Son Dakika

Korku filmlerinin de “evreni” var

21.09.2018 - 02:16 | Güncelleme:

2013'te  bizde “Korku Seansı” adıyla gösterilen “The Conjuring”, artık bir seriye dönüşmüş durumda. Seri, Conjuring Evreni (The Conjuring Universe) diye de adlandırılıyor. İlk filmin ardından 2014'te “Annabelle”, 2016'da “The Conjuring 2”, 2017'de ise “Annabelle: Creation” adlı filmleri seyrettik. “Dehşetin Yüzü”, bu “evren”den gelen beşinci film.
Seri, başka alemlerden bizin dünyamıza sızmak isteyen kötü güçler üzerine kurulu... Amaçları, insanları ya da Annabelle gibi nesneleri ele geçirmek olarak özetlenebilir. Genelde zayıf inançlı, dindar olmayan kişileri seçerler. İyilerle kötüler arasındaki savaşta inançlı medyumlar ve Katolik Kilise'si ön saflarda yer alır. Ancak kötüler hiçbir zaman tam olarak yenilmez, ortadan yok olmaz. İnancın gücü karşısında geri çekilirler sadece... Bilirsiniz ki iyilikle kötülük arasındaki savaş hiç bitmez ve bu mücadelede insanların daha inançlı olması gerekir... Dolayısıyla, Conjuring serisi alt metinleri itibarıyla belirli ölçülerde dini propaganda içerir. Ama serinin bazı filmlerinde bu alt metinler çok rahatsız edici değildir. Sözgelimi ilk film, özellikle yönetmen James Wan'ın eski usul korku tekniklerini çok başarılı bir biçimde kullanması itibarıyla akılda kalıcıdır. Hikâye ve karakterler ilgi çekici, görsel atmosfer kuşatıcıdır.  “Dehşetin Yüzü” içinse aynı şeyleri söylemek zor...

“Korku Seansı”  ve “Korku Seansı 2”nın gerçek olaylardan yola çıkması, serinin sahicilik çabasının bir ürünüydü. “Dehşetin Yüzü” ise bizi sahicilikten uzak bir korku atmosferine götürüyor. Hikâyeyi serinin önceki filmlerine bağlayan, kötü ruh Valak'ı hatırlatma amacı taşıyan ve kısa planlardan oluşan açılış sahnesini bir yana bırakırsak 1952 yılında Romanya'ya gitmemizle birlikte, serinin önceki 4 filminin dünyasından tümüyle çıkıyoruz. Metruk manastır daha ilk andan Gotik bir resimli romandan çıkmış gibi duruyor, sahici gelmiyor.

Oysa serinin özelliği, korku gerilim unsurlarını sıradan insanların sıradan hayatlarının içinde bulma fikrine dayanır...  Serinin önceki filmleri orta halli insanların evlerinde geçer genelde. Kötü ruhların dolaştığı o sıradan görünümlü evlerde yaşamak zorundadırlar. Romanya'daki ücra manastır ise daha çok maceraperestlere seslenen, sıradan bir insanın adımını atmayacağı bir mekân...
Karakterler aslında ilk başka ilgi çekici duruyorlar. Henüz yeminlerini etmemiş genç rahibe adayı Irene (Taissa Farmiga), onu görür görmez kur yapmaya başlayan Frenchie lakaplı bölge sakini (Jonas Bloquet) ve Şeytan çıkarma olaylarında tecrübeli rahip (Demian Bichir), kendi öyküleri olan bir üçlü olarak çıkıyorlar karşımıza. Ama kötü ruh Valak'ın (Bonnie Aarons) devreye girmesiyle her şey bir korku şovuna dönüşüyor ve karakterler Valak'ın gücü karşısında önemini yitiriyorlar. Tam da burada, Valak'ın aslında “öyküsüz” bir varlık olduğunu söylemek gerek. Diğer bir deyişle, Valak sadece düz kötülük yapıyor. Öyküsüyle, amaçlarıyla filmi şekillendiremiyor. 

Öykü ve senaryo zayıf olunca, yönetmen Corin Hardy'nin filmi çok iyi çekmesinin açıkçası pek önemi kalmıyor. Kaldı ki, önceki filmlerde olduğu gibi öyle unutulmaz, korku gerilim sahneleri olduğu söylenemez. Filmin bütün numarası “rahibe görünümlü kötü ruh” olunca, sahneler ve korku gerilim trükleri birbirini tekrar ediyor. “Acaba rahibe mi, yoksa Valak mı?” diye düşündüğümüz, yüzün karanlıkta kaldığı o kadar çok çekim var ki... Bir korku gerilim filminde hep aynı numarayla korkutma çabası bir senaryo zaafıdır. Özetle, “Dehşetin Yüzü”, her şeyiyle serinin en zayıf halkası... Sadece korku gerilim meraklılarına önerebilirim.
Filmin notu: 5


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300