Kim haklı kim haksız?
‘Filler tepişir, çimenler ezilir...’ Stat krizi bir kere daha gösterdi ki, İzmir’in durumu aynen bu. Bazen kurumlar arasında, bazen de yerel yönetimlerle Ankara arasında yaşanan çekişme kentin ihtiyacı olan projelerin durmasından veya ertelenmesinden başka hiçbir işe yaramıyor. Kağıt üzerinde kazanan kim görünürse görünsün, kaybeden sadece İzmir oluyor. Göztepe ve Karşıyaka Statları’nın inşaatlarının durdurulması önümüzdeki son örnek. Koca kentin kulüpleri maç oynayacak stat bulamazken ortaya çıkan tablo yaşanan çekişmeleri anlatmaya yeter de artar bile.
Amacım kimseyi suçlamak değil. Ayrıca, itirazı yüzünden son krizin faturasının İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, dolayısıyla Aziz Kocaoğlu’na kesilmesine de katılmıyorum.
Sonuçta ortada bir yargı kararı var. Eğer itirazın haklı tarafları olmasa, yargı ihaleyi iptal etmezdi. Dolayısıyla, itiraz edeni suçlu ilan etmek, yargıyı göz ardı etmek demek olur. Burada tartışılması gereken, çekişmeyi bu noktaya taşıyan nedenler olmalı.
DOĞRU TEKTİR
Şöyle bir düşünelim. Stat konusu 2 yıldır İzmir’in en önemli sorunlarından biri olarak gündemde duruyor.
Sorunun çözümü için herkes kendince formüller üretti bu güne kadar. Ama hiç kimse diğerinin önerisini kabul etmedi. Taraflar mücadeleyi sadece kendi projeleri için verdi. Herkes kendi fikrinin doğru olduğunu savundu.
Oysa doğru tektir. Doğruyu bulmanın yolu da aynı masa etrafında buluşup uzlaşma aramaktan geçer.
Oysa biz yıllardır uzlaşma yerine inatlaşmanın hakim olduğu bir hava yaşar olduk. Böyle bir zihniyetin hakim olduğu bir kentte ortak çıkarlara hizmet edecek projelerin kolayca hayata geçmesi elbette mümkün olamaz.
Bir İzmirli olarak tek dileğim kentin bir an önce bu çekişme ortamından kurtarılması. Birileri aracılık eder tarafları aynı masa etrafında mı toplar, yoksa ortak bir hakem mi bulunur bilemem. Bildiğim tek şey, bu zihniyet değişmezse İzmir’in daha pek çok hayati projesi çelmeler yüzünden başka baharlara sarkmaya devam eder.
Siyaseten belki birileri ortaya çıkan çözümsüzlük ortamından kazanç elde edebilir.
Ama kısır kavgaların kazananı kim olursa olsun kaybeden tarafının sadece İzmir olmasını kimse engelleyemez.
Diyeceğim şu;
Böyle bir zıtlaşmanın haklısı olmaz, sadece mağduru olur.