Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        1919 yılında dünyayı yerinden sarsan bir şike olayı yaşanmıştı ABD'de. Filmlere konu olmuş ve hatta hakkında kitaplar yazılmıştı. White Sox skandalı. 1919 Dünya Şampiyonası finalinde White Sox takımının 8 oyuncusu Cincinnati Reds'e hiç beklenmedik bir şekilde yenilince beyzbolda kıyamet kopmuş ve maçın şike olduğu daha sonra anlaşılmıştı. Dava aylar sürdü. Olay, o zamanların en ünlü oyuncusu Joe Jackson üzerine kilitlendi. Jackson o zamanlarda bugün Messi nasıl bir yıldızsa aynı durumdaydı. Milyonlarca hayranı vardı. Bir gün mahkemeden çıkarken bir çocuk yanına yaklaştı ve şöyle dedi. "Ne olur onlara bunun gerçek olmadığını söyle Joe, sadece böyle olmadığını söyle." Joe ise sadece baktı ve cevap veremedi, ruhundaki tüm yıkımla. O davadan geriye sadece bu küçük çocuğun söylediği söz kaldı. Davayı kimse hatırlamıyor ama o ismi bilinmeyen çocuğun tüm masumiyeti ve inanmışlığı ile söylediği bu söz hala hatırlanıyor. Ve bu söz milyonlarca Fenerbahçeli çocuğun sorabileceği bir soru olarak günümüze kadar geldi.

        Ben bu güzel oyuna sürülen lekenin tamamen temizlenmesini istiyorum. Ama beni asıl üzen ve etkileyen, yolda hala Fenerbahçe formasını giyen ve onun elinden tutan babasının düştüğü durum. Nasıl anlatacak, ne söyleyecek, nasıl açıklayabilecek? Futbolun bu kadar yozlaşmış bir hale geldiğini hangi kelimelerle toparlayabilecek? Muhtemel bir Bank Asya 1. Lig'i söyleyebilecek mi? Bir arkadaşım arıyor, diyor ki "Yok olmak istiyorum." Bir diğeri diyor ki "Halil, her şeyin bir yanlış anlama olduğunu söyle bana." O ruh haline nasıl yanıt verebilirim ki? Hayatı Fenerbahçe ile geçmiş, hayatı boyunca günlük yaşantısını sadece takımının durumuna göre şekillendiren 80 yaşındaki babam 3 gündür odasından çıkmıyor. Telefonlarıma cevap vermiyor. Söyleyeceklerimden korkuyor. Ne televizyon izliyor ne gazete okuyor.

        İster sevin ister sevmeyin. Spor yazarları genelde her ortama uyan ve prensipli insanlardır. Hayatları futbolun içindeki tüm öğelerle geçer. Taraftarlarla, hakemlerle ve futbolcularla. Onlarla bütünleşirsiniz. Gazeteciliğin hiçbir dalında olmadık bir şekilde onları fazla üzmek istemezsiniz. Hep dikkat edersiniz, onları mutlu etmek istersiniz. Duyarlı olursunuz. Ama onların içinde bulunduğu böylesine bir skandal ile karşılaştığınız zaman da bunu omuzlarınızda taşımak zorundasınızdır. Bu zor bir durumdur. Bir gün önce telefonla transfer veya bir başka haber için konuştuğunuz insanların içeride olmasını normal karşılamak, şaşırmamak nasıl mümkün olabilir ki?

        İnsanların içinin yandığını bile bile bu olayları yazmak ne kadar da zor durum tahmin edemezsiniz. Hele bir de sporun temizliğine inanan bir insansanız, aynı 80 yıl önceki o çocuğun duygularına kapılırsınız. Bizim bembeyaz olarak hayal kurduğumuz dünyanın böylesine kararmasına anlam veremezsiniz. Değer mi? sorusunu hep sorarsınız. Ama ortada bunu yanıtlayacak kimse yok. Sonunda insanları bu hale getirenlerin bu dünyadan ya da masumiyet bahçesi olması gereken yeşil alandan mutlaka silinmeleri gerektiği konusuna hırslanarak kilitleniyorum. Bence sizin de bu konuda bunu düşünmekten başka çareniz yok. Artık hepimizin tek isteği bu olmalı. Bu işi geyiğe dökenlerin ve alay edenlerin giderek azaldığının da farkındayım. Olayın ağırlığının herkesin üstüne ciddi bir şekilde çöktüğünün de farkındayım. Hiç hakkımız olmadığı halde hepimizin acımasız bir şekilde yara aldığını görememek zaten büyük bir körlük olurdu.

        Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin. Özellikle Fenerbahçe'de... Mahkeme sonuçları ne olursa olsun bir devir bitti. Declan Hill'in 'How to fix a Football Match' (Maç nasıl ayarlanır) isimli kitabında şöyle bir önsöz vardır. "Takımım 8-0 kaybetse dahi ondan asla vazgeçmememi öğreten anneme teşekkür ederim." Bence en iyisi çocuklarınıza ve o yaşlarda forma aşkı ile yanan, pırıl pırıl parlayan gözlere ve aydınlık dimağlara doğruyu anlatmaya çalışın. Anlatın ki futbol dünyamızı kirletenleri öğrensinler. En önemlisi takım tutma ruhu ile bu olayları ayırmayı öğrensinler. Futbolun beyaz dünyasını hiçbir şeyin kirletemeyeceğini bilsinler.

        Ve son söz olarak hepiniz her şeye hazırlıklı olun. Yaşanacaklarla yaşamaya hazırlanın. Ama yepyeni bembeyaz bir sayfa açma şansı olacağını da asla unutmayın. Bu olayları ortaya çıkaranlara kızmayın. Aksine onları baştacı yapın. Sizleri ve bizleri onlarla birlikte yaşamaya devam etmekten kurtardıkları için.

        Diğer Yazılar