Son Dakika

2000'li yılların en iyi 15 western filmi

11.02.2019 - 15:39 | Güncelleme:

Western belki eskisi kadar popüler değil ama hâlâ ilgi gören bir film türü... “Sisters Biraderler”in (The Sisters Brothers) gösterime girdiği hafta 2000'li yıllarda çekilen en iyi western filmlerini hatırladım. Modern zamanlarda geçen ama görsel atmosferleri itibarıyla kimilerinin western olarak kabul ettiği “İhtiyarlara Yer Yok” (No Country for Old Men) ya da “Üç Defin” (Three Burials) gibi filmleri listeye almadım. Western filmleriyle aynı dönemde geçseler de türün temel özelliklerini taşımayan “Diriliş” (The Revenant), “Kan Dökülecek” (There Will Be Blood) gibi önemli filmleri de seçkinin dışında tuttum ve sadece “western gibi western”lere odaklandım.

15. The Missing
Yönetmen: Ron Howard
Samuel Jones (Tommy Lee Jones), New Mexico'da yıllar önce terk ettiği evine döner ama pek de hoş karşılanmaz. Karısı ölmüş, kızı Maggie (Cate Blanchett) evlenmiş ve çocukları olmuştur. Maggie, ailesini terk ettiği için babasına karşı öfkelidir, annesinin ölümünden de onu sorumlu tutar. Ama katillerle dolu bir çete, Maggie'nin kızını kaçırınca babasıyla işbirliği yapmaya karar verir. İkisi birlikte kaçıranların izini sürmeye başlar... Thomas Eidson'un romanından filme uyarlanan “The Missing”, gerilim unsurunu ustaca kullanması ve iyi çizilmiş karakterleriyle öne çıkıyor. 

 

14. Appaloosa 2005
Yönetmen: Ed Harris
1882 yılında New Mexico'da Appaloosa adlı küçük bir kasabadayız... Bölgeyi kontrol altında tutmak isteyen toprak sahibi Randal Bragg (Jeremy Irons), iki adamını tutuklamaya gelen kasabanın şerifi ve iki adamını öldürür. Kasabalılar da bunun üzerine, düzeni sağlaması için Virgil Cole (Ed Harris) ve yardımcısı Everett Hitch'i (Viggo Mortensen) tutarlar... Cole ve Hitch, Randal Bragg'a karşı savaş başlatırlar ama genç ve güzel bir dulun (Renee Zellweger) kasabaya gelişiyle işler daha da karışır.  Robert B. Parker'ın seri romanlarından sinemaya uyarlanan film, yıldız oyuncularla dolu kadrosuna rağmen beklenenin altında ilgi görmüştü. Yönetmen Ed Harris, özellikle oyuncu yönetimi sayesinde işin dram kısmını sağlam tutarken western türünün gereklerini yerine getirmeyi ihmal etmemişti.

 

13. The Homesman 2014
Yönetmen: Tommy Lee Jones
2015 yılında İstanbul Film Festivali'nde “Yolcu” adıyla gösterilen film, dünya prömiyerini Cannes Film Festivali'nde yapmış ve Altın Palmiye için yarışmıştı. Film, 1885 yılında Vahşi Batı'dan Amerika'nın doğusuna yapılan bir yolculuğu konu alıyor. Mary Bee Cuddy (Hilary Swank), toplumsal normlara uymadıkları için “deli” olarak kabul edilen üç kadını Nebraska'dan Iowa'ya götürecektir. Bu tehlikeli yolculukta ona işsiz güçsüz bir serseri olan George Biggs (Tommy Lee Jones) eşlik eder... Glendon Swarthout'un romanından sinemaya uyarlanan film, gösterime girdiği yıl Kadın Eleştirmenleri Birliği'nden en iyi ekip oyunculuğu ödülünü kazanmış ve feminist bir western olarak dikkat çekmişti. 

 

12. Sakin Batı'da 2015
(Slow West) Yönetmen: John Maclean
Soylu bir aileden gelen genç Jay (Kodi Smit-McPhee) âşık olduğu kıza (Caren Pistorious) ulaşmak için İskoçya’dan kalkıp tek başına Vahşi Batı’ya gelir. Gözünü kırpmadan adam öldüren sert kovboy Silas (Michael Fassbender), Jay’i himayesine alır. Bu arada ödül avcıları da peşlerindedir... Yönetmen Maclean, film boyunca Jay’in saflığıyla Yeni Dünya’nın acımasız, sert düzenini karşı karşıya getiriyor. Filmin en dikkat çekici özelliği sakin anlatımı ve görüntüleri... Filmi western türünde özellikle son 30 yılda pek alışık olmadığımız canlı ve sıcak renklerle çeken Maclean, 1.66:1 formatının verdiği olanaklarla klasik Amerikan western’ini hatırlatan planlara imza atmış. Sade ve serinkanlı anlatımdan beslenen mizah duygusunu finalde zirveye çıkan kanlı bir şiddetle birleştiriyor.

 

11. Bone Tomahawk 2015
Yönetmen: S. Craig Zahler
Vahşi Batı'nın son günlerinde yaşlı bir şerif ve ekibi, kasabanın doktorunu mağaralarda yaşayan vahşilerin elinden kurtarmak için harekete geçerler... Yönetmen S. Craig Zahler, ABD koşullarında son derece düşük bir bütçeyle (2 milyon doların altında) gerçekleştirdiği ilk filminde Kurt Russell, Patrick Wilson, Matthew Fox, Richard Jenkins ve David Arquette gibi ünlü oyuncuların yer aldığı bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor. Arama hikâyesiyle John Ford'un western klasiği “The Searchers”ı hatırlatan film, son bölümü itibarıyla korku gerilim türünün alanına da giriyor. Kurt Russell'ın şerifi canlandırdığı filmde David Arquette de unutulmaz bir kötü adam portresiyle karşımıza geliyor.

 

10. Sisters Biraderler 2018
(The Sisters Brothers) Yönetmen: Jacques Audiard
“Yeraltı Peygamberi” (Un prophete) ve “Pas ve Kemik” (De rouille et'dos) gibi filmlerinden tanıdığımız Fransız yönetmen Jacques Audiard, Thomas Bidegain'in Türkçe'ye de çevrilen romanından uyarladığı westernde 1850'li yıllarda Vahşi Batı'da geçen bir hikâye anlatıyor. Commodore adlı bir patron için kiralık katil olarak çalışan Sisters biraderler, altın aramayı kolaylaştıran bir formül geliştiren kimyager Warm'un (Riz Ahmed) peşine düşerler...  Ama her zamankinden farklı bir yolculuk olacaktır bu... Ağabey Eli (John C. Reilly), kardeşi Charlie'nin (Joaquin Phoenix) aksine yaptıkları işi sorgulamaya başlar... Eli, yerleşik bir hayatın özlemini çekerken Charlie, öldürmeye devam etmekten yanadır. Audiard, klasik westernin temalarını gerçekçi bir yaklaşımla ele alırken türün bütün beklentilerini yerine getirmesini biliyor.

9. Maskeli Süvari 2013
(The Lone Ranger) Yönetmen: Gore Verbinski
Çağdaş aksiyon sinemasıyla spagetti westernlerin stilize atmosferini bir araya getiren film, politik alt metinleriyle öne çıkıyor. Film, bütün o eğlenceli atmosferine rağmen tren yolunun ve Amerikan uygarlığının Kızılderilileri ezip geçtiği gerçeğini vurgulamayı ihmal etmiyor. Her koşulda yasanın yanında yer almaya yeminli John Reid'in (Armie Hammer) bıçkın bir silahşöre dönüşmesi, Kızılderili topraklarını fetheden kapitalist açgözlülüğe ve devletin merhametsizliğine karşı bir tepki olarak yansıtılıyor... Maskeli Süvari, Kızılderili Tonto (Johnny Depp) ve Komançilerin biraraya gelip, "işadamı görünümlü haydutlar"a destek veren Amerikan askerlerine savaş açmaları hayli manidar... Türün bildiğimiz dekorunu ve renklerini kullanan Gore Verbinski, başta ve sondaki iki tren sahnesiyle seyircisini aksiyona doyuruyor.

 

8. Uzak Ülke 2003
(Open Range) Yönetmen: Kevin Costner
Film, 1882 yılında Montana'da geçiyor. Sürülerini otlatan iki kovboy, Boss Spearman ve Charley Waite, Denton Baxter adlı kötü niyetli bir çiftlik sahibi tarafından tehdit edilince kaçmak yerine mücadele etmeye karar verirler... Lauran Paine'in romanından sinemaya uyarlanan film ağır temposuna karşın başrolde de oynayan yönetmen Kevin Costner'ın gerçekçi tarzıyla ikibinli yılların en iyi westernlerinden biri olarak görülüyor. Gerilim öğesini çok iyi kullanan film, aldığı olumlu eleştirilerin yanı sıra gişede de başarılı olmuştu. Filmde Costner'ın yanı sıra Robert Duvall, Annette Bening ve Michael Gambon gibi isimler de rol alıyor.

7. The Proposition 2005
Yönetmen: John Hillcoat
İngiltere – Avustralya ortak yapımı bu western, 1880 yılında Avustralya'nın kırsal bölgelerinde geçiyor... Polis şefi Stanley (Ray Winstone), Charlie Burns (Guy Pearce) ile çetesini köşeye sıkıştırır ve adamlarının çoğunu kaybeden Burns'e bir teklif sunar... Charlie'ye “Abin Arthur'u (Danny Huston) öldürürsen seni ve kardeşini affederim” der...  Aksi halde, ellerinde tuttukları küçük kardeş Mikey'yi öldüreceğini söylerek Charlie'ye 9 gün süre verir... Arthur, bölgede herkes tarafından psikopat olarak tanınan bir katildir. Mikey ise zihinsel engellidir. Senaryosunu rock yıldızı Nick Cave'in yazdığı film, Avustralya dışında dünyada geniş bir dağıtım ağına girmemiş ama özellikle festivallerde ilgiyle izlenmiş, ABD'de ise DVD satışlarıyla dikkat çekmişti.

6. Vahşiler 2017
(Hostiles) Yönetmen: Scott Cooper
ABD tarihinin kanlı sayfalarından birini açan film, şiddet kullanarak hükmetme zihniyeti ve ırkçılık eleştirisiyle öne çıkan sert, duygusal bir western... Yüzbaşı Joe (Christian Bale), yerlilerle mücadele ederken savaşta birçok arkadaşını kaybeden bir asker... Komutanı tarafından,  Cheyenne şefi ve ailesinin eve dönüş yolculuğunda refakatçi olarak görevlendiriliyor. Yaşanmış olaylardan sinemaya uyarlanan “Vahşiler”, yol boyunca gelişen arkadaşlıkların filmi... Vahşi Komançilerin kendilerinden olmayanlara duydukları akıl dışı nefretle sakin Cheyenne’lerin barışçı, bilge olgunluklarının karşı karşıya gelmesiyle öykünün seyri değişiyor. Filmin anahtar karakteri Rosamund Pike'ın oynadığı Rosalie. Anlatımı ve görsel atmosferiyle sıkı bir western olduğunu belirtelim. Kimin vahşi, kimin medeni olduğu sorusunun cevabı ise seyirciye bırakılıyor.

 

5. 3:10 to Yuma 2007
Yönetmen: James Mangold
1957 yılında gerçekleştirilen ve Elmore Leonard'ın öyküsünden uyarlanan, aynı adlı western klasiğinin yeniden çevrimi... İflasın eşiğinde bir çiftçi olan Dan Evans (Christian Bale), yakalanan çete reisi Ben Wade'i (Russell Crowe) saat 3'ü 10 geçe Yuma'ya giden trene götürme görevine gönüllü olur. Birlikte yola çıkarlar... Ancak olaylar farklı şekilde gelişecek, Evans ve Wade bir noktadan sonra işbirliği yapmak zorunda kalacaklardır... Orijinal filmin altında kalmayan başarılı bir yeniden çevrim. Yönetmen Mangold, western türünün gereklerini yerine getirirken işin dram kısmını çok sağlam tutmasını biliyor. Filmin başarısında başrollerdeki Christian Bale ve Russell Crowe'un büyük payı var.

 

4. Zincirsiz 2012
(Django Unchained) Yönetmen: Quentin Tarantino
Tarantino’nun kendi western fantezisini yaratmasına vesile olan klasik bir intikam öyküsü...  İç Savaş'tan iki yıl önce köleliğin hüküm sürdüğü ABD'nin güney eyaletlerindeyiz... Silahşör köle Django (Jamie Foxx), ödül avcısı Schultz (Christoph Walts) ile birlikte, kaybettiği eşi Broomhilda’yı (Kerry Washington) arıyor. Sonlara doğru Leonardo DiCaprio'nun da “sahneye çıktığı”  ve tüm oyuncuların iyi yazılmış diyalogların keyfini çıkararak oynadığı film, gelmiş geçmiş en kanlı western'lerden biri... Tarantino, western kalıplarının içinde kendi “Tarantinesk” dünyasını kuruyor ve ırkçı, kötü beyazların hepsini öldürerek seyircileri mutlu etmeyi ihmal etmiyor.

 

3. İz Peşinde 2010
(True Grit) Yönetmenler: Joel ve Ethan Coen
John Wayne'e Oscar getiren “True Grit” (1967), Coen'lerin elinde ABD'de son yılların en çok seyirci toplayan westernlerinden biri olmuştu... 14 yaşındaki Mattie (Hailee Steinfeld), belalarla dolu uğursuz erkekler dünyasının ortasına dalıp, babasını öldüren kanun kaçağından intikamını almak ister.  Yardım istediği kişi, mesleğinde uzatmaları oynayan alkolik kanun adamı Rooster Cogburn'dür (Jeff Bridges). Mattie'nin “Sende ‘gerçek cesaret’ (true grit) var” diye gaza getirdiği Cogburn'un tuttuğunu kopartan eski usul kahramanlardan çok farkı yok... Dolayısıyla, klasik bir western seyrediyoruz. Coen’ler westerne bir dekor olarak bakmadan, gerçekçi olmaya çalışarak, gereksiz süsleme yapmadan çekmişler filmi. Görüntü yönetmeni Roger Deakins de, türün klişe manzaralarına, sıkça kullanılan ışıkları ve renklerine pek bulaşmadan, sade ve gerçekçi bir sinematografiyle çıkıyor karşımıza.

 

2. The Ballad of Buster Scruggs
Yönetmenler: Joel ve Ethan Coen
Western deyince aklımıza gelen resimlerin çoğunu içeren “western müzesi” tadında bir film... Altı farklı hikâyeden oluşan film, komediden drama doğru ilerliyor. Coen kardeşler, yaşam mücadelesinin vicdan ve merhameti öldürdüğü, gerçekten de “vahşi” bir Batı tasvir ediyorlar. Klasik Amerikan westerninde hikâyeler, iyiyle kötünün karşıtlığı ve Amerikan değerleri üzerinden şekillenir. Coen'lerin westerninde ise vahşeti dengeleyen pek bir şey yok. Hikâyelerin tümü ölüm, yalnızlık ve şiddet üzerinden şekilleniyor. Daha da önemlisi, iyiler ve kötülerden ziyade sadece ayakta kalma mücadelesi veren insanlar var.  Filmdeki herkes göçebe, evsiz ve arayış içinde... Yerleşik düzene geçmek isteyenlerin hayalleri trajediyle sonuçlanıyor. “The Ballad of Buster Scruggs”, parodiyle gerçekçilik, komediyle trajedi arasında gidip gelen,  karanlık ve eğlenceli bir western...

 

1. Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikasti 2007
(The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford) Yönetmen: Andrew Dominik
1880'li yılların sonlarında ABD'de sistem giderek güçlenmekte ve Vahşi Batı'ya hükmeden çetelerin, silahşörlerin üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Jesse James (Brad Pitt) yeni bir çağın geldiğinin ve hareket kabiliyetinin kısıtlandığının farkındadır.  Jesse James'i idolleştiren, onu kahraman olarak gören Robert Ford (Casey Affleck) bir zamanlar çeteye girmek için çok uğraşmıştır ama şimdi ihanetin eşiğine kadar gelmiştir.. Yeni Zelandalı yönetmen Andrew Dominik, Ron Hansen'in romanından sinemaya uyarladığı filmde, derinlikli karakter analizleri yapıyor ve hiç kimseye kahraman gözüyle bakmıyor. Gerçekçi bir tavırla, kişilerin zaafları ve zayıflıklarını gözlemliyor; ağır tempolu ama lirik bir filme imza atıyor. Filme alternatif ya da revizyonist bir western demek de mümkün...


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300