Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bu köşeyi takip edenler biliyor, Pazar günleri siyaset, medya, dış politika ya da gündeme dair konuları yazmıyorum.

Hayata, insana, doğaya, edebiyata ve fikirlere dair konulara ayırıyorum Pazar günkü köşemi.

Çok sayıda okurum, dostlarım hafta içi politize olmuş tartışmalardan usandıkları için özellikle Pazar yazılarımı okuduklarını söylerler bana.

Doğrusu ben de bugünkü yazılarımı ayrı bir özenle ve iştiyakla yazıyorum. Neticede, hafta içi hem gazetede hem televizyonda yeterince siyaset ve gündem konuşuyoruz, yazıyoruz.

Bizi köreltecek kadar yoğun geçiyor gündem. Okuyucu ve izleyici de aşağı yukarı aynı kanaatte.

O yüzden birçok insan hafta sonu politik konulardan uzak durmak, daha farklı yazılar okumak istiyor.

Gelin görün ki, Sedat Peker bu güzelim Pazar günlerini en yoğun politik tartışmaların yapıldığı güne çevirdi.

Sabah 07.30’da yayınladığı videolarla, tüm Pazar gününü perişan etmekle kalmıyor, sonraki günleri de ipotek altına alıyor.

Herkesin dinlendiği yegane günde, o kadar erken saatte yayınlanan videoyu izlemek için insanlar saatlerini kurup kalkıyor, videoyu izleyip yeniden uyuyor. Sanki sonra izleseler bir şey kaçıracaklar!

Sosyal medya tam anlamıyla Peker videosunun konularıyla bombardımana tutuluyor gün boyu.

Bu yetmezmiş gibi, tüm tartışma programları, haber siteleri ve ardından köşe yazıları bu konulara ayrılıyor.

İnsanlar Pazar günü piknikte, yürüyüşte, gezide bu videoları izler oldu.

Ülke gündeminin adeta yangın yerine döndüğü bir günde benim yaşam, insan, doğa, sanat gibi konulardan birini yazmam tuhaf kaçıyor ister istemez.

Pazar yazılarımın müptelası olduğunu söyleyen okurlarım da bakıyorum Sedat Peker’in açtığı gündemin peşinden sele kapılıp gitmiş.

Kimseyi bu ateş gibi yanan gündemin etkisinde kaldı diye yadırgamıyorum.

İddialar, anlatılanlar, isimler öyle ilgisiz kalınacak gibi değil.

Bu yüzden milyonlarca insan bu videoları izliyor.

Ancak bunun yarattığı komplikasyonları da göz ardı etmeyelim.

Her günümüz aşırı politize olmuş konularla, gergin tartışmalarla, siyasi kavgaları izleyerek, dinleyerek, okuyarak geçerse, ciddi ruhsal sorunlar yaşayacağımızdan korkuyorum.

Zaten pandeminin neden olduğu ciddi bir baskı var üzerimizde. Bunun birçok psikolojik sorunlar yarattığını sürekli söylüyor uzmanlar.

Bunun üstüne bir de sürekli gergin gündemi, içinden çıkılamaz tartışmaları, insanı şok eden iddiaları dinlemek, bana sorarsanız çok da iyi fikir değil. Ruh sağlığımız iyice bozulacak benden söylemesi.

Olan bizim Pazar yazılarımıza oldu sonuç itibariyle.

Okurlarımızla bugün siyasetten uzak, sakin ve derin bir iletişim kuruyorduk, onu da çok gördüler!

Sedat Peker 8-9 video çekeceğini söylemişti.

Görünen o ki, öyle dokuz videoyla falan kalmayacak.

Elindeki malzeme Netflix dizilerinden daha fazla çekim yapacak kadar çok galiba.

Bir de bu videolar esnasında görüştüğü herkesi kaydetmiş. Onları da eklerseniz bu işin sonu gözükmüyor vesselam.

Diyorum ki acaba Pazar yazılarını Cumartesi’ye mi alsak? Ancak dün baktım Cumartesi de video yayınlamış, gündemi yine baştan aşağı değiştirmiş.

Sonuç itibariyle durum tespiti yapan bir yazı yazayım dedim bugün.

Okurların yazardan şikayet ettiği gibi, yazarın da okurdan küçük de olsa şikayet ettiği bir durum tespiti yazısı çıktı ortaya.

Bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak.

Ona göre bir tutum belirleriz artık!

İyi Pazarlar!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • YETKİN 2 ay önce i gun ler
    CEVAPLA
0:00 / 0:00