Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İlklerin YAŞ’ıydı. Toplantı öncesi YAŞ üyelerinin Anıtkabir ziyaretinde ilk kez emir subayları yoktu. Hazin ama gerçek, emir subaylarının çoğu darbe girişiminde yer aldıkları suçlamasıyla tutuklanmıştı; onun yerine YAŞ üyelerini çelik yelekli polis korudu. YAŞ ilk kez Genelkurmay Karargâhı yerine Çankaya Köşkü’nde toplandı. Salonun kapısında ilk kez asker yerine polis nöbet tuttu. 3 gün değil 1 gün sürmesi planlandı ve ilk kez bu kadar kısa bir toplantı oldu, hepi topu 5 saat sürdü. Belki de ilk kez YAŞ öncesi tahminler, kelle lotoları bu denli açığa düştü. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar görevine devam ediyor. Gideceği yönünde spekülasyon yapanlar, hem mağdur hem de şüpheli sıfatıyla ifade verenlerin Akar’ın darbe girişimini durdurmak yönündeki çabalarının anlatıldığı açıklamaları görmezden gelmişlerdi. Akar’dan bir hain çıkarma eğiliminde olanlar olduğu gibi, Akar’ın ihmalini, kadrolara hâkim olamamasını ve saldırıları başlamadan bitirememesini ileri sürerek görevden alınması gerektiğini savunanlar oldu. Tabii Akar’ı darbe girişimine dahil gibi göstermek isteyen bazı kimselerin art niyet içeren yaklaşımlarını da görmezden gelmemek lazım. Zira Akar’ın darbecilerle iş tuttuğu yönünde bir yanılsamanın oluşması, yaşananları “cunta kalkışması” olmaktan çıkarır ve komuta kademesinin en tepesine, oradan da TSK’ya mal eder. Böyle bir algının oluşmasının ise çok yönlü sakıncaları olur ve bunlar maalesef Türkiye’nin sıkışmasından rahatsız olmayacak kesimler için talep edilebilir sakıncalar olabilir.

        Oysa yukarıda “devlet aklı” var, son YAŞ kararlarını hem vefa terfileri hem de keffaret terfileri olarak okumak lazım.

        Cunta kalkışması için “Eşkıyalar” ifadesini kullanan 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar, Genelkurmay 2. Başkanı oluyor. Çünkü İstanbul’da konuşlu 1. Ordu’nun komutanı olan Dündar darbecilerin “Bize katıl” talebini reddetmiş, Erdoğan’a bağlılığını beyan etmişti. 15 Temmuz gecesi canlı yayına bağlanarak darbenin emir-komuta zinciri içinde gerçekleşmediğini söylemesi önemliydi. Çünkü bu hareketi cuntacıların telaşa kapılmasını sağladı, o telaş ki belki de darbenin amacına ulaşmasını engelledi.

        Tıpkı Dündar gibi darbenin gidişatını değiştiren Zekai Aksakallı da tümgenerallikten korgeneralliğe terfi etti. O gece eşi darbecilerin açtığı ateşte yaralanan, duruma en erken uyanan komutanlardandı ve Özel Kuvvetler Karargâhı’nı korumak için canını dişine taktı.

        Darbe girişimi sırasında FETÖ’cü cunta tarafından şehit edilen bir askerin cenazesinde “Türk askeri katil olmaz. Onlar Türk askeri değil, katil” diye tepki gösteren Tümgeneral Osman Erbaş da son YAŞ kararıyla korgeneral olan isimlerden.

        “Hak yerini bulur, ama erken ama geç, illa ki er ya da geç” dedirten ise Balyoz ve askeri casusluk davalarından beraat eden bazı subayların terfi alması oldu. Ercüment Tatlıoğlu, Barbaros Kasar, Bahtiyar Ersay, Sırrı Yılmaz, Yankı Bağcıoğlu, Önder Çelebi, Bülent Olcay, hepsi Balyoz ve Askeri Casusluk gibi PDY tarafından şaibe karıştırılmış davalardan yargılanan ve cezaevinde kalan askerlerdendi.

        Son Yüksek Askeri Şûra’da öne çıkan motivasyon sivil siyaset ile önce kumpas davaları, sonra içinden çıkan darbeci cunta yüzünden itibarı zedelenen asker arasındaki güven ve niyet birliğini temize çekme dürtüsü olmuş. Esasen ihtiyaç da bu, çünkü muhtemeldir ki yeni bir darbe girişimi yaşanmayacak ama saldırılar da bitmeyecek. Çünkü bakın tutuklanan cuntacı askerlerine “Müttefiklerimiz” diyen ses nereden geliyor: ABD Merkezi Kuvvetler (CENTCOM) komutanı Joseph Votel’den.

        Besbelli daha çok iş var.

        Diğer Yazılar