Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İSTER erkek olsun isterse kadın; ister birey olsun isterse kurum; ister vekil olsun isterse başbakan; salt kendini referans alan bünye, beni ürkütür. Kendisi gibi düşünmeyeni, kendi durduğu yerde durmayanı, belli olaylar karşısında kendisi gibi tepki vermeyeni kriminalize eden, itibarsızlaştıran, yaftalayan beni soğutur.

        Dolayısıyla bir süredir AK Parti iktidarından da soğumuş vaziyetteyim. Lakin eleştiri ya da muhalefet kisvesine bürünmüş derin bir nefret taşımadığım için olsa gerek, çok şükür, eğri oturup doğru konuşma şansını ve Sezar'ın hakkını Sezar'a verme gereksinimini yitirmiş değilim. Öyle yapalım o zaman. Seçimlere çok az kaldı. Hepimiz kimin kazanacağını biliyoruz. O kazanacak. Tayyip Erdoğan. Çünkü halk O'nu seviyor. Ailenin kendisinden çekinilen ama çok değer verilen büyük ağabeyi gibi seviliyor. Dolayısıyla birilerine ananı da al git dediği zaman üslup sorununa, nezaket eksikliğine falan değil, büyüğe yapılan saygısızlığın dozuna bakılıyor. "Beyinsiz" oldukları için değil, kendilerine özgü bir akılla seviyorlar Erdoğan'ı. Çünkü çalışkan. Sekiz yıllık iktidarı boyunca temposu bir an bile düşmedi. Parti de kaçınılmaz biçimde ona bakarak yön tayin ettiği için ister istemez kadrolarda da bariz bir rehavete kapılma gözlemlenmedi.

        Çünkü, sözünü "çoğunlukla" tutuyor. Bir şehre, mahalleye bir şey yapmayı, bir şey getirmeyi söz verdiği zaman yapıyor. "Alt ay sonra buraya açılışa geleceğim, siz de burada olun" diyor ve altı ay sonra o açılışı yapıyor. "Duble" sözcüğünün çağrışımını bile değiştirdi. Daha önce "duble" ne kadar içildiğini ifade ederdi, şimdi ne kadar gidildiğini ifade ediyor. Sadece yol değil, halk 7/24 uçuşta. Hızlı tren hakeza.

        Çünkü IMF ile olan tarihsel ilişkilerin seyrini değiştirdi.

        Çünkü ekonomik büyüme beklenenden bile fazla oldu. Bunu kimi muhalifler gibi "% 4 büyüme hedeflemiş % 9 büyümüşseniz bu bir sorundur" diye mülahaza edecek kadar komik değilseniz, başarı olarak kabul etmek durumundasınız.

        Çünkü sağlık hizmetlerindeki değişim, özel hastane sahiplerinin, doktorların ve eczacıların çanına ot tıkadıysa bile, hizmetlerden faydalananlar, hizmeti sunanlardan çoğunlukta.

        Çünkü konut projeleri aslında küçük ölçeklerde iş tutan müteahhitlere hiç yaramadıysa da, ucuz ve avantajlı koşullarla konforlu konut edinenler çoğunlukta.

        Çünkü halkımız öyle janjanlı kulelerden, gökdelenlerden, kanallardan, projelerden de hoşlanıyor. Uzaktan bakmak için bile olsa; onlara "müreffeh, gelişmiş, ileri" bir ülkede yaşadıkları hissini veriyor bunlar. Batı tipi modernleşmeyi Amerika'dan öğrenmenin yan tesirleri.

        Çünkü "varoş" denilip geçilen, sadece oy istemek için gelinen semtlere insani peyzajlar, parklar, bahçeler AK Parti döneminde geldi. Bayrampaşa'dan Esenler'e varana dek, şehrin çürük dişleri teker teker tedavi edildi/ediliyor. İktidar, oy aldığı muhitlere vefalı davrandı, bu vefa halkın alışık olduğu bir şey de değildi.

        Çünkü tüccar ve sanayici on yılda bir tepelerine dikilen asker dipçiği ile bozulup giden düzenlerine kalıcı olarak kavuştukları hissiyle önlerini rahat görebiliyorlar artık. Orta ölçekli işletmeler Avrupalı firmalardan ortaklık teklifi alır hale geldiyse, bu biraz da darbelerle kesintiye uğrayan ekonomik hayatın yeniden stabilize olmasındandır.

        Çünkü büyük kentlerdeki bir grup azınlığın dışında kimse internet filtrelerinden filan da rahatsız değil. Bilakis onlar, karanlık bir ormanda kurtların/cadıların eline düşecek Hansel ve Gratel'lere yol gösterildiğini, ormana çekidüzen getirildiğini, iyi de olduğunu düşünüyorlar, o filtrelerle.

        Çünkü, özetle, toplumun hizmet temposunu eksiltmeyen, bilakis günden güne devreden bir artış gördüğü iktidara açtığı kredi henüz tükenmedi. Ergenekon'du, askerin tasfiyesiydi, demokrasiydi, yeni statükoydu, değildi meselesi üzerinden de bir % 10 gelir... Sonuçta, O kazanacak.

        Bu durum AK Parti'nin üçüncü iktidar döneminin çok parlak günlere gebe olduğunu mu gösterir?

        Hayır. Sonra ne olacak?

        Görünen köy kılavuz istemez, ama o fasıl da "Ya sonra?" başlığıyla cumaya burada.

        Diğer Yazılar