Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        AVRUPA Şampiyonası'nda bulunmuşken ve UEFA'ya bu kadar yakınken tabii ki Fenerbahçe olayının perde arkasına biraz daha girmek gerekiyor.

        İki gün önce HABERTÜRK'te çıkan UEFA olayının perde arkasından sonra e-mailime gelen mesajlara baktığım zaman, burada olup bitenleri sanki benim görüşüm gibi algılayanlar var. Ben sadece UEFA'nın kulislerinde neler olup bittiğini yazıyorum. Eğer bu olayda illa birisine kızmanız gerekiyorsa bu ben değil UEFA'dır. İlla da karara itiraz edeceksen bunun merci yine UEFA'dır. Tepki göstereceksen yine bu kurum UEFA'dır, ben değil. Elbette bu tip olaylarda alışmadığımız görüntüler var. Türkiye'de ne olursa olsun bir Türk takımının Avrupa kupalarına katılma hakkı verilmesine bu kadar çok ağır tepki göstermek beni çok şaşırtıyor. Ama şu var; UEFA hiç bir zaman olaylara bizlerin ya da sizlerin baktığı gibi bakmıyor. Öyle bir ortam var ki sanki UEFA'nın kararını yazmak bile suç. Türkiye'deki rekabetin bu kadar rezil ve acımasız hale gelmesi belki de futbolumuz açısından en büyük tehlike olarak orada duruyor.

        İtiraz süresi bitti

        Fazla sağa sola sapmadan hemen yine konuya girelim. Cuma günü verilen kararın ardından, bu karara disiplin kurulu müfettişinin itiraz etme hakkı vardı. Bu itiraz süresi ise üç gündü. Bu süre bitmiş durumda. Hatta UEFA müfettişi bırakın itirazı, şu anda İtalya'daki bahis şikesi ile ilgili olarak ifade almaya gitti. Hem de disiplin ve tahkimin hukukçu genel sekreterleriyle. Yani bu şu demek oluyor... Fenerbahçe için alınan karar geçerliliğini sürdürüyor. İtiraz olmadığına göre Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde bu yıl oynayacak.

        Tabii şunu da mutlaka söylemek gerekiyor. Bu dosya kesinlikle kapanmadı. Dosya açık. Ama ne zaman kapacağı da belli değil. Bu bir yıl da olabilir daha da kısa olabilir. Ama hiç bir şekilde Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde oynamasını engellemeyecek. Tekrar söylüyorum bu benim görüşüm değil. Tamamen UEFA'dan yansıyanlar.

        Bu bölümü ilk yazıda da belirtmiştim. UEFA, Fenerbahçe'ye geçen yıl verilen bir yıllık cezayı yeterli görüyor. Dikkat edin Sigma olayında da bu kulübe puanı silinmesine rağmen bir yıllık ceza verildi. Bu bir yıllık ceza fiks hale gelmiş durumda. Ayrıca bu sadece maç oynamaması ile değerlendirilmiyor. Fenerbahçe'nin geçen yıl kaybının 45-50 milyon Eurolar'a ulaşması bu cezayı biraz katmerli hale getiriyor. Yani kısacası UEFA üç günlük itiraz süreci bittiğine göre de, kendi verdiği kararı kendisi bozmayacak. Bozarlarsa ortaya daha madara bir durum çıkacağını düşünüyorlar. Mahkemenin kararı etkili olsaydı, mutlaka bu kararı beklerlerdi. Çünkü bu kararı vermek için bir hafta daha beklemek onları etkilemezdi. UEFA'nın bu olayda Hollywood senaristlerinin bile aklına gelmeyecek senaryolarını üretmesine hiç gerek yok. Ceza olsaydı çakar cezayı, işi bitirirdi. Bu kadar basit.

        Cornu’ya ne oldu?

        İşin bir de başka yönlerini incelemek gerekiyor... Örneğin Cornu’nun neden müfettişlik görevinden alındığı. Bu olayın ısrarla Fenerbahçe ile ilgisi olduğunu düşünenler var. Ben de öyle düşünüyorum. Ama burada genel kanı Cornu’nun Sion sürecini iyi yönetemediği için bu görevinden alındığı yönünde. İlginç bir tesadüf diyelim. Eğer Cornu bu görevden alınmasaydı, Fenerbahçe’nin bu kararını Cornu verecekti ve o yazacaktı. Belki onların dediği doğrudur ama ben yine de Cornu’nun görevinden alınmasının bir şekilde Fenerbahçe olayı ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Çünkü disiplin ve tahkimin hukukçu genel sekreterleri her şeyin üstünde olabiliyor. Onların kararları sorgulanıyor ama değişmiyor. Tabii ki kurulların yazılandan haberi oluyor. Ama kalem onların elinde. O yüzden Cornu olsaydı bu karar farklı olabilir miydi? Bu soru hep açık kalacak. Şu andaki Cornu’nun yerine bu işi yapan görevli Fenerbahçe kararını yazdıktan sonra, müfettiş ile birlikte İtalya’da futbolcuları sorguluyor. Ayrıca olayın tahkimden dönmesi gibi bir olayda yok. Çünkü tahkimde böyle bir dosya yok. Bu arada hemen belirteyim İtalya’da UEFA sorguları yapılmasına rağmen burada herhangi bir takıma ceza verilmesi söz konusu olmayacak. Bunu şimdiden söyleyebilirim. Bunun Fenerbahçe olayı ile ilgili olup olmadığına da siz karar verin. Bir de şu var... Dosyanın açık olmasının UEFA açısından bir faydası da şu; Çünkü Yunanistan gibi bu işten yanan ülkelerin itiraz etme durumunu engelliyor.

        Bıçakçı ne diyor?

        Varşova'da tesadüfen UEFA Tahkim Kurulu üyesi Levent Bıçakcı ile karşılaştım. Son olarak da kendisinin sözlerine yer vermek istedim. Bıçakcı'nın UEFA üyeleri ile bütün şampiyona boyunca aynı otelde kaldığını belirtirsem, herhalde onun açıklamasını daha dikkatli okursunuz:

        "Fenerbahçe bu sene Şampiyonlar Ligi'ne katılacaktır. UEFA hiç bir şekilde bu kararını bozmaz. Ama dosya açık. Henüz kapanmadı. Ne zaman görüşür ya da ne yapar belli değil. Geçen yıl aldığı ceza zaten yeterli görülmüş. Kararı disiplin kurulu aldı. Bu karar da değişmez. Yeterli görülmese, devamı gelirdi. Bu işte sayın Şenes Erzik'in büyük rolü var.

        Fenerbahçe Kulübü kendisine ne kadar teşekkür etse azdır. Gerçekten kendisi çok uğraştı."

        Hemen iki not daha vereyim.

        Beşiktaş'ın CAS davası bir hafta içinde sonuçlanacak. Söylemek istemezdim ama Beşiktaş konusunda pek umut yok gibi. Muhtemelen itiraz geri çevrilecek.

        Diğeri ise bir hayli ilginç.

        Bu süreçte özellikle Fenerbahçe tarafından büyük tepki gören İlhan Helvacı, UEFA müfettişleri arasında bulunuyor. Ancak bu işi çok ciddiye almadığı ve toplantılara gelmediği için önümüzdeki bir zamanda bu görevinden alınacak.

        Diğer Yazılar