Son Dakika

Bir yaz hikâyesi

23.02.2018 - 04:11 | Güncelleme:

 

‘En iyi Film’ dahil 4 dalda Oscar’a aday olan, BAFTA’da ‘En iyi Uyarlama Senaryo’ ödülünü kazanan “Beni Adınla Çağır” (Call Me By Your Name), 1983 yazında Kuzey İtalya’da geçen bir aşk hikâyesini anlatıyor. James Ivory’nin André Aciman’ın romanından uyarladığı filmin yönetmeni Luca Guadagnino 

BU filmin gücü sakinliğinden geliyor. İtalyan yönetmen Luca Guadagnino, bizi duygulandırmak, etkilemek için özel bir çaba göstermiyor... Hikâyeyi Elio’nun gözünden anlatsa da duygusal olarak onunla özdeşleştiğimiz pek söylenemez. Usta sinemacı James Ivory’nin senaryosu ise çoğu şeyi göstermekten ziyade hissettirmeyi tercih ediyor.

Aslında her şey, Elio’nun (Timothee Chalemet) Oliver’ın (Armie Hammer) kendine olan güveninden, rahatlığından, canayakınlık ve kayıtsızlık arasında gidip gelen doğallığından rahatsız olmasıyla başlıyor. Oliver evdeki hayata, İtalyan taşrasına, kasabaya hızla uyum sağlayarak Elio’yu şaşırtıyor. İlk bölümde, Elio’nun ergenlik kibrinin içinde sakladığı özgüvensizliği hissetmek zor değil. Aslında Oliver’a duyduğu hayranlık ve kıskançlık arasında yaşadığı “iç savaş”la öylesine meşgul ki, Oliver’ın ilgisini fark etmiyor. Sonuçta 17 yaşında bir yeniyetme. Onun bu “olmamış” hallerinde ilk gençlik sancılarımızı görmek mümkün.

SEVİLMEK VE AŞK…

İlk gençlik aşklarının önündeki engel bazen zaaflarımızı ve korkularımızı, kibrimizle maskeleme çabalarımız değil midir zaten? Elio’nun özgüvenini kazanması için de Marzia’yla yakınlaşması gerekiyor. Aslında aşk için her koşul var. Anlayışlı, özgürlükçü ebeveynler, meraklı gözlerden uzak bir ev ve Kuzey İtalya kırsalının ıssızlıkları... Üstelik mevsim yaz.

Filmin hoş yanı, “yeni yetmelikle gençliği”, daha doğrusu “17 yaşla 24 yaşı” karşı karşıya getirmesi... Hikâyenin özü, Elio’nun Oliver gibi olmaya özenmesiyle Oliver’ın Elio’da kendi masumiyetini, gençliğini görmesinde gizli... Belki tam da bu nedenle Oliver, Elio’nun kendisine “Elio” diye hitap etmesini istiyor... Filmin adı da bunu işaret ediyor. Aşk her ikisi için de birbirlerinde hayran oldukları o hallere, yani özgüven ve masumiyete sahip olma anlamına geliyor. “Beni Adınla Çağır” delice sevmek ya da tutkuyla âşık olmaktan ziyade sevilmenin, aşk nesnesine dönüşmenin keyfi üzerine bir film... Sonuçta ikisi de genç, ikisi de bencil.

OYUNCULUKLAR ÖLÇÜLÜ

Her ikisinde de kendi gençliğinin farklı dönemlerini gören baba (Michael Stuhlbarg), kuşkusuz anahtar bir karakter. Roma heykelleri üzerine konuşurken Oliver’a “arzulama cesareti”nden söz etmesi unutulmamalı. Heykeller sanat ve aşk arasındaki bağın simgesi... Sanat, estetik, edebiyat ve müzik, Oliver ile Elio’yu birbirine bağlayan görünmez bir bağ gibi.

Başta Oscar adayı genç Timothée Chalamet olmak üzere oyunculuklar ölçülü ve sağlam. Taylandlı görüntü yönetmeni Sayombhu Mukdeeprom’un eski usul 35 mm olarak çektiği, “pelikül estetiği”nin kendine özgü “organik görsel doku”sundan faydalanan çalışmasını da unutmamak gerekiyor. Guadagnino-Mukdeeprom ikilisi sıcak, canlı renklerden uzak durup, doğal pastel tonlar üzerine kurmuşlar filmi. Gökyüzü masmavi değil mesela. Renklerin o hafif solukluğu 1980’li yıllardan kalma fotoğrafları da hatırlatıyor. Son olarak, Sufjan Stevens’in “The Mystery of Love” adlı şarkısının filme hüzünle neşe arasında hoş bir hava kattığını da belirtelim.

Filmin Notu: 7

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000