Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kazandığını sandığın zafer ya aldatıcıysa?

İnsanoğlu asla yanlış karar vermeyen, yanılmayan, asla iltimas geçmeyen vicdan mahkemesinden kurtulmanın bir yolunu buldu:
Aldatıcı bir vicdan yarattı. Onunla gerçek vicdanın azabından kurtuldu (16.05.2021).

Kaybetmeyi, yenilmeyi ve elindeki gücü yitirmeyi sevmez insan.
Her savaştan, her kavgadan ve her mücadeleden zaferle çıkmayı tutkuyla ister.
Oysa bazen insan kaybeder. O zaman neden kaybettiğini, neden zafere ulaşamadığını sorgular.
Bu, insanın tekamülü için, kendini yenilemesi için aslında hayati bir sorgulamadır.
Gelin görün ki, aldatıcı bir vicdan yaratarak, hakikati sorgulayan gerçek vicdan mahkemesinin azabından kurtulan insan, aldatıcı bir zafer yaratarak, yenilginin sorgusundan da kurtulduğunu düşünür.
Tarihe “Pirus Zaferi” olarak geçen, yense de kaybedilmiş bir savaştan bahsedilir. Aldatıcı zafer buna benzemez.
Zira savaşı kazanmak için her şeyini feda eden Kral Pirus, savaşı kazandığında elinde hiçbir şeyin kalmadığını fark eder ve “Tanrım, bir daha böyle bir zafer verme” der. Yani kaybettiğini anlar ve bir ders çıkartır.
Oysa aldatıcı zaferi yaratan insan, kaybettiğini asla düşünmez, tersine hep kazandığını zanneder. Bu yüzdendir ki, bundan bir ders çıkartamaz ve yeni aldatıcı zaferler için motive olur.
Halbuki kaybeden, her şeyini feda eden, tüm değerlerini yitiren kendisidir, ancak aldatıcı bir zaferin sarhoşluğunu yaşar.

Toprağa domates eken biri, daha çok ürün almak için hormon kullanır, suni gübre kullanır, ilaç kullanır.

Sonunda “zafere” ulaşır ve bolca domates elde eder.

Oysa toprağı kirletir, ürünü bozar, yiyene zarar verir.
Bir dahaki sefere toprak ona ürün vermez, kimse de ondan domates almaz.
Kısa sürede kar ettiğini düşünürken, aslında uzun vadede zarar eder.
Halbuki, ona toprağı kirletmemesini, hormon kullanarak ürünü bozmamasını, zararlı ilaçlar kullanmamasını söyleyen çok olmuştur. Ama o kısa sürede elde ettiği bol ürünün zafer olduğunu zanneder.
İnsan ancak her şeyini tükettiğinde ve dibe vurduğunda aldatıcı zaferin farkına varır. O zaman da iş işten geçmiştir.

...

Bir insan gücü elinden bırakmamak için değerlerini, ilkelerini, saygınlığını feda edebilir.

Yalan konuşarak, gerçeği gizleyerek, hakikati çarpıtarak birilerini ikna edebilir.
Bunları yaptığında ve birçok şeyi feda ettiğinde gerçekten de güç hala onun elinde kalabilir.

Ve bir zafer kazandığını düşünebilir.

Ancak bunun kısa bir süreliğine olduğunu, aslında kaybettiği şeylerin daha büyük olduğunu, aldatıcı bir zafer kazandığını dibe vurduğunda anlar...
Ne hazindir ki, aldatıcı zaferin geri dönüşü de telafisi de yoktur.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00