Acı bir ders
FATİH hoca takımda yaptığı değişikliklerde haklı olabilir. Çünkü daha 3 gün önce bu sezon oynadığı en yüksek tempolu maçtan çıkan takımının fiziki yorgunluğu son derece normal. Bir sezonu tek 11 'le bitirmek mümkün değil. Ama yedekte bekleyenler haz.r olmayınca, yetersiz kalınca, iyi çalışmayınca ortaya bu durum çıkıyor. O zaman rotasyon aynı dün olduğu gibi başa bela oluyor. Otomatikman hocaya da "Neden?" soruları soruluyor
Bu takımın öyle damarları var ki o damarlardan birisini alıp çıkarırsan her şey sekteye uğruyor. Melo ve Elmander. 90 dakikaya bakın önünde Melo olmayan savunma bu sezonun gol pozisyonu yeme rekorunu kırdı. Şöyle söyleyeyim maçın ikinci yarısında Sivas, Telekom'dan tarihi bir skorla ayrılabilirdi. Ve Elmander. O olmadan Galatasaray hücum hattı üretkensizliğin dibine vuruyor. Baros dün maç eksikliğini çok çekti. Ve galiba artık fişi çekmek üzere Necati ve Sercan, Elmander'in ve hatta Melo'nun yokluğunda ikisi bir sezonda toplam 10 gol atamaz. Melo diyorum çünkü Selçuk'un her şeyi ona bağlı. Fenerbahçe maçının en başarılı oyuncusu Selçuk dün yine sahanın en iyisiydi. Ama Melo olmayınca çocuk nerelere koşacağını şaşırdı. Savunmaya gitti, kanada gitti, orta alanda mücadele etti. Böyle olunca da asist noktalarında kendini gösteremedi. Daha doğrusu enerjisi ve oksijeni o noktalarda tükendi. Dolayısıyla dün şöyle bir baktığınızda Galatasaray'ın akılda kalan net pozisyonu hiç yok gibi. Tabii ki bunlarında hesaplanması gerekirdi. Hiç Muslera demiyorum çünkü dün Ufuk, Selçuk ile birlikte takımının en iyisiydi. Eğer Galatasaray fark yemediyse bunu Ufuk'a borçlu. Ve üstelik önündeki Ujfalusi ve Semih bu sezonun en kötü futbolunu oynarken bu performansı gerçekleştirdi Ufuk.
Dün Sivas karşısında bu sezonun belki de en kötü futbolunu oynayan Galatasaray'ın bu haliyle bu maçta kupadan elenmesi son derece doğal. Çünkü futbol affetmiyor Ve tabii ki bu haldeki bir Riera'nın, sonradan oyuna giren Sercan'ın oynamasını da kaldırmıyor futbol.
Sivasspor'da öncelikle Rıza Çalımbay'ı tebrik etmek lazım. Ligin en güçlü takımı önünde neredeyse maçın her saatini ayrı bir şekilde dilimlemiş. Ve maçı da istediği gibi götürdü. Rakibinin kimyasının ve fiziğinin bozuk olduğunu oyun içinde çok çabuk anladı. Rıza hoca son yıllarda gösterdiği inanılmaz aşamayı bir kez daha herkesin gözüne soktu. Stoper kaleci Atilla ile Murat savunmada takımının en iyisiydi. Ayrıca oyunun büyük bölümünde Cerny'nin müthiş mücadelesi, Erman'ın akıllı futbolu Sivasspor'un albenileriydi. Kadir Bekmezci'den ise sahada sanki 3 tane oynuyordu. Nereye baksak orada Kadir vardı.
Galatasaray'ın elenmesi ligin favorisi olması gerçeğini değiştirmez. Belki sezonu çifte kupayla kazanma isteği son buldu Kimbilir belki de hoca çifte kupayı düşünüp futbolcularını biraz daha zorlayabilirdi Aynca Galatasaray'ın kemik kadrosu 3 günde 1 maç yapamayacak kadar yoruluyor mu sorusu da akıllara gelebilir. Tercih tabii ki hocanın. Ama en azından bu maç sanki havalanan ayakların yeniden yere basmak zorunda olduğunu acı bir ders olarak verdi. Belki de her şerde bir hayır vardır. Muhtemelen hocanın kadife kaplı eldiveni yine ortaya çıkacaktır.
Hakem yazmaktan hep kaçınırım. Ama Abitoğlu için bir şeyler yazmam gerekiyor. Bir maçta kader hataları bir olur anlarım ama bu sayı bir maçta 3'e 5'e çıkınca o zaman hakemin kesinlikle tartışılması gerekir. Hem sadece kendisi değil yan hakemleri ile birlikte topyekün kötü bir durum var ortada.