Yeniden doğuş mücadelesi
Abdullah Avcı’nın tabi ki yanlışları olacak. Zaman zaman hatalı tercihlerde yapacak. Hatta taktiksel anlamda da beğenmediğimiz hamlelerde bulunacak. Bunlara hiç aldırmayalım. En önemlisi Avcı’nın bu takıma verdiği heyecan ve oyuncularına yeniden yüklediği milli formaya sahip çıkma azmidir. Beni en ilgilendiren bölümü bu. Bunu yakaladığın zaman zaten her şey kendiliğinden düzelecektir.
Belki özel bir maç ama uzun zamandır ilk kez bu kadar keyif aldığım bir milli maç oldu. Berabere de kalabilirdik ve hatta yenilebilirdik te ama milli takımın sahaya yansıttığı heyecan ve birliktelik bugün bize zaten yetecekti.
Ve bu maç bize gösterdi ki bu takımın ilerleyen dönemde asla ve asla vazgeçilmeyecek 6 ismi var. Öncelikle kaleci Volkan. Eğer sakat değilse her zaman banko o oynar. Diğeri Burak Yılmaz ile Hamit Altıntop ve sonlarda girmesine rağmen Selçuk İnan. Tabi ki Arda ile Emre. Arda ile Emre’yi sona yazdım. Bunun nedeni dünkü maçta çok fazla varlık göstermemeleri. Ama Dünya Kupası elemelerinde onların tecrübesine çok ihtiyacımız olacak. Ve tabi ki dünkü gibi hep kötü olmayacaklar.
Elbette Portekiz’i kendi evinde yenmemize rağmen hatalarımız yok değil. Örneğin savunma çıkışlarımız kontrolsüz. İkinci topları hep rakibe kaptırdık. Çok ender ve sadece rakibin hatası ile çıkabildik. Ancak buna rağmen oyuncularımızın disiplinli futbolu bu hataları kapamasını bildi. Ayrıca Bekir’i çok beğendim. Bu yıl onun yılı oldu. Milli takımda da devam ediyor. Belli ki iyi çalışıyor ve kendine bakıyor. Sercan sadece ilk golde ki asistin dışında olmamasına rağmen bu takımda ilk on biri hep zorlayacak. Ve ilerleyen zamanda bu takımın yıldızı olmaya aday.
Avcı zaten en önemli sorunu çözmüş ya da çözmek üzere. En ufak darbede dağılan milli takımımızın hüviyeti tamamen ortadan kalkmış ve yerine tamamen birinci dakikadan sonuna kadar kulübe talimatına uyan bir disiplin futbolu ortaya çıkmış. Bu bir takım olmanın en önemli faktörlerinden birisi. Ayrıca fizik güç olarak yükselen bir takım görüntüsündeyiz. Daha atletik oynuyoruz. Bunun nedeni ise milli takımımızda bulunan özellikle Sercan ve Ömer gibi yeni gençlerin sağladığı bir katkı. Aslında fizik gücü bizim alışmadığımız bir görüntü. Ama günümüz futbolunda bu gerekiyor.
Umut Bulut bu maçta hepimizi yanıltan ve sadece Avcı’yı haklı çıkartan bir kadro seçimiydi. Ancak Umut’un Fransa’da kendini geliştirdiği bir gerçek. Belki attığı ikinci gol çok güzel bir gol. Ama ilk gol ondan çok daha önemli bir goldü. Çünkü orada topa doğru yaptığı hamle çok önemliydi. O koşuyu yapmasaydı, topu bekleseydi o golü atamazdı. Coentrao gibi hızlı bir oyuncunun önüne geçip bu golü atmak kolay bir iş değildi. Eğer Umut, Burak ile bu ritmi hep yakalayacaksa milli takımın değişilmezi olacaktır.
Milli takımımız kolay bir rakiple oynamadı. Belki de Hollanda maçına kadar oynayabileceği en zor takımla oynadı. C.Ronaldo gibi bir futbol yeteneğinin yönetimindeki Portekiz belki de Avrupa Şampiyonası öncesi bu maçı ayarladığı için kendi federasyonuna teşekkür edecek. Bütün hatalarını ve yetersizliklerini çok iyi gördüler. Bence bu maçı daha zayıf bir takımla oynasalardı Portekiz ilk turda elenip gidebilirdi. Artık ben Portekiz’in Polonya- Ukrayna’da bundan çok daha farklı bir görüntü çizeceğini düşünüyorum.
Ama şu var. Koca Portekiz’in forvette sadece Almedia’ya kalması gerçekten çok sıkıntılı bir durum.
Milli takımız yeni bir kimlik için belli ki büyük bir mücadele içine girmiş. Bir turnuva daha kaçırmaya niyetleri yok gözüküyor. Bize düşen de onlara yardım etmek. Katkıda bulunmak. Kulüp renklerini unutup her daim alkışlamak. Her futbolcuya destek olmak. Gerçek bir milli takım seyircisi olabilmek. Çok merak ediyorum acaba bunu yapabilecek miyiz?