Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

TCDD ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortak yatırımı olan İZBAN, kısa sürede gerek işlevi gerekse her geçen gün uzayan menzili ile kentin en gözde ulaşım araçlarından biri olmayı başardı.

Hele Selçuk’tan Bergama’ya kadar uzayacak olması var ya, toplu taşımacılığın turizmin hizmetine girmesi adına müthiş bir hedef olarak benimsendi.

Gerçekten de kentin güneyinden kuzeyine kadar uzayan kesintisiz bir ulaşımı takdir etmemek mümkün olamazdı.

Ama ne hikmetse İZBAN yönetimi, kesintisiz ulaşıma nokta koydu.

Tamamlanan Aliağa-Torbalı arasına bir anda iki aktarma merkezi oluşturuldu.

Aliağa’dan kalkan trenle Torbalı’ya gitmek isteyen yolcu önce Menemen’de, sonra da Cumaovası’nda araç değiştirecek.

Yani o yolcu gitmek istediği noktaya ancak 3. trenle varabilecek.

***

Uygulamaya tepkiler büyük.

Özellikle yolcu yoğunluğunun çok fazla olduğu Aliağa’da.

Aliağa-İzmir arasında gidip gelen İzmirli, kararı işkence olarak nitelendiriyor.

Birincisi; indi bindiden kaynaklanan zaman kaybı.

Menemen’de kendilerini karşılayan tren hazır beklese bile yaklaşık 5 dakikalık bir aktarma süreci yaşanıyor,

İkincisi ise gerek mesafe, gerekse süre olarak en uzun güzergahın başlangıç noktası Aliağa.

İnsanlar ortalama 1 saati bulan bu sürede konforlu bir yolculuk yapmak istiyor.

Daha açıkçası oturarak seyahat etmeyi düşlüyor.

Oysa yeni uygulama, oturma tercihini Menemen’den binecek yolcuya tanıdığı için Aliağa yolcusunun bu şansı düşüyor.

Bir de aynı yolcunun Torbalı’ya kadar seyahat ettiğini düşünün.

Aktarmalardan kaynaklanan zaman kaybı ikiye katlanırken, konforlu seyahat şansı biraz daha azalacak.

***

Aktarma kararı konusunda İZBAN yönetiminden doyurucu bir açıklama yok.

Verilen bilgiye göre trenlerin seyahat sürelerinin kısaltılması hedeflendiği için bu yola başvurulmuş.

İZBAN yönetimi için önemli olan trenlerin yorulmaması galiba.

Benim bu açıklamadan anladığım bu.

İndi-bindilerin yolcuyu yorması, geciktirmesi, konforundan etmesi kimsenin umurunda bile değil.

***

İZBAN’ın bu kararı hangi ortağın önerisi ile verdiğini bilmiyorum.

Eminim ki, kent içi ulaşımdaki aktarmayı kendilerine örnek alamışlar.

Ama İzmir’in hala o aktarmayı sevmediğini, o zorunluluğa tepki vermeyi sürdürdüğünü hiç hesap etmemişler.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar