Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HABERTÜRK’ün verdiği ilk gece raporunun ardından kıyamet koptu. İş iştir, takip ister. “Maç bitti, iş bitti” olmazsa raporu da alırsınız, tüm detayları da. ‘Yatmakla küfe büyütmek’ işimiz değil bizim. O yüzden kızan çok, bağıran çok. Neredeyse disiplin kurulu bizmişiz gibi davranmaya başladı insanlar. Atilla Türker de sanki Disiplin Kurulu Başkanı. Oysa olay son derece basit. Herkes uyurken Atilla gece ısrarla peşinden koşup yoğun telefon trafiği sonucunda raporu aldı. Hepsi bu. Bir gazeteci arkadaş ertesi gün diyor ki: “Maç gecesi haberi sızdırmışlar! Raporu biz de aldık ama kullanmadık.” Böyle diyen bir arkadaşın gazetecilikle uzaktan yakından ilgisi yok. Önce bunu belirteyim. Sonra da şu ‘sızdırma’ işine geleyim. Aynısını Fenerbahçe Kulübü de söyledi: “Rapor sızdırıldı” Yahu haber almak ne zamandır ‘sızdırma’ oluyor? ‘Sızdırma’ nasıl olur ben size söyleyeyim. Bilerek, isteyerek bir kişi ya da bir camia tarafından gazeteciye telefon açılır ve haber yaptırılır. İşte ‘sızdırma’ budur. Sızdırma diyorlar çünkü bunca zamandır sistem bu sızdırmayla döndü. Son zamanlarda ispatlı en az 10 tane sızdırma haber örneği verebilirim size. Alışmışlar o yüzden, işlerine gelmeyen her haber ‘sızdırma’ oluyor. Bu sadece Fenerbahçe için değil, diğer kulüpler için de geçerli. Çünkü yıllardır bu iş böyle yürüdü. Bizim anlayışımız farklı. Ya haberi kendi çabamızla alırız ya da alamayız. Haberi kimse alamayınca ses yok. Sadece biz alınca haber sızdırıldı. En azından biraz emeğe saygı gösterin. Bizimki kerpetenle haber alma. Tek tek arayıp, birer birer kelimeleri ya da cümleleri birleştirme. Yani bir emek var. Habercilik var. Sızdırma ile ikisinin arasında da dağlar kadar fark var. Genel Yayın Yönetmenimiz Fatih Altaylı yazdı. Fatih Terim’in de geçen sene raporunu alan biziz. Onu da alan Atilla Türker.

        Meireles tükürmemiş ‘first time’ diye bağırmış

        Gelelim şimdi işin tükürük tarafına. Millet galiba, hakem raporunu bizim yazdığımızı sanıyor! Biz sadece hakem raporunu yazdık. Hakem, “Meireles tükürdü” demiş. Bu ayrı bir olay. Yani hakemi bağlar. Benim belirteceğim farklı konu. Şimdi o statta 20’den fazla kamera var. Pilot kameradan, Meireles’in baş hareketinden sanki tükürüyormuş gibi gözüküyor. Ama özellikle farklı açılardan olan aktüel kameralara geçince görüntü değişiyor. Açık ve net gözüküyor. Yani Meireles tükürmemiş. Sadece yakın mesafeden bağırarak ilk kez kırmızı kart gördüğünden söz ediyor. Yani “First time” (İlk kez) diye bağırıyor. Yakın mesafeden bağırırken ‘First’ kelimesini sert bir şekilde söylerken ağzından tükürükler çıkıyor. Sizde aynı kelimeyi bağırarak vurgulu söyleyin. En azından öyle deneyin. O bağırma arkadan bakıldığında tükürük hareketi gibi gözüküyor. İyi de her şeyi açıkça anlatan bu görüntüleri disiplin kurulu neden izlemedi? Biz bu görüntüleri o toplantıdan önce izledik. Sadece biz değil herkes izledi. Lig TV de verdi. Neden gerek duyulmadı, anlayamadım. Hakem raporu Allah’ın kelamı mı? Tabi ki değil. Onlar da hata yapar. O kurullar onun için var. Görevleri, ortada bir hata varsa onu düzeltmek. O zaman neden bu inat? Fırat Aydınus olayında Caner’in “Lan” demediği ispatlı, delilli ortaya çıktı. Niye verdin o zaman iki maç cezayı? Peki madem onu yaptın, Aydınus’u haklı buldun. O zaman neden Aydınus’a bir ay maç yönetmeme cezası verdin? Böyle olunca ortaya şu yorum çıkıyor: ”Tamam Caner haklı. Ama hakem bizim hakem, bizim çocuğumuz, onu korumamız lazım. Biraz kulağını çekeriz yeter.” Peki Caner uzaydan mı geldi. O kimin çocuğu? O çocuğun hakkı ne olacak? Peki Meireles... O da muhtemelen Jupiter’den geldi. Tamam ‘gay’ işaretini yaptı. Bence onun açıklaması yok. Elbette onun cezasını alacak. Ama bana kalırsa tükürmemiş. İspatı da kameralarda. Olayın kaçarı yok. Çok gizli bir şekilde bir yerde tükürmüşse (böyle olduğunu düşünmüyorum) o zaman başka. Zaten raporda “kırmızı kart sonrası tükürdü” diye yazıyor. Yani öyle gizlice tükürme filan mümkün değil. Bütün kameralar olay yerine odaklanmış. Alın yüz kere izleyin. Biz servis olarak yüz kere izledik. Hatta gazetede Galatasaraylı, Beşiktaşlı ve Trabzonsporlu arkadaşlar da izledi. Herkes kararını bir kerede verdi; tükürük yok. Bir tek yere, çimlere tükürük var. O da farklı bir şey. Eğer ona da ceza varsa bilemem. O zaman Servet’in ömür boyu sahalardan men edilmesi gerekir. Şimdi Tahkim Kurulu’nun ne yapacağını merak ediyorum? Bu hatayı düzeltecek mi, yoksa Caner olayı gibi hakemi mi koruyacak? Eğer hakem raporları son kararsa o zaman bu kurullara ne gerek var? Hakem raporlarını, ‘Tahkim Kurulu kararları’ yerine sayalım, olsun bitsin. Ve hatta o kararları Anayasa’nın 56. maddesine bağlayalım! Hatta futbolu da onlar yönetsin! Eğer yüzüne tükürdüyse bu ceza normal. Ama bence tükürmemiş. Bu mantıkla herhangi bir mahkemenin verdiği kararı da Yargıtay’a götürmenin anlamı yok. Adaletin kendi içinde sağlanan otokontrol, her kurumda mevcuttur ve mevcut olmalı. Şunu da belirteyim. Biz her zaman haberin peşindeyiz. Ama aynı zamanda da doğrunun yanındayız. İkisinin arasındaki farkı bir kerede göremezsiniz ama fotoğrafa iyi bakarsanız çok iyi anlarsınız.

        Diğer Yazılar