Son Dakika

Mobilya sektöründen bildiriyorum

28.08.2018 - 02:50 | Güncelleme:

Döviz kurlarındaki dalgalanma stabilize olmuş görünüyor. Trump ve Mike Pence’in Brunson krizi üzerinden Türkiye’yi hedef gösterdikleri ve literatüre Türkiye’nin ‘Kara Cuma’ sı diye giren; 1 doların 7 TL’yi aştığını gördüğümüz o günkü hava yok. Sözkonusu dalgalanmanın ve ortaya çıkan avantajsız durumun ‘ekonomik kriz geliyor’ feveranını haklı çıkarmayacağını düşünenler Bodrum’un 9 gün süren bayram tatili süresince nüfusunun nasıl da kalabalıklaştığını örnek gösteriyor.

Kriz beklentisi içinde olmak ve sürekli panik halinde olmak durağan bir ekonomiyi bile zora sokar, doğru. Soğukkanlılıkta fayda var. Ancak herhalde kimse doların 6 TL üzerinde stabilize olmuş olmasından sorunların tamamen geride bırakıldığını düşünmüyor. Düşünmeyi bırakın, küçük ve orta ölçekli işletmeler, üreticiler şimdiden fazlasıyla etkilenmiş durumda. Çünkü üretim kelimesinin ilk harifini söylediği anda ithalatın, dövizle alışverişin sularına girmiş oluyorlar.

2017 yılı verileri ithalattaki artışın, ihracattaki artıştan daha fazla gerçekleşmiş olduğunu ortaya koymuştu. İşin ilginci bu durum, son yılarda ithalata getirilen tarife ve tarife dışı engellere rağmen gerçekleşti.

Nedeni üretim kalemlerimizin pek çoğunun ithal malzemeye dayanması.

Nedeni, iyi bir montaj ülkesi olmamıza rağmen hammadde fakiri bir ülke olmamız.

Düşünün ki, ithalatta; hammadde, yarı mamul madde gibi girdi türü ürünlerin, toplam ithalattaki payı % 85 civarında. Yani bir şey üretip ihraç edebilmemiz ithal edebilmemize bağlı.

Düşünün ki:

Ahşap yonga levha ve türevleri ithal

Tüm plastik malzeme ve eşyalar ithal

Tüm metal malzeme ve eşyalar ithal

Tüm yarı iletken elektronik malzemeler ithal

İTHALAT BAĞIMLILIĞINDAN EN ÇOK ETKİLENEN SEKTÖR

Misal, mobilya sektörünü ele alalım. Türkiye mobilya konusunda oldukça önemli bir çıkış yakalamış durumda. Mobilya demek sadece oturma grubu, konsol ya da dresuarlardan oluşmuyor malum. Özelliği olan ahşap ve metal mobilyalar ve mobilya aksamı (parçaları), MDF plakalar, aliminyum saç levhalar,  yatak grupları da mobilya sektörünün alt grupları. 2016 verilerine göre Türkiye dünya çapında yüzde 1.5 pazar payı ile mobilya ihracatı yapan ülkeler sıralamasında 15’inci sıradaydı. Gelgelelim bir de aynı sektörde ithalat yapan ülkeler sırlaması var. Türkiye o sıralamada 16. Sırada. Yukarıda da dediğimiz gibi, mobilya yapıp ihraç edebilmek için çok sayıda ‘şey’ ithal etmek zorundayız.

En başta mobilyanın ana maddesi, özellikle panel mobilyalar için vazgeçilmez olan MDF plakaları üretebilmek için ihtiyaç duyduğumuz tomrukları ithal ediyoruz. Amerika’dan ve Rusya’dan. Nedeni iklim olarak gösteriliyor. Tomruk elde etmek için kullanılan ağaçlar bu iki ülkede iyi yetişiyor. Hiç değilse bir kısmını ülkemizde yetiştirmeyi denedik mi, şüphem var.

Sadece tomruk değil, aliminyum mobilya aksesuarlarımız da ithal.

Sadece aliminyum değil, yine mobilya için vazgeçilmez olan saç levhalar için gerekli demir hurdası, demir cevheri, bakır hurdası, bakır cevheri gibi materyalleri de ithal. Hurdaları-cevherleri alıp saflaştırarak saç levha yapıyoruz. Bunlar sözkonusu sektörün hammaddeleri olduğu için üreticisine de hammadde üreticisi diyoruz. Ama o hammaddeleri elde etmek için de ithalat yapmak gerekiyor.

SEKTÖR İÇİ İSTİSMAR YILDIRICI HALE GELMİŞ DURUMDA

Ancak sorun orada bitmiyor: Sözkonusu malzemeleri yani saç levhaları, MDF ve yonga levhaları yapan, hammadde üreticisi fabrikalar döviz kurlarını bahane ederek, dalgalanma olsun olmasın zam yapıyorlar, keyfi olarak satışı durdurabiliyorlar. Yani: Ara mamül üreticisi o mamülleri satın alarak nihai şeklini verecek küçük orta ölçekli mobilya üreticisini sürekli olarak istismar ediyor.

Hemen bayram öncesinden, taze bilgi misal… Saç levha satışları, levhalar kısa süre önce zamlanmasına rağmen bayram öncesine tekabül eden dalgalı süreçte tamamen durdu. Sebebi malum: Stokçuluk

Ahşap malzemeler; MDF ve Yonga levhalar için ise fabrikalar ‘bayramdan sonra %20 zamlanacak, ona göre’ mailleri atmışlardı üreticilere. Oysa zaten, bayramdan on gün kadar önce %7 oranında zam yapmışlardı.

Üçüncü hava limanında kullanılmasından dolayı mobilya sektöründe tek başına enflasyon arttırıcı bir materyal haline gelen ‘kompakt laminant’ bir istismar aracı olmuş durumda. Şöyle ki, üç üretici var, üçü de yerli, yıl içinde dört-beş kere zam yaptılar ve buna rağmen avro ile satış yapıyorlar.

Dikkatinizi çekiyorum, dışarı değil, içeri, iç piyasaya avro ile satış. Hem de ‘yerli ve milli hassasiyetlere sahip bütün vatandaşlar kenetlenecek, kriz algısı yaratılmayacak’ döneminde.

Sonuç: küçük orta ölçekli mobilya üreticisinin mecburen ve çok zahmetli olmasına rağmen Çin’e yönelmesi ve dış ticarete bir ‘ithalat’ kalemi daha eklenmesi.

KÜÇÜK-ORTA ÖLÇEKLİ ÜRETİCİ FİRMALAR BU ŞEKİLDE AYAKTA KALAMAZ

Çok merak ediyorum, içinde olduğumuz ‘darboğaz’ serbest piyasa teamüllerini rafa kaldıracak, ‘ekonomik kriz’ diyeni hain ilan etmeyi gerektirecek kadar hassas ise, sözkonusu üç üreticinin iç piyasaya avro ile satış yapması nasıl makul olabiliyor?

Yerli hammadde üreticileri yerli küçük orta işletlemelerini ezen fırsatlar peşinde koşarken nasıl milli olunuyor?

IPhone kırmak, bu marka dışındaki herhangi bir telefonla selfie çekip Türk bayraklı profillerden yayınlamak yetiyor mu?

Sözün özü, küçük orta ölçekli işletmeler, istismarları önleyecek; hasarı, riskleri, yükü paylaştıracak önlemlere ve düzenlemelere ihtiyaç duyuyor. Türkiye’nin ne kadar büyük ve güçlü bir ekonomi olacağı ile ilgili retorikler yüreklendirici olsa da yeterli değil. Zira malum, ‘gelecek’ önemli, lakin herşey ‘şimdi’ oluyor.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 29 Ağustos 2018 Çarşamba 11:22
    Merhaba, Çok güzel ve faydalı bir yazı, tebrikler. Sizden veya ilgili başka bir değerli yazardan; yukarıdaki yazınızdan çok daha büyük ve yıkıcı başka bir kanayan yara olan, Türkiye'deki tüm tekstil işletmelerini etkileyen, Polyester İplik ile ilgili aynı sıkıntıyı da araştırıp paylaşmanızı rica ediyorum. Saygılarımla
  • Misafir 29 Ağustos 2018 Çarşamba 10:11
    levha sektörünün girdileri ve maliyet içindeki payları ne kadar? Bunu da paylaşın biz de bilelim Nihal hanım.
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 12:23
    Super bir yazı
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 12:08
    Çok güzel özetlemişsiniz. Bakanlıklar bu istismarcılara dur demeli, makro zararları ortadan kaldırılmalı.
Kalan karakter : 2000