Şakacı ve cinsiyetçi fenomenler
AVUSTURYALI transseksüel şarkıcı Conchita Wurst’un Eurovision birincisi olduğunu “Bu işte bir i...lik var” başlığıyla duyuran bir gazetenin çıktığı ülkede; nefret suçunun, cinsiyetçiliğin, ırkçılığın ne olduğunu anlatabilmek, deveye hendek atlatmaktan zor! Ama yapacak bir şey yok ‘develer’ ne kadar inat etseler de o ‘hendeği’ atlayacaklar!
ZEKÂ KOKAN TELEFON ŞAKASI
Önceki gün Twitter’da bir video izledim! ‘Twitter Fenomeni’, ‘Instagram Fenomeni’ derken fenomenlerin harman olduğu bereketli topraklarımızdan yetişen dört ‘Vine Fenomeni’ bir masanın etrafına toplanmış bir travestiye telefon şakası yapıyor.
Halil Söyletmez, Eylül Öztürk nam-ı diğer ‘Memeli Mestan’, Aykut Yılmaz ve Anıl İlter ‘buram buram’ zekâ kokan(!) şakalarını başlatırken yüzlerinden ne kadar başarılı bir iş yaptıklarının ‘gururu’ okunuyor!
Söyletmez, travestinin telefonunu çaldırırken diğer zekâ küpü üçlü, “Şiştt sessiz sessiz” diyerek ses çıkarma ihtimali olan beyinsiz varsa diye uyarıyor.
KAHKAHAYI KALBİNE GÖMEN FENOMEN
Karşı taraf “Alo” dediğinde Halil Söyletmez başlıyor pazarlık yapmaya! Şaka o kadar zekâ(!) dolu ki Memeli Mestan daha ilk cümlede ağız dolusu gülüyor ama her şeyi berbat etmemek için çok sessiz, kahkahalarını içine atıyor! ‘Şaka’nın en zekâ dolu bölümleri Söyletmez’in üçüncü cümlesinde başlıyor. Zekâ küpü Vine fenomeni başlıyor esprileri ardı ardına patlatmaya: “S..... senin ağzını”, “Senin a.... korum...”, “Senin sülaleni s......”, “A.. s...... lan!”, “Kes senin ağzına s.....”
Telefonun diğer ucunda kendisine yapılan bu ‘zekâ dolu’ şakadan habersiz kişi bazı karşılıklar veriyor ama ne gam; Memeli Mestan, Aykut Yılmaz ve Anıl İlter’in onu dinlediği filan yok. Şakaları o kadar komik ve beyin dolu ki gülmekten karınlarına ağrı giriyor! Hepsi bir ‘fenomenlik destanı’ yazdıklarının farkında, gözlerinde “İşte zekâ bu!” “İşte mizah bu!” parıltısıyla kapatıyorlar telefonu!
İYİ Kİ BU ÜLKEDE YAŞIYORLAR!
Sosyal medya özgür olsun tamam ama özgürlük diye ‘mallık’, ‘dangalaklık’ platformu da olmasın bi zahmet! Bu dört arkadaş hayatlarında ‘cinsiyetçilik’ nedir duymamış... Bu şakayı başka bir ülkede mesela İngiltere’de yapmış olsalardı başlarına neler geleceği hakkında hiçbir fikirleri yok.
Çok değil birkaç hafta önce İspanyolca dersi sırasında bıçaklanıp öldürülen öğretmen Ann Maguire’in ardından, “Bütün p.. öğretmenleri öldürebilirim” diye twit atan Robert Riley’in ‘nefret suçu’ nedeniyle hapis cezası aldığını bilmiyorlar! Ya da yeni kâğıt 10 pound’ların üzerine yazar Jane Austen’ın resminin basılmasına destek veren feminist Caroline Criado-Perez’e, Twitter’da “Seni bulduğumda sana ne yapacağımı tahmin bile edemezsin, zavallısın sen! Ben seni bulmadan öldür kendini!”, “Hapisten yeni çıktım... Sana tecavüzden daha beter şeyler yapacağım” diyen iki trol’ün başına gelenlerden haberleri yok!
DANGALAK DEVELERE İHTİYAÇ VAR
Yaptıklarının masum bir şaka olduğunu düşünen zekâ küpü dörtlü sosyal medyada büyük tepki çekince özür dilemiş! Halil Söyletmez, travestiye küfrederken kahkahadan iki büklüm olan Memeli Mestan, Vine hesabında, “İsmime, cismime, görüntüme, şeklime cinsiyetime kimliğime saygı duy!” yazan pankartların taşındığı bir LGBT yürüyüşünün görüntülerini paylaşıp altına da “LGBT’dir bu gri ülkenin rengârenk yüzleri...” yazıp ‘kocaman gönüllere sığınmış’...
Ne diyebilirim ki! Nuri Bilge Ceylan’ın deyimiyle politikacıların yaptıkları bir yanlıştan dolayı “özür diledikleri anda işini bitirecekler”ini düşündüğü bir ülkede bu da bir şey...
HER ŞERDE BIR HAYIR VARDIR!
Ülkede nefret suçunun, cinsiyetçiliğin, ırkçılığın ne olduğunu anlatabilmek için bazen ‘dangalak deve’lerin ortaya çıkmasında yarar var! Bu develer sayesinde sabahtan akşama kadar her ortamda ‘ırkçı’, ‘cinsiyetçi’ dil kullanan ve bunun farkında bile olmayan develere de ‘o hendeği’ atlatacağız!