Melo'yu kazanmak çok önemli
GALATASARAY, İstanbul BŞB gibi oynayınca; Belediye, bildiğimiz Belediye gibi oynamayınca maçın sonu kaçınılmaz oldu. Eğer elinde Selçuk ve Hamit gibi iyi pas yapan iki oyuncu varsa ve hücumda da Burak ve Umut gibi boş alana koşu yapan atlet oyuncuların kadronda yer alıyorsa, keklik gibi tuzağa düşen her takımı kolaylıkla yener Galatasaray. Belediye, Galatasaray’ın elindeki bu kadronun özelliklerini belli ki hiç iyi analiz edememiş.
Hele bir de ilk yarıda Galatasaray kalesinde set oynamaya kalkışınca Galatasaray’ın işi çok daha kolay oldu. Şöyle söyleyeyim; Galatasaray hiç terlemedi, tempo yapmadı, enerjisini tüketmedi, taş atıp kolu hiç yorulmadı. Rahat bir şekilde yürüdü gitti. Hakem ve futbol şansı da yanındaydı. Ama disiplinli oynadı, gol anlarında çok dikkatliydi, heba etmedi. Yani futbolun en basitini oynadı Galatasaray. Riske girmeden, problem çözmeye çalışmadan.
Maçın ilk yarısında Fatih Terim’in anlamsız Hamit ısrarını bir türlü çözememiştim. Ama ikinci yarı Hamit’in bu sezon gerçekten Hamit gibi oynadığı belki de ilk dakikalardı. Ama aynı sözleri Yekta için kullanmam çok zor. Galatasaray’ın ne yapıp yapıp Melo’yu yeniden kazanması gerekiyor. Yekta ile bu maç bile zor oldu, Şampiyonlar Ligi hiç olmaz.
Ama bu tabii ki farklı skor ve rahat galibiyet dahi Galatasaray’ın arızalarını göz ardı edemez. Kanat bekleri Eboue ve Riera gibi iki tecrübeli oyuncu bu kadar kolay çalım yememeli. Dany gibi çabuk ve Cris gibi tecrübeli iki oyuncu savunmada bu kadar açık ve rakibine serbest koşu yolu, boş alan vermemeli. Yedikleri gol bir facia. Zaten Galatasaray’ın bu sezon yediği bütün goller bir defans faciası. Orta alanda iyi Melo olmayınca da oradaki sıkıntılar en kolay maçta bile göze batıyor. Zaten şu var: Bu defans anlayışıyla elbette ligde hep gidersin. Arada bir aksasan da hücumdaki yeteneklerinle durumu düzeltebilirsin.
Ama gördüğünüz gibi Şampiyonlar Ligi’nde bu yetmiyor. Hem de hiç yetmiyor. Futbol kalitesi ve tempo olarak çok düşük düzeylerde olan dünkü maçta Galatasaray hala geçen yılki grafiğine ulaşmış değil. Tabii ki bunun nedenleri var. Umut ve Burak’ın gelişi ile anlayışın değişmesi, Elmander’in bir var, bir yokluğu, orta alanda özellikle Melo’da ki düşüş, orta alandaki top kayıpları, Ujfaluji ve Semih ikilisinin müthiş uyumunun olmayışı bunlar hep bir neden olarak Galatasaray’ın karşısına çıkıyor. Bunu düzeltmek tabii ki Fatih Terim’in elinde. Eğer hoca bu futbola yeter diyorsa, Avrupa’yı pek fazla düşünmüyorsa ona bir şey diyemem. Lig için fazla kasmasına gerçekten bir neden yok.
Belediye bütün bilindik özelliklerini yitirmiş bir takım. Neredeyse kolay lokma olma yolunda hızla ilerliyor. Ne bir direnç ne de bir hırs. İşleri iyi gitmiyor. Holmen ve Doka Allah’a emanet. Bir tekWebo hiç yetmiyor.