Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ORTADA öyle koskoca bir pasta yok. Hani; ye ye bitecek bir pasta değil. Küçük bir pasta. Ve bu pastanın hani neredeyse birer yarısı Fenerbahçe'nin ve Galatasaray'ın. Alemi cihan yıkılsa bu iki kulübün Türk futbol ekonomisinde alacakları pay bu yarıyı geçmez. Taşın suyu çıksa 'bir parmak' fazla olur hepsi bu.

        Eskiden Faruk Süren şöyle derdi: "Eğer GS Store'a bir fincan koyacaksak fincancıya mutlaka Fenerium'a da git deriz. O zaman daha çok satarız." Yani özü şu. Ancak birbirimize destek olursak pazardaki payı arttırabiliriz. İyice düşündüğün zaman da sayın Süren'in haklı olduğunu anlayabiliyorsunuz. Ya da şöyle bir ana fikir çıkarabilirsiniz. Biri olmadan diğeri yaşayamaz. Hatta yaşaması mümkün değil. Hatta batarlar. Ve bunu biliyorlar.

        Peki bu ağır kavga neden o zaman?

        Sadece bir parmak için mi?

        Birbirini bu kadar kırma neden?

        Bir parmak için mi?

        Bu kadar hakaret ne oluyor?

        Bir parmak için mi?

        Birbirinin kötülüğünü bu kadar istemek neden?

        Bir parmak pasta için mi?

        Farkında değiller ama bırakın parmağı birbirlerinin ellerini kırıyorlar.

        İkisinin de artık çok sıktığı bir gerçek. Hatta insanın içinden "Amma da uzattınız" demek geliyor. 'Dur' diyen yok, 'Yapma' diyen yok. Bir kan davası gibi gidiyor. Bu iki kulübün yetkililerini yakında Ankara'ya çağırırlarsa şaşırmayın. Çünkü "Yeter artık" deme zamanı geldi de geçiyor bile. Çünkü artık devlet bu duyarsızlığa göz yummaz. Bu ortamda TFF'de etkisiz kalır. Birbirlerine sallıyorlar ama arkalarında duran milyonlarca taraftarın nefret barometresi giderek artıyor. Kendileri korunaklı VİP salonlarında ağızlarında puroları ile maçlarını izlerken, gencecik çocuklar, kadını erkeği korunaksız alanlarda tehlike soluyacaklar. Bir hatırlatma yapayım. Allah korusun yarın bugün bir olay çıkarsa bunun altından kalkamazlar. Kalkamazlar çünkü yenilenen 6222 sayılı kanunda sadece şike bölümü değişti. Ama diğer ağır ceza bölümleri değişmedi. Aynı şekilde duruyor. Bütün söyledikleriniz de gazetelerde televizyonlarda görüntülü ve yazılı tespitli. Uyarmadı demeyin. Kimse kenara çekilemez. Çalılıkların arkasına saklanamaz. O yüzden frene basın.

        Tribüne oynayan ve bir iki fanatik mutlu olacak diye dağları bağları yakan bu yöneticilerimiz bu küçük camiada birbirinden kaçamaz. Birbirlerinin yüzlerine nasıl bakacaklar çok merak ediyorum.

        Suriye derken savaş İstanbul'da çıkacak kimsenin haberi yok. Ve biliyorum ki her iki camiada bu durumdan hiç hoşnut olmayan bir çok insan ve yönetici var. Ama onlar da ne hikmetse susmuş oturuyor. Hiç kimse bu ortamda ortaya çıkıp masum olmadığını söylemesin. Ve bu iki kulübün yöneticilerinin nasıl kanaat önderi olduğuna da hayret ediyorum. İnsanda bir gram aklı selim olur. Ama ne yazık ki yok. Medyada bu işin üstüne gidenlere ve körükleyenlere ise tek bir söz bile etmeye değmez.

        Diğer Yazılar