Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        FİFA'nın UEFA ile yaptığı konuşma bugün haber halinde Habertürk Gazetesi'nde yer alıyor. Şunu söyleyeyim bu operasyon her şeyi ile FİFA'nın takibi altında. Bu yüzden UEFA ile yakın temasa geçtiler. Türkiye öyle kolay atılacak lokma değil. Türkiye demek nereden bakarsanız bakın 10 ülke demek. Bu ülkeler bizim tek sözümüzle hareket ederler. Bosna var, Azerbaycan var, Kazakistan var, Makedonya var. Tabii bir de işin içinde Almanya var. Onlar zaten hem FIFA hem de UEFA'ya bayrak açmışlar. Bu gelişmeler onların işine geliyor. Türkiye desteği demek onlar için çok şey demek. Ve kesinlikle Platini'yi devirmek istiyorlar. Ardından da Blatter'i. FIFA bunun farkında. O yüzden Türkiye'nin kaybedilmesini istemiyor. UEFA'nın da temkinli olmasını istiyor. Sion davasını örnek göstererek "Orası isviçre değil. Her şey bu kadar kolay gitmeyebilir" diyorlar. Türkiye'deki futbol bakışını anlatmaya çalışıyorlar. UEFA'da bu mesajı almış gibi duruyor. Neden durup dururken Platini, Mehmet Ali Aydınlar'a 2020 sözü veriyor. Tabi ki ortada FİFA'yı ve UEFA'yı rahatsız eden durumlar var. Örneğin Cornu olayı. Cornu sadece UEFA'da çalışmıyor. Bir hukuk şirketinde de çalışıyor. Bu hukuk şirketine kimin hissedar olduğu ve kimlerin çalıştığı çok önemli. Acaba Cornu'nun pasifize edilmesindeki neden bu olabilir mi? UEFA ve FIFA kendilerine gelen binlerce mailin hangi adresten çıkıp çıkmadığını da araştırmış. Ve bunların büyük bir bölümü aynı İP adresinden atılmış. Bunlar da araştırılmış ve bulunmuş. Bunların hepsi ortaya çıkacak. Şu anda davanın devam etmesi nedeniyle gizliyorlar.

        Ancak dava bittikten sonra bunu öğrenme şansımız var. Ama inanın o zaman ortalık daha da karışacak. UEFA şu anda TFF ile uyum içinde çalışıyor. Ama şu var. Her şeye kafa sallamayacaklar. Körü körüne affı tabii ki kabul etmeyecekler. Ama sakin ve temkinli olacaklar. Ve kesinlikle inatlaşma olmayacak. Şunu da söyleyelim FİFA ve UEFA ya giden mailler artık doğrudan çöpe gidiyor.

        ***

        Herkes hakim olmuş

        BAKIYORUM herkes savcı, herkes hakim. Herkes bir bilen ve adalet dağıtıcı. Davayı bitirmişler ve faturayı çoktan kesmişler. Fenerbahçe'nin 30 puanı siliniyor. Ya da 25 puanı. Neye göre belli değil. Mehmet Demirkol söyledi. Bunun gramajı mı var? Belirleyecek olanların hiç sesi çıkmıyor. Neden çünkü çalışıyorlar. Mahkeme de çalışıyor. 14 Şubat'ta ilk celse var. Yani şu. Olay halen iddia halinde. Tek celse bile yapılmamış. Mahkeme başlamamış. Tek bir tanık dinlenmemiş. Tek bir savunma alınmamış. Ama yok hemen 30 puan silinecek. Yahu belki 5 puan silinecek. Ya da 10 puan. Bunun garantisi var mı? Yok ama bir 30 puan tutturulmuş gidiyor. Hatta UEFA bile bunu biliyormuş. Ve hatta TFF, UEFA ile pazarlık yapmış. Yahu UEFA pazarlık yapar mı? Ya da şunu söyleyeyim. Disiplin kurulunun suçlu bulacağı kesin mi? Hayır o da değil. Diyelim ki daha hiçbir savunma yapılmadan ya da ince eleyip sık dokumadan TFF karar verdi. Fenerbahçe'yi düşürdü veya 30 puanını sildi. Birçok kişinin rahatlayacağı kesin. Mahkemede 2 yıl sonra Fenerbahçe'yi suçsuz buldu. Olmaz mı? Elbette olabilir. Peki o zaman ne olacak? Bunun bedelini kim ödeyecek? İnanın öyle bir durumda herkes kenara çekilecek ve TFF ne hali varsa görsün diyecek. Hele Avrupa kupalarına gidemezse bedel isteyen Galatasaray hiç oralı olmayacak. Çünkü herkes kendi çıkarını düşünüyor ve kendi hukukunun işlemesini istiyor. Bu durumda olan TFF'ye olur. Eğer her şeyi düşünüyorsanız bu olasılığı da düşünmek gerekir. Herkes TFF'yi eleştiriyor. Tamam belki çok hata yaptılar ama bu konuda haklılar. En azından dolmuşa gelmiyorlar. As demekle asılmaz, kes demekle kesilmez. Her şeyin raconu ve hukuku neyse odur. °na göre yapılır. Bir kulübün 100 yıllık mazisi tehlikede. Her şey bu kadar basit olmamalı. Suçluysa elbette cezalarını çekecekler. Bunu kimse sümen altı edemez. Ama hakkıyla, hukukuyla. Ve son karar verildiği zaman hiç kimsenin ağzını açacak durumu olmamalı.

        ***

        İyi düşünmek lazım

        Söz 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan açılmışken devam edelim. Şimdi Türkiye 2020 Olimpiyatları'na resmen aday. Zaten Sayın Başbakan da bunu açıkladı. Ancak şu var. 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası için şu anda en büyük favoriyiz. UEFA bu konuda tamamen yanımızda. Zaten Avrupa'daki kriz nedeniyle çok ciddi bir talip de yok. Yani aday olursak büyük bir terslik çıkmazsa yüzde 85 bu şampiyonayı alırız. İkisine birden elbette aday olabiliriz. Bunun örnekleri var. Ama ikisine birden odaklanmak yerine birine odaklanmamız daha yerinde olur gibi geliyor. Buradan geri dönüşü olabilir mi? Onu bilmiyorum. Eğer Türkiye olimpiyat yerine futbola aday olursa kazanma şansı çok yüksek. Ve aldığımız taktirde büyük bir tecrübe kazanacağız. O zaman 2024'e rahatlıkla aday olabiliriz. 2020'ye kadar zaten onlarca yepyeni stadımız olacak. Altyapımız daha da güçlenecek. Futbol seyircisi zaten malum. Bir de şu yönü var. 2024 Olimpiyatları tam Cumhuriyetimizin 100. yılının hemen ardında. Çok da farklı bir anlamı olacak.

        Diğer Yazılar