Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Aradaki farkı gördünüz mü?..

        Eğer aradaki farkı gördüyseniz, Chelsea'nin tur atlamasına çok da şaşırmamanız gerekiyor.

        Bir yanda çok organize olan bir takım...

        Bir yanda hiçbir şekilde organize olamayan bir takım...

        Bir yanda çok iyi yönetilen bir takım...

        Bir yanda hiç yönetilemeyen bir takım...

        Galatasaray'ın yediği iki gole de bakın.

        İlk golde; Semih, Melo, Chedjou ve kaleci Muslera dahil 4 futbolcunun net hatası var. İkinci golde ise G.Saray takımının nasıl pozisyon aldığını bir kez daha izlemeniz gerekir. Bir facia. Bir paylaşım faciası...

        Chelsea, bu golleri yemiyor. Ama Galatasaray bu golleri yiyor.

        Ama bu golleri yememek için ille de Chelsea olmaya gerek yok.

        Futbolun basit temellerini uygularsan, bu basit golleri de yemezsin.

        Galatasaray gibi bu platformda oynayan bir takımda kim ne yapacağını bilmiyor!

        İşte Mourinho, bu yüzden büyük hoca. Her yönettiği takıma basit ve sonuca giden bir futbol oynatıyor. Macera asla aramıyor. Garantiye oynuyor.

        Mourinho'nun takımları ile oynarken kazanmak istiyorsan çok koşacaksın. Galatasaray da koşmayı sevmiyor.

        İlk maçın ikinci yarısında biraz koştu, oyunu dengeledi. Ama dün hiç koşmadı. Hiçbir şey yapmadı. Kaleyi bulan tek bir şutu bile yoktu. Tur atlaması mucizeden de öteydi.

        Eden Hazard, maçı bitiren adamdı. Galatasaray, son yıllarda bir futbolcudan bu kadar çekmedi. Bilmem kaç kere sıfıra indi, hırpaladı da hırpaladı. Eboue'yi oynadığına pişman etti. Ama ne gariptir ki Mancini, 90 dakika boyunca ona bir önlem alamadı.

        Tabii bir de Willian... Bu iki oyuncunun özellikleri Galatasaray'ın dün sıkıntılarının baş nedeniydi. Adam eksilten ve hızlı dikine giden bu iki oyuncu, Stamford Bridge'de turu Chelsea'ye rahatça getirdi.

        Mancini'nin adam değişiklikleri havuz problemi gibi... Neyi ne yaptığını hiç kimse anlamadığı için zaten taktikleri oyuncularına kağıtla yazıp gönderiyor. Dün yaptığı değişiklikler de aynen böyleydi.

        Hajrovic oyuna neden girer! Sneijder oyunda nasıl kalır! Burak çıkıp, Umut mu girer! Eboue, Hakan Balta vs... Bunların hepsi birer muamma!

        Mancini, yatıp kalkıp Türkiye'de olduğuna dua etsin... Bu kadar oyundan kopuk bir hocayı İngiltere'de perişan ediyorlar... İtalya'da da Almanya'da da... Aynı Manchester United'ın hocası Moyes gibi.. Bizde yine saygı var... "Galatasaray'ın hocasıdır" diyoruz, baş tacı yapıyoruz... "O bilmiyor da biz mi biliyoruz" diyoruz. Yani tam kebap.

        Drogba'ya gelince... Ne kadar sevildiğine bir kez daha şahit olduk. Ve dün Chelsea ile de tek mücadele eden oydu. Terry, Cahill ve Ivanaovic; bu üçüne karşı tek başına oynadı. Dünyanın en zor defans oyuncuları bunlar. Buna rağmen çok sayıda top kazandı. Ama nereye kadar? İkinci yarıda o da pes etti, yapacak hiçbir şeyi yoktu.

        Maç sonunda Mourinho bile onun bu yalnızlığına isyan etti. Drogba'yı sordular, "Tek başına ve bu sistemle ne yapabilirdi ki" dedi.

        Galatasaray'ın bir an önce gevşek vidalarını sıkması gerekiyor. Yoksa bu kafayla koskoca bir sezon sonunda elleri boş kalacak.

        Diğer Yazılar