Tembellik Anayasası
Bugün cumartesi. Bütün hafta çalışanlar için tembellik günü. Benim için değil. Siz, bugün tembellik hakkını kullanabilenler, evde koltuğunuzda, bir kafede, deniz kenarında bir bankta ya da parkta tembel tembel oturup bu yazıyı okurken ben çalışıyor olacağım. Ve sizi fena halde kıskanacağım... Dışarısı bahar ve hiç çalışmak gelmiyor içimden...
Ve ben ne zaman böyle düşünsem aklıma Homer geliyor... Homer Simpson... Tembellerin piri... Tembelliğin en yakıştığı adam...
Neyse... Biraz çalışalım...
Bundan birkaç yıl önce belki de daha uzun bir zaman oldu (şimdi kesin tarihi araştırmak istemiyorum, en azında bu konuda tembellik yapmama izin verin!) İtalya’da Tembeller Toplantısı yapılmıştı.
Kuzey İtalya’da Vale d’Aosta‘da bir araya gelen 2 bin ‘Homer’, otel odalarından çıkmaya üşendikleri için bu tarihi toplantının ilk iki günü hiçbir şey olmadı.
Üçüncü gün son bir gayretle popolarını kımıldatan ‘en çalışkan’ 200 tembel toplantı salonuna inebildi.
Açılış konuşması için sallana sallana mikrofon başına geçen İtalyan komedyen Gianni Fantoni, uzun bir konuşma yaptı. Konuşmanın uzunluğunun nedeni
Fantoni’nin çok şey anlatması değil, sık sık ara vermesiydi. Ünlü komedyen bazı anlarda cümlesinin bitirmeye bile üşeniyordu.
Zaten bütün konuşma boyunca topu topu 3 cümle söyledi.
Tembel katılımcıların alkışlamak için ellerini birbirine vurmaya bile zahmet etmedikleri üç cümle şöyleydi: “Buna aslında bir toplantı demek doğru olamaz.
Çünkü tembeller toplanamaz.
Toplanabilmeleri mümkün olmadığından bu türden arzuları da yoktur, şimdi dağılabiliriz...”
TEMBELLİK İÇİN ÇALIŞIN BİRAZ
Bir hafta kadar kimi odasında, kimi otelin havuzu başında uyuklayan 2 bin tembelin nasıl bir araya geldiğini ve ‘Tembelliğin 10 altın kuralı’nı belirleyecek enerjiyi nasıl bulduklarını o dönemde kimse açıklayamamıştı.
Belki de herkes tembelliğinden bir açıklama yapmaya gerek görmedi.
Ancak bugün bütün tembelliğime rağmen ben hiç üşenmedim ve sizin için o gün Vale d’Aosta’da belirlenen ‘Tembelliğin 10 altın kuralını’ da buldum...
Şimdi siz tembellik etmeyin, üşenmeyip okuyun:
1- Hadi hadi hiç de çalışman gerekmiyor.
2- Elleme, ilk adımı başkası atsın.
3- Çabaya gereksinim duyacak olanlar başkalarıdır, bunu aklından çıkarma.
4- Yarının işini mutlaka yarından sonraya bırak.
5- Yapılması gereken bir iş varsa ona soyunacak gönüllü sen olmamalısın.
6- Fazla mesai olsa olsa sporla ilgili bir kavramdır.
7- Çalışmak, başkaları için yararlı bir etkinliktir.
8- Hiçbir şey.
9- Hiçbir şey.
10- Hiçbir şey (Bu son üçünü düşünmek bile müthiş bir çaba)
Tembeller o kadar tembeldi ki bu ‘Tembellik Anayasası’nın maddelerini referanduma götürmeye bile üşendiler, olduğu gibi kabul ettiler...
Bugün cumartesi, daha pazartesine iki gün var... Çalışkan yazarınız ben, sizin için Tembelliğin Anayasası’nı yazdım.
Tembellik etmeyin uygulayın...
Belki hafta başında işe gittiğinizde müdürünüzü de kafaya alırsınız; birlikte tembel tembel oturursunuz bütün hafta...
Bu arada ben de bu yazıyı yazarak bayağı çalıştım...
Biraz tembellik etmeye hak kazandım...
Şu son cümleyi yazmaya bile üşeniyorum...