Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ortaokul yıllarımda tanıştım Woody Allen ile. Kitaplarından biriyle girdi hayatıma ve tabii asla çıkmadı. Onu hiç sevmeyenler, bir dönemini yüceltenler, "artık" sevmeyenler var; ben hep sevenlerdenim. Zeki, yaratıcı, özgün, açıksözlü. Bunlar yeter de artar bile... Yeni filmi Blue Jasmine sebebiyle oyuncularından Cate Blanchett HT Magazin'e azıcık Woody dedikodusu yaptı, süper oldu. Film bu hafta bizde de vizyona girdi.

'SENARYOYU OKUMAK İSTER MİSİN? OK'
Başarılı rollerde izlediğimiz Cate Blachett, Woody Allen ile çalışmayı çok isteyen sayısız oyuncudan biri. Sonunda bir gün telefonu çalıyor! "Woody telefondaydı ve ilk konuşmamız iki dakika kadar sürdü; bana bir senaryosu olduğunu söyleyip okumak ister miyim diye sordu" diyor Blanchett.
Woody Allen, Cate'den yeni filmi Blue Jasmine'de, kocası (Alec Baldwin) yatırımcılarını dolandırmakla suçlanınca her şeyini kaybedip San Francisco'da basit bir yaşam süren kardeşinin (Sally Hawkins) yanına taşınan New York sosyetesinin Park Avenue kadınlarından Jasmine (Cate Blanchett)'i oynamasını istemiş.
Cate, Woody'e bu rol için neden onu tercih ettiğini sormuş. "The Sydney Theatre Company'de sahnelenen Arzu Tramvayı'ndaki (Streetcar Named Desire) Blanche rolümden dolayı mı?" demiş. Allen'sa en beklenmedik cevabı vermeyi başarmış; bu oyunu hiç duymadığını söyleyip konuşmayı bitirmiş. Şahsen bu konuşmayı hayal edince bile gülüyorum. Adam o kadar gerçek ki, o sebeple o kadar eğlenceli ve ilham verici!
Neticede senaryoyu okuyup hemen Allen'ı geri arayan Cate, o nihai konuşmanın da sadece 45 saniye sürdüğünü söylüyor. Allen demiş ki: "Harika. Oynamak istiyorsun. San Francisco'da görüşürüz". Ve macera başlar...

YENİ OSCAR YOLDA MI?
Bu arada bilmeyenler için: Cate Blanchett cidden büyük bir oyuncu. Oscar'lı Blanchett Hollywood'un en saygın yeteneklerinden biri. Kraliçe Elizabeth'i canlandırdığı, "Elizabeth: Altın Çağ", Sheba Hart'ı oynadığı "Skandal" ve Bob Dylan rolüyle "Beni Orada Arama" filmleriyle Oscar adaylıkları aldı. "Göklerin Hakimi" (The Aviator) filmindeki rolüyle ise Oscar kazandı. Yani yeteneği, tartışılacak bir konu değil. Onu ışıklar içindeki Galadriel rolüyle Yüzüklerin Efendisi'nden de anımsarsınız.
Siz yine de pek çokları gibi diyebilirsiniz ki:
Yönetmen iyi olursa film iyi olur
Yayın yönetmeni iyi olursa dergi/gazete iyi olur
Küratör iyi olursa sergi iyi olur vs vb...
Bunlar elbette diğer tüm unsurları hiçe sayan cümleler değil. Yani setteki her işçi, oyuncu, yazar, editör, sanatçı önemli. Ama mesele işin bütünlüğündeki tutarlılık, tamlık ve resme sık sık uzaktan bakarak çalışılmış olması değil mi.
Woody Allen da oyuncularına çok az müdahale etmesiyle tanınan bir yönetmen. Ancak usta oyuncu Cate Blanchett da fark etmiş ki müdahale çok öncesinde ince detaylarda saklı! "Woody Allen ile çalışırken görüyorsunuz ki oyuncularını yönlendirmesinin % 97'si senaryo metni üzerinden gerçekleşiyor, sözcük seçimleri çok spesifik ve özel. Yazdıklarının öyle belirgin ve yükselen bir ritmi var ki oyuncu o ritme uymak zorundasınız" diyor Blanchett.

'ÇALIŞTIĞIM EN DOYUMSUZ YÖNETMEN'
Ancak tabii ki oyuncularıyla iletişimi yok değil. "Woody'nin sette az konuştuğunu duymuştum, ama onu gerçekten de eğlenceli, sıcak ve kolay ulaşılabilir buldum. Size neyi sevmediğini söylüyor, ama sizin de bir şey yapmanızı bekliyor. Ona bir şey sormanız gerekebiliyor, soruyu enteresan bulmadıysa ilgilenmez ve Blackberry'sine geri döner."
Allen'ın oyuncularının pek çoğunun Oscar kazandığını göz önünde tutarsak, 44 yaşındaki aktrisin önümüzdeki yıl akademi ödüllerinde Jasmine rolü ile ikinci Oscar'ını alması bekleniyor.
Son olarak, Cate Blachett'tan yönetmenine dünyanın en güzel iltifatı geliyor: "Şimdiye kadar çalıştığım en doyumsuz yönetmen. Her zaman fikirlerle dolu."

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!