Dün olduğu gibi, bugün de, İzmir’de hakimler, savcılar ve avukatlar vardır ve var olacaktır. Acaba dün son derece mutlu ve huzurlu olan hakim ve savcılar, bugün geçmişteki arkadaşlarımız kadar mutlu ve huzurlu mu...

Sanmıyorum. Bunun çeşitli sebepleri var. Bunlardan biri de şudur. Geçmişte hakimler ve savcılar için, örneğin İzmir’de göreve başladığında yasal bir garanti vardı. O da yerleştikleri bölgelerden bir suistimal hariç, başka bölgelere rızaları dışında gönderilemezlerdi. Ankara’ya Danıştay’a veya Yargıtay’a gitmeleri hariç. Buna coğrafi bölge garantisi denirdi. Ekseriyeti İzmir’de emekli olur ve İzmir’e yerleşirlerdi.

O zamanlar hakimler ve savcılar için bugünkü gibi oturdukları taşınmazlar yoktu. Kiralık ev tutarlardı. Şimdi hemen hepsinin lojmanı var. Aslında buna mecburiyet de var. Bugün insan hayatı bir serseri kurşunuyla eşdeğerdir. Bunların hem ailelerinin hem de kendilerinin korunması zorunludur.

Bugün hakim ve savcılar için tatsız olan gerçeklerden biri de hiç beklenmedik zamanda, tayin çıkmasıdır. Genelde yetkililer hakim ve savcının okuyan çocuklarının durumunu düşünmezler. Çünkü coğrafi garanti kaldırılmıştır. Oysa bir hakim ve cumhuriyet savcısı, vicdanına, Anayasaya ve yasalara göre, Türk Milleti adına karar veren farklı insanlardır. Hakim ve savcıları bekleyen üçüncü olasılık da beklenen ya da beklenmeyen zamanda emekli olmalarıdır.

Emeklilikte hem aldıkları maaş ve yasalarla kendilerine verilen haklardan yoksun bırakılırlar. Hem de emekli maaşları ile normal çalışmaları esnasında oldukça büyük farklar vardır. Üstelik lojmanı bırakmak ve kira ile ev tutmak zorunda olduğu için farklı bir yıkım olmaktadır. Gerçi yaşım müsait değil ama... Olsa da bana Türkiye’de en yüksek hakimliklerden birini teklif etseler bile... Dönüp bakmam.

GELELİM AVUKATLARA

Her geçen gün avukatlar ordusunun çoğaldığını görüyoruz. Bunlar nasıl geçiniyorlar... Bilen yok. Avukatlık aslında çok onurlu bir meslektir. Bu nedenle Barolar önem ve onur kazanır.

Ancak, son İzmir Barosu seçimlerinde gördüğümüz gibi, avukatlık kanunun değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin baro seçimlerinde beş kişi başkanlık için yarıştı. Bu beş adayın aldıkları oy seçilen baro başkanı ve yönetim kurulundan çok daha fazla. Kanun değişmeli. En çok oy alan iki aday arasında 15 gün sonra tekrar seçim olmalı. Yoksa, bugünkü avukatlık kanununa göre en çok oy alan baro başkanı ve yönetici seçilen şimdiki gençlere bir diyeceğim yok. Tekrar söylüyorum. Hayırlı olsun.

Ancak Baro Başkanımızdan bir ricam var. Bugün hakimlere saat 9- 9.10- 9.20- 9.30- 9.40 gibi saatlere duruşma koyuyorlar. Ve çoğunlukla kendileri o saatlerde adliyeye dahi gelmiyorlar.

Eskiden bizim böyle şikayetlerimiz olduğunda baro başkanımız başsavcıya çıkar ve sorunu çözerdi.

Evet, hakim ve savcıların içinde FETÖ’den emir alarak işlem yaptıkları söylenen ve açığa alınan 3.300 hakim ve savcının bulunduğunu, önemli kısmının da istinafa ayrıldığını biliyoruz. Sayın Başsavcı, Sayın Baro Başkanı, sorunu çözün, hakimlerle konuşun sabah 9.30 da gelen hakim ve savcılar önce sabah kahvesini içmeden ve saat 10’da bazen 10.30 da ancak duruşmaya çıkabiliyor. Buna son verilmeli. Avukatlar kimsenin kölesi değildir. Bu böyle biline...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!