Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÖNCELİKLE Galatasaray'a koca bir tebrik göndermek gerekir. Şampiyonlar Ligi'nde ilk 16'ya kalarak büyük bir başarı elde etti. Bir kez daha şana, şöhrete ve paraya ulaştı. Böyle bir ligde bir Türk takımını ilk 16'da görmek futbolumuz adına herkes için büyük bir mutluluk olmalı. Aslında dün gecenin son derece kolay olacağını düşünüyordum. Galatasaray'ın yenilme ihtimalinin bulunmadığını ve en önemlisi Manchester United'ın Cluj gibi bir takıma kaybetme şansının sıfır olduğunu tahmin ediyordum. Galatasaray taraftarının ve bizlerin ömürlerinden beş yıl gideceği bir maçı asla

        hayal etmiyordum.

        Ama öyle oldu. Beş yıl gitti. Üstelik son saniyelerde heyecandan sıcak çayı bile yalnışlıkla su diye içip cayır cayır yandım. Ancak hiç kimsenin aklına Galatasaray'ın ilk yarıda bu kadar kötü oynayacağı gelmemişti. Melo, Eboue, Hamit, Selçuk, Elmander, Burak ve Riera'nın normal olmayan kötü futbolları ilk yarı skorunun daha farklı bitmesine neden bile olabilirdi. Düşünmemek elde değil. Bir takım böylesine bir maçın ilk yarısında bu kadar kötü nasıl olabilir? Sanıyorum bu soruyu Galatasaray takımının tümü de kendine soracaktır.

        Bu dakikalarda ayakta kalan sadece Semih vardı. Maç sonunda Fatih Terim bütün futbolcuları mutlaka kutlamıştır. Ama umarım Semih için ayrı bir kutlama yapmıştır. Eğer dün Galatasaray 16'ya kaldıysa bunu Semih'e borçludur. Her atağa direndi, her topa, pasa, asiste müdahale etti. Bir ara Semih ve Braga tek başına maç yaptı. Ve tabi ki direnemedi. Ama savunmadaki o mücadelesi farkın artmasını engelledi. O yüzden yatıp kalkıp Semih'e dua etmek gerekir.

        İlk yarı Semih, ikinci yarı sazı Fatih Terim eline aldı. Ama şunu unutmamak lazım; Semih olmasaydı Fatih hoca ikinci yarıda her türlü telli sazı eline alsa da durumu yine çeviremezdi. Ve o kötü görüntünün tek sorumlusu olurdu. Ama belli ki ilk yarıyı iyi okudu hoca. Kanatlardaki eksikliğin farkına vardı. Bu yüzden Amrabat ve Aydın'ı aldı. Aslında Manchester United maçının en önemli ismi olan Faslı oyuncunun ilk on bir de oynamaması beni şaşırtmıştı. Özellikle Hamit ve Elmander'i oyundan alması çok doğruydu. Çünkü iki oyuncu da hiç bir şekilde varlık gösteremedi. Sahadaki kötülerin kötüsüydü. Ve en üzücüsü ben Hamit'ten giderek umudumu kesmeye başladım. Çünkü Hamit gibi bir oyuncunun bu maçta böyle kötü olma hakkı yok. Onunda bu sonuca şükretmesi gerekir. Çünkü kötü bir durumda en çok tartışılacak isim olacaktı. Yani paçayı kurtardı Hamit. Bu gruptan çıkmak Hamit'in toparlanması için bir şans daha oldu.

        İkinci yarı Galatasaray dikkatini ve konsantrasyonunu en üst düzeyde tuttu. Daha kontrollü oynadı. Başına neler gelebileceğinin bilincine vardı. Ve en önemlisi bu kötü durumda panik yapmadı. Savunmada Semih'in yanında Dany'de sahneye çıktı. Selçuk müthiş bir geri dönüş yaptı. İkinci yarı tam bir usta gibi oynadı. Melo daha derli toplu oldu. Psikolojik üstünlüğü ele aldı. İkili mücadelelerde ayakta kaldı. Aslında sadece bunlar bile yetti. Çünkü Galatasaray, Braga'dan daha iyi bir takım.

        Biraz silkinmesi bile bu sonucu getirdi.

        Burak'ın attığı kafa golleri için ayrı bir bölüm açmak lazım. Bana Almanlar'ın ünlü 'altın kafası' Horst Hrubesch'i hatırlatıyor. Sakin, dik ve her durumda vurabiliyor. Ve üstelik gözü açık bir şekilde istediği köşeye gönderebiliyor. Her futbolcu kafa golü atabilir. Ama böyle değil. O yüzden bana göre Şampiyonlar Ligi'nin grup maçlarının en önemli futbolcusu olmayı hakediyor.

        Galatasaray, bu maçtan sonra şunu herhalde çok iyi anladı; futbol asla hatayı affetmiyor. Bu tip maçlarda en üst düzeyde oynaması şart. Aksi takdirde Şampiyonlar Ligi'nde cezayı hemen kesiyorlar. Dünkü ilk yarıdaki Galatasaray İnter Toto'da bile oynayamaz. Ama ikinci yarıdaki futbolun üstüne üç dört gömlek daha koyarsa bundan sonraki turlarda karşısına kim çıkarsa çıksın zorlar. Ve en önemlisi eğer devre arasında transfer yapacaksa bu mutlaka sol bek olmalı. Çünkü Riera'nın bu bölgedeki yetersizliği tavan yaptı. Yani patladı gitti.

        Diğer Yazılar