Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        O KADAR ağır ve stresli bir maç oynayıp, o kadar uzun bir yol gelip Sivas gibi bir deplasmandan üç puan almak öyle pek de kolay bir iş olmasa gerek. Büyük takımların elindeki kadro zenginliği işte bugünlerde işe çok yarıyor. Örneğin; Yekta, Braga’da oynamadı ama Sivas’ta sahaya çıktı ve takımın en iyilerinden biri oldu. Umut, Braga’da çok az yer aldı ve Sivas’ta maçın kahramanıydı. Burak’ın yorgun olduğunu bilerek oynadı, o yüzden o kadar çok koşu yaptı. Bu isimlere Amrabat’ı da ekleyebiliriz. Ama tabi ki Hakan Balta için aynı methiyeleri yazmak mümkün değil. Riera ile Hakan Balta’yı üçle çarpsanız bir tane sol bek çıkaramazsınız. O bölgedeki tehlike artık ayan beyan belli. Dün Sivas’ın ilk yarıda yakaladığı tüm gol anları hep Hakan’ın bölgesindendi. Galatasaray sanıyorum ikinci yarıda şunun farkına vardı; eğer ilk yarıdaki gibi top kaybı yaşarsan gol yemek kaçınılmaz oluyor. Ve her maçta bu Galatasaray’ın başına geliyor. Rakibin gücüne göre bunun önüne geçebiliyor ama rakibin şanslı ve iyi bir gününde olması halinde bu açıklarını kapayamayacak bir durum yaşayabilir ileride. İlk yarı Galatasaray iki golü buldu ama çok pozisyon yedi. Fakat ikinci yarıda tüm hatalarından arınmış bir halde ortaya çıktı. Hiç riske girmedi, akıllı oynadı, iyi top tuttu. Top kayıpları da en aza inince orta alan hakimiyeti tamamen Galatasaray’a geçti. Bu yarıdaki Galatasaray’ın Sivas’a yenilme ve hatta puan verme şansı sıfırdı. İlk yarı ise her şey olablirdi. Eğer yorgunluk olmasa Galatasaray ikinci yarıda farkı daha da açabilirdi. Ama Umut’un 3. golünden sonra oyunu rölantiye alıp 90 dakika rahatlıkla strese girmeden oyunu bitirdi. Zaten doğrusu da buydu. Burak ve Umut, Galatasaray için gerçekten büyük bir silah. Fatih hoca bazen tek forveti düşünüyor. Ama bana göre Galatasaray’ın asıl gücü, aynı geçen sene olduğu gibi bu sene de çift forvet oynaması. Umut, Burak ve bazen de Elmander defansı ve orta alanı o kadar çok yoruyor ki rakibin hücuma dinç bir şekilde çıkmasını kesinlikle engelliyorlar. Eğer bu üç forvet bunu yapabiliyorsa o zaman tek forvete dönüp orta alanı kalabalık tutma gereği yok. Sivasspor önünde Galatasaray öyle pozisyon zenginliği yaşamadı. Kaleye attığı şut sayısı sadece 4. Ve bunlardan üçü gol oluyor. İşte bu da aradaki tecrübe farkını ve futbolcu kalitesini ortaya koyuyor. Böylesine yorgun bir halde böyle bir deplasmana geliyorsan ancak bu şekilde gol anlarında çok dikkatli olarak 90 dakikayı zararsız atlatabilirsin. Yani Galatasaray dün gereken her şeyi yaptı. Ama tabi bir de benim gördüğüm kadarı ile bu ligin yerliler dahil en kötü kalecisi olan Borjan’ı da unutmamak lazım. Bu kaleciye Sivas tarafından verilen paraya gerçekten çok yazık. Rıza hocanın seçimlerinin her zaman yerinde olduğunu bilirim. Ama bu Borjan’ı nasıl ve nereden buldu çok merak ediyorum.

        Diğer Yazılar