Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Siyasi partilerin propaganda yöntemleri sürekli değişir doğal olarak.

Değişime zorlayan en önemli sebeplerden biri sosyal medyanın hayatımızın tam ortasına oturması oldu tabii.

Partiler buna uyum sağlamakta epey zorlandılar.

Şimdi eve kapandığımız, sokağa çıkamadığımız pandemi dönemi, siyasi partilerin propaganda yapmasını daha da zorlaştırdı. Aynı zamanda tarzını da değiştirmek için zorluyor.

PROPAGANDADA ÜÇ YÖNTEM

Sokakta siyaset yapamayınca, politikacılar mecburen geleneksel ve sosyal medya üzerinden siyaset yapıyor.

Dikkat çekmek için partilerin kullandığı siyasi dilde üç tarz dikkat çekiyor.

1. Sert ve agresif dil

2. Mizah ve nüktedan dil

3. Bilgi verici, klasik dil

Siyasi partiler daha çok dikkat çekmek, söylemlerinin daha çok paylaşılması için deneme yanılma yoluyla yeni tarzlar deniyorlar. Bunun iletişim ve siyaset bilimi açısından son derece incelenmeye değer olduğunu söyleyeyim.

Son yıllarda sert, hatta hakarete varacak kadar agresif bir dilin siyasete hakim olduğunu sanırım herkes görüyor.

Bu dilin aşağı doğru, tüm tabana yayılması hiç de hayra alamet değil.

MİZAHIN SİYASETE DÖNÜŞÜ MÜ?

Millet İttifakı liderleri geçenlerde yeni bir şey denediler. “20’li yaşlar challenge” kampanyası gibi, “128 milyar dolar nerede” diye birbirilerine Twitter üzerinden sorular sorarak gündem oluşturmaya çalıştılar.

Hafif nüktedan, biraz sarkastik ve dikkat çekmeyi amaçlayan bir tarzdı.

Bu arada özellikle Saadet Partisi’nin sosyal medya ekibinin, hazırladığı videolar ve kurgusal kısa filmlerin tüm siyasi partiler içinde en başarılı ekip olduğunu söylemeliyim.

Paylaşımların milyonlara varan gördüğü ilginin neden oya dönüşmediğini Temel Bey başta, tüm Saadet yöneticilerine sormama rağmen hala doyurucu bir cevap alabilmiş değilim.

Siyasilerin ince mizah, zeka dolu eleştiriler ve insanı gülümseten tenkitlerle biraz olsun siyasetin soğuk ve sert yüzünü yumuşatmasını destekliyorum.

Umarım her partide yaygınlaşır bu.

AK PARTİ’NİN ÇİZGİ FİLMİ

AK Parti siyasal iletişim açısından tüm partiler arasında açık ara başarılı partiydi. Son derece yaratıcı, zekice ve etkili propaganda yöntemleri uyguladı. Sonuçlarını da aldı. Rahmetli Erol Olçok’un bunda büyük katkısı vardı.

2013 Gezi olaylarının sosyal medyada yarattığı rüzgarı gören AK Parti, bu alanda büyük bir eksikliği olduğunu gördü ve hızla bu açığı kapatmak için uğraştı.

Bugün sayısal olarak sosyal medyada istediği konuyu gündeme taşıyacak güce sahip.

Ancak yaratıcı içerik açısından durum aynı derece başarılı mı bu tartışılır.

Klasik bilgilendirmelerin, infografiklerin, şemaların nispeten başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Lakin yaratıcı bir fikrin, insanları şaşırtan, etkileyen bir iletişim dilinin olduğunu söylemek zor.

Son hazırlanan çizgi filmin, artık görselliğin öne çıktığı dönemde yöntem olarak doğru bir tarz. Ancak içerik olarak, senaryo olarak, yaratıcılık olarak, çizim tekniği olarak başarılı değildi bu çizgi film.

Bir de AK Parti'nin bugüne kadar hep tez konumunda olan, hep yenilik ve reformist davranarak rakiplerini peşine takan bir tarzı vardı.

Bu çizgi film, muhalefetin ortaya attığı 128 milyar dolar iddiasını pekiştiren, sadece CHP’yi kötüleyen bir antitez konumuna düşürdü.

Yeni, yaratıcı bir fikir değildi. Muhalefeti kötüleyerek yapılmış filmin, mizah duygusundan biraz yoksun olduğunu da düşünüyorum.

Yine de muhalefet ve iktidarın siyasete biraz mizah, yaratıcı fikirler, tebessüm ettirecek tarzlar katmasını önemli bir adım olarak görüyorum.

Sert, somurtkan, kaba ve itici söylemden bin kat daha iyi.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00