Meclis’te 4 siyasi parti var. Ciddiyet bakımından AKP ve CHP’yi ön plana alırım.

MHP için söylenenler ve yazılanlar bir kitabı dolduracak kadar nettir. Aslında söylentiler MHP milletvekillerini ve taraftarları için değil, Onun başındaki zat için.

Bunları ben de sizler gibi basından takip ediyorum.

Bu kadar çelişkili ve böylesine yanlış politikanın sonucunda MHP’nin önümüzdeki seçimlerde barajı aşması mümkün olabilir mi...

AKŞENER’E DESTEK

Bilemiyoruz. Şimdi sizlere, bazı köşe yazarlarından esinlendiğim görüşlerin bir kısmını tamamen tarafsız ve objektif ölçülerle ulaştırmaya çalışacağım.

Geçen gün ülkücü bir arkadaşım soruyor: “Acaba bizim genel başkanımız rahatsız mı?”

“Niçin” diye sordum. “Yüzü hiç gülmüyor” dedi.

Bunu bilemem. Ancak şunu söyleyebilirim. Milliyet’te bir arkadaşım, bu konuşulanlardan çok rahatsız olmuş ki, “Ülkücüler siyasi köle değildir” diyerek başlık açmış.

Meral Akşener’i destekleyen İzmirli bir grup var. Akşener’in gezilerine yeniden başladığını ifade ediyorlar.

MHP’li bazı eski ve yeni milletvekillerinin, genel başkanlık yarışında nasıl binlerce delegeyi topladıklarını gördük.

Bu MHP adına sevindirici değil mi...

Bana öyle geliyor ki, eğer mahkemelerimiz etki altında bırakılmazsa ki çok zor, gerek Akşener, gerek MHP’nin kendi bünyesindeki kurullarla partiden uzaklaştırdıkları milletvekili ve diğer üyeler, “demokratik haklarını kullandıkları” mucip sebebiyle yeniden partiye döneceklerdir.

Bu ihtimal olmazsa bile mutlaka yeni adaylar çıkabilecektir.

Kısaca, bu kadar kargaşa içinde MHP’ye oy vermiş milyonlarca insan boş durmayacaktır.

MHP bir şahsın emir ve komutasıyla hareket edecek bir siyasi gelişim değildir.

 MHP, Türk ulusunun vazgeçemeyeceği, demokratik kuralları olan siyasi bir partidir.

Hala içinde çok değerli dostlar ve arkadaşlar vardır.

Hepsi de imanına kadar dürüsttür.

Hepsi de milletini, ülkesini, partisini seven insanlardır. Bakalım bu işin sonu nereye varacak. Göreceğiz...

Hoşça kalın...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!