Çünkü orada tarihin en kötü yönetimi vardı.
Düşünün bir yayıncısınız ama sizi hiç eğitim almadığınız ve bilmediğiniz her türlü alanda kullanıyorlar. Tankaya orada bazen futbolcuların başında yönetici olarak deplasmanlara gönderildi, futbolcu sorunları ile ilgilendi, kavgaları ayırmaya çalıştı, adamı futbol şubesi gibi çalıştırdılar. Şimdi Fenerbahçe Kulübü'nde İhsan Topaloğlu böyle işlere karışır mı? Tabii ki hayır. Normali de bu. Herkes işini yapacak. Ama Tankaya gıkını çıkarmadı. Gördüklerini ve
yaşadıklarını hep yuttu. Yine hiç işi olmamasına rağmen basın mensupları ile yüz göz edildi. Onlarla yüz göz edilirsen mutlaka bir yerde kötü adam olursun. Şimdi bu adamın oturup da Arda'nın gizli görüntülerini başka televizyonlara verdiğini düşünebilir misiniz? Ben düşünmem. O ahlaksızı başka yerde arayın. Belki de o ahlaksız Hasan'ın yanında çalışan bir ahlaksız. Ama ahlaksızlığı önlemek zordur. Öyleyse Hasan ne yapabilir o ahlaksıza. Ben Galatasaray yönetiminin bu ahlaksızı bulacağından eminim. Yeter ki istesinler.