Bezdirme futbolu
BU maçın neresinden tutarsanız tutun Trabzonspor için hiç bir şey bulamazsınız. Ve aksine Fenerbahçe için her şeyi görebilirsiniz.
34 hafta geçti ama bu sezon bir kez bile bu kadar iyi bir Fenerbahçe izleme şansımız kesinlikle olmadı. Ne yediler, ne içtiler, ne konuştular, ne yaptılar bilmiyorum ama bir 90 dakika hiç düşmeden bu kadar kontrollü ve etkili bir Fenerbahçe'yi herhalde hiç kimse izlememiştir.
Hele birde 120 dakika geçen Kayseri maçı sonrasında böyle bir Fenerbahçe'nin olabileceğini düşünmek biraz hayalperestlik olurdu. Ancak hesaba katılmayan tek şey Fenerbahçe takımının bu ligde en üstün tecrübeye sahip olmasıydı. Ve bu tecrübeye bir de zaten yetenekli olan futbolcuların kalitelerini en üst düzeye çıkarması Trabzonspor'un şansını sıfıra indirdi. Öyle bir Trabzonspor düşünün ki gol umudunu sadece rakibin yapacağı hatalara bağlamış. İlginçtir tek yakaladıkları gol anı da böyle oldu. Emre kaptırdı ancak o anda da Volkan çıktı sahneye.
Ben son yıllarda Fenerbahçe önünde bu kadar ezilen bir Trabzonspor görmedim. Üstelik karşısında her yönü ile yani fizik ve kimya ile yıpranmış bir Fenerbahçe olmasına rağmen şaşkınlık yaratacak bir isteksizlik içinde oynadı. Ama tabii ki buna zorlayan tarafta Fenerbahçe'ydi. Yüksek pas yüzdesi ile rakibe "bezdirme futbolu" uygulayan Fenerbahçe oyunun her anında rakibe 90 dakika 3 kişiyle pres yaptı. Hep topun önünde kaldılar. Forvet oyuncuları dahil hep bunu yapmaya çalıştılar. Colman'ı Alanzinho'yu bu baskıyla durdurdular ve Burak'ı bu yolla etkisiz hale getirdiler. Özellikle Baroni müthiş bir performans sergilerken maçın öne çıkan en önemli yıldızıydı. İlk goldeki ustalığı ve ikinci goldeki 'Alexvari asisti' maçı kopardı. Sadece sonuca gitme aşamasında değil savunma anlayışı ile de Baroni neredeyse mükemmeli yakaladı dün gece.
Tabii burada sadece Baroni'yi alıp öne çıkarmak diğer takım arkadaşlarına büyük haksızlık olur. Gökhan, Mehmet, Caner, Ziegler, Emre ve Alex oyunun hiçbir bölümünde hiçbir gaflet anına düşmedi. Konsantrasyonlarını en üst düzeyde tuttular. Savunma da Yobo ve Bekir zaman zaman hata yapmasına rağmen genelde etkili ve dikkatli oynadı. İkinci gol öncesi Bekir'in Colman'a yaptığı müthiş baskı bu oyuncunun 2 hafta önce Trabzon'da yaptığı büyük hatayı silip attı.
Dün hiçbir şekilde tartışma yaratmayacak bir şekilde maçı kazanan Fenerbahçe'nin tecrübesini Süper Final'de ortaya koymasına çok da fazla şaşırmamak lazım. Fenerbahçe potansiyeli olan bir takım. Ve üstelik futbolcular ilk maçta nasıl üst düzey oynadıysa, birçok kez eleştirdiğimiz Aykut Kocaman da bir büyük takım teknik direktörü gibi takımını yönetti. Sezon içinde bu potansiyelini hiç ortaya koyamayan Fenerbahçe'nin dünkü tarzını tüm Süper Final'de gösterme ihtimali her rakip için korkutucu olabilir. Ve bu takımın gerçekten de bu sene asla teslim olmayan yapısından dolayı kutlamak lazım.
Ve tabii bir de Bülent Yıldırım'ın müthiş bir Süper Final performansını tebrik etmek lazım. Bu maç bu kadar göze hoş geldiyse başrol hiç şüphesiz Bülent Yıldırım'ın olmalı.
Emre olayına gelince. Emre, Zokora ona ana avrat küfür ediyorsa vereceği ırkçı bir yanıtın dönüp kendisini vuracağını bilecek kadar tecrübeli bir oyuncu. Her şekilde yapmaması, söylememesi gereken bir sözdü.