Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yıllardan beri, mensubu olmakla onur duyduğum Ege Orman Vakfı hakkında bu köşede çeşitli yazılarım, okurlarımın dikkatinden kaçmamıştır. İki aylık dinlencem esnasında artan orman yangınlarından benim gibi ruhları kararan okurlarım ve arkadaşlarım...

        “Şu dinlenmeyi bırak. Görmüyor musun? Ülke yanıyor. Ormanlarımız tükeniyor. İçimiz karardı. Senin söyleyecek bir şeyin yok mu? Suskunluğu bırak...” diye çeşitli uyarılar alıyordum. Aslında, suskunluk yok. Benim de sizler gibi içim yanıyor. Ormanlar yanarken ağaçların ağladıklarını, yüzlerce çeşit hayvanların nasıl kaçıştıklarını görerek çok defa hüngür hüngür ağladığım olmuştur. Ama yapabileceğim bu kadar...

        Son Bodrum yangınında vatandaşlarımızın televizyon kanallarında anlattıkları içimi sızlattı. Vatandaş bağırıyor “Yangın dört ayrı noktada birden başladı. Bu kesinlikle sabotaj” diyor.

        Bir yangın şu veya bu sebepten çıkmış olabilir. Ama dört yandan birden yangın çıkarsa bunun adı ihmal olamaz. Vicdansızların yaptığı kasıtlı hareketlerdir.

        Doğrusunu isterseniz ben de televizyondaki yurttaşımız gibi aynı kanaatteyim.

        Aslında bir veya birçok ağacın yanması, bir ormanın kül olması trafik kazalarında bir ailenin yok olması ile eş değer tutabilir miyiz... Bu, herkes için farklı yorumlanabilir...

        BİR ORMAN YANGINININ

        YARGIDAKİ SEYİR DEFTERİ

        BİRİNCİ ETAP: 29.06.2012 tarihinde 14.35’de bildirilen yangın olayı ile ilgili raporda; yangın olduğu, doğru adres İzmir-Çeşme otobanı Çeşme istikameti Zeytinler kavşağına 2 kilometre kala Urla olarak belirtilmektedir. “Olay yerine vardığımda otoban kenarında otluk ve makilik alanın alevli ve dumanlı şekilde yanmakta olduğu görüldü” şeklinde rapor edilen yangın raporunda; yangın çıkış nedeni olarak “otoban üzerine çalışma yapan ekibin otoban refüjlerini kesmek amacıyla kullandığı taşlama makinesinden çıkan kıvılcımların kuru otların üzerine düşerek tutuşturması, şiddetli rüzgarın etkisiyle makilik alana sirayeti neticesinde çıktığı kanaatine varılmıştır” şeklinde kayıt bulunmaktadır.

        İKİNCİ ETAP: Sanıklar S.M, K.M.K, Ö.Ö. “Yüklenici, iş yerinde gerek kullandığı malzeme, araç ve gereç, gerekse yolu kullananların yaratabilecekleri her tülü tehlikeyi göz önünde tutarak; hem kendi hem de idare personelinin ve/veya üçüncü kişilerin her hangi bir tehlikeye maruz kalmaması için gereken her türlü önlemi almakla yükümlüdür. Çalışmalar süresince meydana gelebilecek her türlü kazadan yüklenici sorumludur.”

        ÜÇÜNCÜ ETAP: Sorumluluk. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar.

        DÖRDÜNCÜ ETAP: Yangın söndürme masraflarının hesabı. Dosyada mevcut “Urla Orman İşletme Şefliği Orman Yangınlarına Ait Yangın Zarar Hesabı” raporunda belirtilen (akaryakıt, helikopter, uçak, arazöz, dozer, treyler, su tankeri, ilk müdahale, işçi ve iaşe gideri olmak üzere toplam olarak 236.326.70 lira tutarındaki yangın söndürme masraflarının tamamı belgelere ve birim fiyatlara göre hesaplanmış gerçek masraflar olduğundan aynen alınmıştır.

        Toplam Tazminat Miktarı:

        a-Gerçek zarar (yanan fidan) bedeli 5.638.30 lira

        b-Ağaçlandırma masrafı 393.102.40 lira

        c-Yangın söndürme masrafı 236.326.70 lira

        TOPLAM: 635.067.40 lira

        Bu Ege Orman Vakfı’nın Çeşme yolu üzerinde dikim yaptığı alanda, Türkiye genelindeki yangınlara kıyasla oldukça küçük bir yangının bilançosu.

        Birde lütfen düşünün, Orman Bankalığı’nın açıkladığı gibi, bu yıl 8 bin orman yangının baliğ olduğu milli servet kaybının hesabını çıkarabilir misiniz... Çok zor...

        Bu raporları hazırlayan İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Mak. Müh. Mevlüt Öztütüncü, Kadastro Teknikeri Meltem Danacı ve Orman Yüksek Mühendisi A. Hulusi Aksarı’ya yürekten teşekkürlerimizi sunuyor, kutluyorum.

        Diğer Yazılar