O heyecanın kokusunu alıyorum
BİR Türk takımı Şampiyonlar Ligi'nde her zaman çeyrek finalde Real Madrid ile eşleşmiyor.
Sanıyorum o yüzden Galatasaray bunun keyfini sürüyor. O yüzden Terim takımın dünya ile ilişkisini kesmedi. Kapıları ardına kadar açtı. Sadece Türk medyasında değil tabii, Madrid'de bir gazete bayisine gidin, G.Saray'ın oyuncuları hakkında sayfa sayfa haberler yer alıyor. O yüzden Schalke maçı çok önemliydi. Çünkü Şampiyonlar Ligi asıl şimdi başlıyor ve bu arenada G.Saray da var.
HABERTÜRK olarak Madrid'e pazartesi öğleden sonra geldik. Hava soğuk ve yağmurlu. Akşam daha da soğuk. Maç günü de soğuk olacak. İlk gün maç için gelen Türkler vardı. Kimi Almanya'dan, kimi Alanya'dan... Ama hepsinin derdi tek; biletleri yok, nereden alacaklarını bilmiyorlar. "Niye geldiniz o zaman" diye sorduğumda ise yanıtları "Sizde var mı" oluyor. Muhtemelen iki günü Bernabeu gişelerinin önünde geçirecekler. Peki bulabilirler mi, bence zor.
BARÇA MEDYASINDA TEK SATIR YOK
Madrid medyası bugünkü maça çok geniş yer veriyor. Madrid medyası diyorum, çünkü İspanyol medyası demek çok saçma olur. Örneğin dün Madrid medyasında PSG-Barcelona maçı için tek satır yoktu. Tam aksine Madrid'in G.Saray maçıyla ilgili Barcelona medyasının tavrı da aynıydı.
Madrid medyasında çıkan haberlerde maçın şifrelerini ya da Mourinho'nun ne düşündüğünü rahatlıkla anlayabilirsiniz. Örneğin Ronaldo şöyle bir yorum yapıyor; "Galatasaray çok saldıran bir ekip. Bu bize çok yardımcı olacak..." CR7 tabii ki bunu durup dururken söylemedi. Muhtemelen maç toplantılarında Mourinho'nun sözleri bunlar. Jose'nin resmi açıklamalarında ise amacının kendi evinde kesinlikle gol yememek olduğu net şekilde ortaya çıkıyor.
Kadrosu hemen hemen belli. Sadece Benzema ile Higuain arasında bir tercih yapacak. G.Saray için hangisinin oynaması daha iyi bilemiyorum. Ama benim tercihim sanki Higuain. Çünkü bana Benzema daha tehlikeli geliyor.
VARANE, TÜM GAZETELERDE 11'DE
Kalede ise kesinlikle Diego Lopez oynayacak. Mourinho ile Casillas arasındaki kriz ise devam ediyor. Hemen hatırlatalım; Mesut 11 'de kesinlikle olacak. Varane ise sakat, ama bütün gazetelerde 11 'de gözüküyor.
Terim'in sözleri ise Ronaldo'nun boşuna konuşmadığının kanıtı. Hoca diyor ki "Hem eğleneceğiz hem de saldıracagız". Yani korkmak yok. Ama herhalde Mourinho'nun da tüm taktiğini bu felsefe üzerine kurduğunun farkındadır hoca. Eğlence kısmına ise ben de katılıyorum. Burada Real Madrid önünde çeyrek final maçında oynamanın, bütün dünyanın gözü önünde mücadele etmenin keyfini çıkarmak lazım.
Ama şu var; Real Madrid'in gücü tabii ki tartışılmaz. Ancak Barça'dan farklılıkları var. Örneğin İspanyol yorumcular, Real'de fazla rekabet olmadığını ve bu yüzden futbolcu veriminin alt düzeyde olduğunu özellikle belirtmiş. Ama bu tabii son Zaragoza maçı için yapılan bir yorum. Aynı durum, tek hedefleri olan Şampiyonlar Ligi'nde yaşanır mı, bunu bugün anlayacağız. Madrid için şu anda "hasta" yorumu yapıldığını da hemen belirtelim. Olası bir G.Saray zaferinde Madrid'de ortalık çok fena şekilde karışacak.
RONALDO'DAN ARDA'YA DAVET
Tabii buraya gelmişken, Arda Turan'ın durumu da bizim için merak konusuydu. Dün gece G.Saray kampını ziyaret ederek desteğini gösterdi. Sakatlığı ise Madrid basınında manşetleri süslüyor. Arda 3 hafta yok. Yani çok ciddi bir durum gözükmüyor. Maça gelecek mi belli değil. Ama Ronaldo, Arda'yı özel olarak aramış ve oyuncumuzu Bernabeu'daki locasına davet etmiş.
Dün akşam son antrenman yapıldı. Kent merkezinde ise Türkler'in sayısı giderek çoğalmaya başladı. Bugün ise Madrid için bilemem ama G.Saray için tarihi bir gün. Aynı Leeds'te Kopenhag'da olduğu gibi o heyecanın kokusunu alabiliyorum...