Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        'Suyu arayan adam'ın öyküsü Hint felsefesinde önemli bir yer tutar:

        "Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı. Suyu bulamadı. On kulaç, on beş kulaç kazdı, gene suyu bulamadı. Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı. Yeise düştü, gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti. Fakat bir ses ona, 'Daha derinlere in, daha derinlere!' dedi. Daha derinlere indi ve suyu buldu."

        Bana göre işte yıllar önce Hintli düşünürün yılmayan, vazgeçmeyen, sabırla çalışanlar için anlattığı "Suyu arayan adam" öyküsünün bugünkü kahramanı Andy Murray.

        Başarılı bir tenisçiydi, dünya sıralamasında 4.lüğe kadar yükseliyordu. Çeyrek finaller oynuyor, yarı finaller oynuyor, finallere kalıyordu. Ama bir türlü Grand Slam kazanamıyordu.

        1987 Dunblane doğumlu Murray'e İskoç halkı şöyle sesleniyordu: "Andy, sen bir İskoçsun, sende İskoç kanı var, biraz daha cesaretli olmalısın!"

        Onlar Andy'den tarihlerinde özgür İskoçya'yı yaratan ve filmlere konu olan bir Cesur Yürek (Brave Heart) William Wallece olmasını bekliyorlardı.

        Andy her maçına bu baskı altında çıkıyordu. Zaman zaman yılgınlığa düşmüyor da değildi. Gel gör ki, aynı zamanda bir tenis eğitmeni olan annesi, sevgilisi ve tüm İskoç halkı "daha derinlere in, daha derinlere" demekten vazgeçmediler. Daha önce birçok kez en derine inerek hedefine ulaşan efsane bir eski tenisçi Ivan Lendl'ın rehberliğine sığındı. Bir şövalye mücadelesini andıran, unutulmaz Wimbledon final maçında kaybettiğinde bile Roger Federer rakibinin suyu bulmaya yaklaştığını söylüyordu. Nitekim önce Londra Olimpiyatları'nda altın madalya, ardından Novak Djokoviç ile nefis bir mücadelenin sonunda daha derinlere indi ve suyu buldu: Amerika Açık Şampiyonluğu...

        Murray sahada bu mücadeleyi verirken ekranlar da bir başka ünlü İskoç Sean Connery'yi gösteriyordu. Sir Alex Ferguson da tribünlerdeydi. İşte İskoç dayanışması bu olsa gerek.

        Turkcell'in tenisi

        Ülkemizde tenisin gelişmesi için suyu aramaya soyunmuş birileri de var. Bunların en başında da Turkcell geliyor. Turkcell, hafta sonu 'Liderler Teniste Buluşuyor' turnuvasında iş dünyasının önde gelenleri ile tenis dünyasının önemli isimlerini ve başarılı genç yetenekleri buluşturdu. Medyadan da Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, tenisçi kızıyla oradaydı. Demirören Grubu'nun işletmeciliğini yaptığı Kemer Golf & Country'nin nefis ortamında harika kortlar arasında gerçekten tüm detaylar profesyonel bir anlayış ve zarafetle düzenlenmişti. Ev sahibi Süreyya Ciliv, Koray Öztürkler ve işletmenin sahibi Erdoğan Demirören de tüm misafirlerle yakından ilgilendi.

        Günün en büyük sürprizi ise benim tenisin Tanjeviç'i olarak adlandırdığım Louis Bruguera ve onun iki Roland Garros kazanan oğlu Sergi Bruguera'nın hemen hemen herkesle tenis oynamaya çalışmasıydı. Hatta Sergi, Altaylı'nın kızı ve benim oğluma 20'şer dakikalık bir tenis chek-up'ı yaptı. Sahada duruşlarından, vuruşlarına kadar izlenimlerini ve eleştirilerini bizlerle paylaştılar.

        Yıllardır Türk tenisinin bir yerlere gelmesi için çalışan suyu aramak için yola çıkmış Marsel İlhan, Haluk Akkoyun ve genç yeteneklerimiz Melis Sezer ve Başak Eraydın da oradaydı.

        Bakalım isminde Türk yazan bir Türk şirketinin bu çabaları ileride bizim de 'işte Türk kanı' diyebileceğimiz birini çıkarabilecek mi? İskoç dayanışmasının benzerleri ülkemizde de yaşanabilecek mi?

        Diğer Yazılar