Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HERHALDE Karabük'ün çektiğini kimse çekmedi bugüne kadar. Koca sezonda başlarına gelmedik şu 1 haftada geldi. Yedikleri baskının haddi hesabı yok. Habertürk, Fenerbahçe maçı öncesi başkanın futbolcularla yaptığı toplantıyı yazdı. Trabzon tarafından tepkiler arka arkaya geldi. Hatta bu haberin bizim tarafımızdan uydurulduğunu söylediler. Hem de olayı araştırmadan hiç kimseyle konuşmadan. Sonra Karabükspor başkanı çıktı

        Telegol'de konuştu. "Evet böyle bir toplantı yaptım. Yapmam gerekiyordu" dedi. Yani Habertürk'ün haberinin son satırına kadar doğru olduğunu anlattı. Tabii ki bu sefer çıt yok. Biz haberin olduğu her yerdeyiz. Kimseden de çekincemiz yok. Trabzonspor'un tepki gösterdiği ve kimsenin kullanmaya yanaşmadığı Eskişehir'de ki Ali Kıratlı haberini de yazarız, Karabükspor Başkanı'nın teşvik toplantısını da yazarız. Bu böyle biline.

        Yine Mehmet Karlı

        Hatırlarsanız bu satırlarda Galatasaray Mali Kongresi'nde üye Mehmet Karlı'nın garip ve Galatasaray'a yakıştırmadığımız konuşmasını yazmıştık. Ondan sonra telefonlarım susmadı. Gerçekten de çok seveni varmış sayın Mehmet Karlı'nın. Koruyan koruyana. Hatta bir Galatasaraylı ağabeyimiz televizyondan ismimi vermeden ince ince bana göndermeler yaptı Mehmet Karlı için. Şaşkınlıkla dinledim. Ben söylediklerimin her zaman arkasındayım. Diyorlar ki o sırada başkan orada yokmuş sigara molasına çıkmış. Farz edelim ki yok. Orada olmayan başkanın arkasından konuşmak daha kötü. Bu kaş yapayım derken göz çıkarmaktır. Mehmet Karlı o gün her şeyi yıkıp geçti. Darmadağın etti. Ve işin tuhafı bundan gurur duyuyorlar. Ne diyeyim gurur duymaya devam edin. Herhalde Cem Sultan'ın 10 yaş büyük ağabeyi Servet Çetin'e saldırması, Twitter'dan neredeyse küfür etmesinden sonra onu da omuzlara alırsınız. Alırsanız da şaşırmam. Karlı'nın arkasından bu olayların yaşanması artık çok yadırganmamalı. Çünkü yeni bir düzene yelken açtınız. O düzen hayırlı olsun, işte bu yüzden biz Mehmet Karlı'yı hiç unutmayacağız. Başlangıç olduğu için.

        Geleceği kurtarmak

        Bursa'daki olayların ardından yaşananlar insanı hayrete düşürüyor. Böyle bir çatışmadan sonra herkesin bir araya gelip bu işin içinden nasıl çıkılır onun yolunu araması gerekirken sanki hiç yaşanmamış gibi davranmak ve işin içinden sıyrılmaya çalışmak futbol adına korkunç bir olay. Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı olay sonrası "Biz bu olayları bir daha yaşamak istemiyoruz. Neyse cezamız razıyız" dese acaba küçülür müydü, yücelir miydi. Bence yücelirdi. Ama onlar ne yapıyor o olayları çıkaranları neredeyse yok sayıp "Bursa'ya mal edilemez" cümlesini kuruyorlar. Peki kime mal edilecek? Eğer senin Bursa'da bu taraftarlarla yediğin içtiğin ayrı gitmezse, her gün tesislerinde baklava börek ağırlarsan, her türlü tavizi verirsen, böyle bir olayda bile sahip çıkmaya çalışırsan, onlara her türlü söz söyleme hakkını verirsen, cesaretlendirirsen tabii ki sana mal edilecek. Ama onlara karşı dimdik dursaydın, mücadele etseydin o zaman bu sözü söyleme hakkın olurdu. O zaman biz de senin yanında olurduk. Gaziantep'de bir tek kişi hakemin kafasını yardı diye 3 puanı alırken hiç sesin çıkmazken neredeyse Bursa'yı yakmışlar, sadece valiliği korumak için 700 polisin görev yaptığı bir dehşetten sonra "Maç oynansın. 3 puanımız gitmesin" diye ortaya çıkmak trajikomik olmuyor mu? Hemen hatırlatayım. Olaylar stadın hemen dışında oldu. Hem Türkiye Futbol Federasyonu ve hem de asıl olan UEFA yönetmeliklerine göre Bursaspor hiç bir şekilde bu işten soyutlanamaz. Yine bu kurallara göre bütün şehir stat içi davranışı görür. Ayrıca tüm sorumluk da ev sahibi takımındır. Eğer bu olaylar bu sene Şampiyonlar Ligi maçları öncesi şehirde yaşansaydı ne olurdu? Ben söyleyeyim. Sadece Bursa değil Türkiye yanardı. Bursa geçen sene büyük sempati yakalamıştı. Ama şimdi şiddetle anılacak. Bu bile bir kulüp için yıkım. Şimdi hangi ana baba elinde pala ile polise saldıran bir kişinin bulunduğu stada gencecik çocuklarını maça gönderir. Bursaspor eline fırsat geçmişken 3 puanı veya günü kurtarmayı değil, asıl olan geleceğini kurtarmak için çalışmalıydı.

        Diğer Yazılar