Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ata Demirer’in öyküsünü yazdığı ve veteriner profesör Niyazi Gül karakterini canlandırdığı “Niyazi Gül Dörtnala”, 1970’li yılların klasik Yeşilçam komedilerini andıran eğlenceli, sürükleyici bir film...

        Yönetmen Hakan Algül filme öyle bir jenerik hazırlamış ki, 1970’li yıllarda çekilmiş bir Kemal Sunal ya da Zeki Alasya- Metin Akpınar filminde gibi hissediyoruz kendimizi. Elektro sazlı oynak türküsü, atlayan kareleri ve çizikleriyle eski bir Türk filminden aynen alınmış gibi duran jenerikteki bu “retro” tavır, yani “geçmişe dönüş estetiği” filmin bütününde de karşımıza çıkıyor. “Niyazi Gül Dörtnala” senaryosu, anlatımı ve oyunculuklarıyla eski Yeşilçam öykülerine nazire niteliğinde bir film. Veteriner Profesör Niyazi Gül (Ata Demirer) ile evindeki yardımcısı Hediye’nin (Şebnem Bozoklu) ilişkisi Yeşilçam usulü romantik komedilerin bir versiyonu. Magazin basınının gözdesi sosyetik Sultan (Demet Akbağ) ile belalı sevgilisi Rıza’nın (Levent Ülgen) ilişkisi ise eski Yeşilçam melodramlarının parodisi niteliğinde. Her ikisi de kibar uşakları (Kevork Malikyan), eli silahlı yardımcıları (Ferit Kaya), kitabi diyalogları ve abartılı melodram oyunculuklarıyla adeta eski filmlerden çıkıp gelmiş karakterler. Yeşilçam göndermeleri filmi eğlenceli kılıyor ama bir noktadan sonra hikâyeyi ciddiye almayı imkânsızlaştırıyor; sahneler birbirini izleyen bir komedi şovuna dönüşüyor. Filmin en önemli avantajı, Demirer’in canlandırdığı Niyazi Gül karakteri. Hayvanlarla çok iyi anlaşan ama ara sıra onlardan kaçmak zorunda kalan Niyazi, dedesinden kalma mucizevi formülün eksik maddesini arayan tutkulu bir bilim adamı. Arada fanatik bir hayvanseverle (Ayşenil Şamlıoğlu) eylemlere katılacak kadar da hayvan hakları savunucusu...

        ATA DEMİRER’İN PERFORMANSI ÇOK İYİ

        Kadınlarla ilişkilerinde ise tecrübesiz, utangaç ve beceriksiz biri. Havyanlardan anladığı kadar hayattan anlamıyor. Demirer, film boyunca Niyazi’yi birçok komik durumun içine yerleştiriyor. Bir ayı tarafından kovalanıyor; kedi makyajıyla eylemlere katılıyor, Sultan’la tango yapıyor. Finale doğru ise daha çok harekete dayalı bir komedi sergiliyor, hatta Uzakdoğu stilinde dövüşüyor dâhi... Demirer farklı komedi tarzlarından örnekler verdiği bütün sahnelerde seyirciyi güldürmesini başarıyor. Ne var ki, “Niyazi Gül Dörtnala”da “Eyvah Eyyvah” serisinin o sıcak, samimi havasını ben pek bulamadım. Bunun nedenlerinden biri, Yeşilçam parodisi fikrinin artık biraz bayatlaması. Ayrıca diğer karakterlerin çok iyi yazılmadıklarını ve Niyazi Gül’e nazaran inandırıcılıktan uzak, karikatürize kaldıklarını düşünüyorum. Öte yandan Demet Akbağ, Şebnem Bozoklu, Levent Ülgen’in filmin komedi yanına önemli katkılar yaptığını da söylemeliyim. Sonuç olarak, aile seyircisine yönelik, küfürsüz, temiz bir mizah örneği olan “Niyazi Gül Dörtnala”nın, Demirer’in en iyi filmlerinden biri olarak anılmayacağını ama seyirciyi güldürüp eğlendireceğini düşünüyorum. (Filmin notu 6)

        ERKEKLERE YER YOK

        Burgonya Dükü/Filmin notu 6

        Ormanlık arazinin ortasında büyük bir ev. Genç, ürkek ve masum görünüşlü Evelyn (Chiara D’Anna) kapıyı çalar. Temizliğe gelmiştir. Ev sahibesi, otoriter Cynthia (Sidse Babett Knudsen) soğuk ve kötü davranır. Hatta ufak hatalarından dolayı onu cezalandırır. Ancak kısa bir süre sonra anlarız ki Evelyn hizmetçi değil, Cynthia’nın âşığıdır ve gördüğümüz her şey sık sık tekrarlanan, cinsel haz amaçlı bir oyundur. Cynthia kelebek, güve ve benzer düzkanatlı hayvanlar üzerine uzman bir entomologdur. Evelyn ise aynı alana ilgi duyan bir amatör. Olgun, varlıklı ve güçlü Cynthia daha romantik bir ilişki ister; oyunlardan yorulmuştur artık. Genç, tutkulu Evelyn ise oyunların dozunu artırmaktan yanadır. Her ikisi de film boyunca birkaç kez sadece böcekbilimle ilgilenen kadınların katıldığı akademik toplantılara giderler. Marangozun (Fatma Mohamed) tuhaf bir yatak siparişi almak için eve geldiği sahnede civardaki diğer kadınların da çift olarak benzer ilişkiler yaşadığını anlarız. Ve filmde tek bir erkek dahi yoktur. 19’uncu yüzyıl sonlarında geçen bir dönem filmine benzese de zamansız, mekânsız bir film seyrederiz. Aslında her şeyin İngiliz yönetmen Peter Strickland’in zihninde geçtiğini söylemek de mümkün. Strickland, 1970’li ve 80’li yılların yönetmenleri İspanyol Jesus Franco ve Fransız Jean Rollin’in erotik filmlerine bir saygı duruşu olarak tasarlamış filmini. Açılış sahnesinde dondurulan filtreli kareler ve Cat’s Eye topluluğunun müzikleri zaten filme buram buram bir 70’ler kokusuyla başlamamızı sağlıyor. Öte yandan, lezbiyen bir ilişkiden yola çıksa da, filmin genel olarak aşk üzerine bir şeyler söylemek istediği belli: Strictland’in meselesi, “Cinselliğin ve ortak gündelik hayatın rutini, aşkı yiyip bitirebilir mi?” sorusunda düğümleniyor. Sözgelimi, Evelyn’in sadece fantezi için değil, geceleri Cynthia’nın horultusunu duymamak için de sandığa girdiği öne sürülebilir. Cynthia’nın bel ağrıları da fantezi oyunlarının düşmanı. İnce bir mizahla hüznün birbirine karıştığı tuhaf bir film bu. Film boyunca böcekler üzerine söylenenlerle Evelyn – Cynthia ilişkisini mukayese etmek de ilginç olabilir.

        TAM BİR KISIRDÖNGÜ

        Evelyn fantezilere neredeyse bir “yazar ve yönetmen” tavrıyla yaklaşırken, Cynthia’nın bazen doğaçlama yapması ya da gerçek hayatı fantezilere yaklaştırması önemli. Zaten bir yerden sonra Strickland neyin fantazi neyin gerçek olduğunu anlamamızı istemiyor. Bu sınırın çift için de artık bulanıklaştığını vurguluyor ve filmi “tekrarlardan” oluşan bir kısırdöngüye dönüştürüyor. Strickland’in ölü kelebek çekimleri ve böcek sesleri eşliğinde yaptığı hızlı kurgulu video-art denemeleri ise filme görsel-işitsel bir şıklıktan başka bir şey getirmiyor. Adını İngiltere’deki nesli tükenen bir kelebek cinsinden alan ve pek de yeni bir şey söylemeyen “Burgonya Dükü”nün gereksizce süslendiğini ve fazla tekrara düşerek uzadığını düşünüyorum. Bu arada ben hiç katılmasam da birçok eleştirmenin filmi neredeyse bir başyapıt olarak değerlendirdiğini belirtelim.

        Diğer Yazılar