Son Dakika

Risk altındaki akademisyen

19.02.2018 - 03:55 | Güncelleme:

 

MURAT Belge’nin kapağı Oxford’a atmasına şaşıranlardan değilim. Bir zamanlar en yakın arkadaşı Can Yücel’in bir şiirinde bahsettiği gibi “Belgeli Murat, iyi İngilizce bilir” ne de olsa. Şaşırdığım, Oxford’un çevirmenliğiyle ünlü Belge’den nasıl faydalanacağı. Zira akademik kariyerinde Belge’nin düşünce hayatına katkısı Batı’da gördüğünü alıp aynen Doğu’ya uyarlamaktan ibaretti.

Orijinal bir teori üretmektense dünya solundaki kimi tartışmaların Türkiye’ye “çevrilmesinden” ibaret olan bu sosyalist hareket bu yüzden belki de hep yanıldı, hep yanılttı.

Murat Belge’nin bu topraklarda kendiyle özdeşleşen sivil toplumculuk kavramı onu kısa sürede FETÖ’nün kucağına itti. Sivil toplumculuğun tam zıddı, şeffaflıktan uzak karanlık bir yapının toplumsal diyalog için bir taraf olabileceğinde ısrar edildi. İlginçtir, Atatürk karşıtı Murat Belge’yle bir zamanların ekran Atatürkçüsü Toktamış Ateş’i aynı eksende buluşturan da bu Cemaat deseni oldu. 90’larda Bilgi Üniversitesi çatısı altında buluşan bu iki popüler akademisyenden biri Fethullah Gülen’in elini tutarak kameraların karşısına geçti, diğeri kuş sütünün eksik olduğu mumbar dolmalı ramazan sofrasına oturdu.

AYNI TAKTİK

15 Temmuz’dan sonra darmadağın olan Türk liberal ideolojisinin bir çıkış yolu araması kaçınılmazdı. Ahmet Altan bir kahramanlık masalı peşinde sisteme meydan okuyor ve bundan keyif alıyor. Murat Belge ise bu liberal tiyatroda “sürgündeki aydın” rolünü oynamaya hazırlanıyor.

Belge’nin yurtdışına taşınma ihtimaline karşı liberal çevrelerden gelen savunmalar “Risk Altındaki Akademisyenler” programının teknik bir ayrıntı olduğu yönünde. Oxford ona iş teklif etmiş, ama işe alabilmek için de bu programı kolaylık olsun diye önermiş.

Elif Şafak da yurtdışına zamanında Murat Belge’nin referansıyla kapağı atmıştı. FETÖ operasyonlarının doruk noktasında, 2011 yılında Mehmet Altan’a New York Üniversitesi’nde bir “burs” ayarlamaya çalıştığını bana bizzat söyleyen de CHP’nin ve Hürriyet’in çoktandır yere göğe koyamadığı Selçuk Şirin’di. (Sahi özellikle arayıp mı buluyorlar parlatılacak isimleri? Neyse.)

Kısacası bu bir taktik ve Türk liberalleri nasıl faydalanması gerektiğini çok iyi biliyor. Yavuz Baydar kapağı Harvard’a, Cengiz Çandar da Stockholm’e atarken Murat Belge mi geri kalacak? Bir TED konuşması yapmazsa gönlüm kalır.

Öte yandan, bürokratik süreci hafifletmek için bulunan bu çözümle birlikte Belge’nin gerçekten de risk altında olduğunu iddia eden müritleri var. Birikim’de hemen Belge’yi savunan bir yazı çıktı mesela. Bir başkası “Belge’nin aldığı ölüm tehditleri nedeniyle kendi isteği hilafına 2006’dan beri ve halen koruma ile dolaşmak zorunda olduğunu belirtelim” diyor. Türkiye geleneksel olarak aydınına iyi davranan bir ülke değil; bir Orhan Pamuk kadar tanınır olmayan Belge’nin de kendi isteğiyle korumayla dolaşması elbette hakkıdır.

HEP MAĞDUR

Ama şaşırdığım liberal ideologların her dönem kendilerinden mağdur yaratma ustalıkları.

Ben mi yanlış hatırlıyorum? Belge’nin koruma talep ettiği 2006’dan beri gerçekten mağdur olanlar, abartılı sürelerle zindanlara tıkılanlar Belge ve arkadaşları değil...

Belge bütün bu süreçleri alkışlıyor, Altanlar’la birlikte FETÖ kumpaslarının ideolojik altyapısını hazırlıyordu. Belge’yi koruyan da sadece FETÖ’nün polisi değildi.

Murat Belge’nin şimdi tepki görmesi yıllardır süre gelen bu mağduriyet tiyatrosunun artık seyirci bulamamasından kaynaklanıyor. Aynı temsil farklı oyuncular tarafından defalarca sergilenince izleyicide kabak tadı bıraktı, inandırıcılığını yitirdi.

Merak ettiğim Murat Belge’nin Oxford’a gidince ne yapacağı değil, bir gün Türkiye’ye geri döndüğünde bu sefer hangi yeni “çeviri” fikirleri bize pazarlamaya çalışacağı, mayanın bir kez daha tutup tutmayacağı.

*********** 

BİR MİLYON DOLAR NASIL HARCANIR?

BAZEN Noel Baba’ya ihtiyaç vardır ve Drake bu rolü oynamaya niyetli. Geçen hafta Miami’de ortalığa para saçtığı haberleri geliyordu. Süpermarkette herkesin alışverişini ödemiş, üniversiteye bağışta bulunmuş, alışveriş merkezinde insanların poşetlerini doldurmuş...

Meğerse “God’s Plan” isimli yeni şarkısının video klibiymiş.

Yaklaşık bir milyon dolara abartılı bir video çekmek yerine parayı böyle harcadı hip-hop çağının RobinHood’u.

ÇOK SAMİMİ

Drake’te onu karikatüre dönüştüren ama aynı zamanda samimi kılan bir şeytan tüyü var. Ne olur, bu videoyu izleyin. Bu samimiyet insanların kısa süre de olsa hayatını değiştirecek bir muziplik. Keşke bütün promosyonlar bu kadar güzel olsa. Ne yalan söyleyeyim, bir anne-oğula para destesini verirken duygulandım.

***********  

YABANCI SERMAYE VE DEMOKRASİ

ÇOKTANDIR muhalif çevrelerin diline doladığı bir iddia var: Türkiye’de demokrasi ve insan hakları olmadığı için yabancı sermaye gelmiyormuş. Çin’de, Rusya’da da demokrasi yok ama dünyanın bütün devleri o pazarı fethetmek için elinden gelen ne varsa yapıyor.

Boeing yıllardır Rus pazarında ve 27 milyar dolarlık yatırım yaptı. Ford ise tam 13 yıldır faaliyet gösteriyor. PepsiCo, Procter&Gamble, McDonald’s, GM, Johnson&Johnson, General Electric, Morgan Stanley ülkede yatırımı olan başka devler.

2014 yılında teknoloji firmaları Çin’e girmek için yarış halindeydi. Tesla marka arabalar satılmaya başlanmıştı mesela.

ÇİN’DEN KAÇIŞ

Geçen sene ise yabancı sermaye Çin’den çıkmaya başladı. Best Buy, Marks&Spencer, L’Oreal, Microsoft gibi firmalar yavaş yavaş bu pazarı terk etti.

Nedeni insan hakları ve demokrasiye olan duyarlılıkları mı? Hayır, Çin’de vergilerin artması, işgücünün pahalanması, başka ülkelerde rekabetin artması.

Sermayenin konuştuğu tek dil para. İnsan hakları ihlalleri veya demokrasi dev şirketlerin hiç umurunda olmadı, olmaz. Para kazanacaklarsa girerler, çıkarları bittiği anda da ülkeyi terk ederler. Türk pazarına girmeyi düşünen firmaları da tereddüde sürükleyen demokrasimiz değil, yüksek faiz oranları.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 20 Şubat 2018 Salı 09:22
    Derin bilgi derin analiz...sarsıldım!
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 16:45
    oray eğin her zaman en iyisini bilir, bunu anlamadınız mı. genç murat bardakçı kendisi.
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 15:10
    Turkiyedeki yuksek faiz yabanci firmalari neden tereddude suruklesin? Bunu izah edermisiniz?
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 13:35
    yabancı sermaye belki demokrasi ve insan haklarını önemsemiyotçr doğru ama “state of law” önemsiyor. Kuralın hergün değiştiği ülkede faaliyette bulunmak tercih etmiyor. ülkeyi öngörülebilir bulmuyor. aynen cebinde parası olan yerlilerin yarın ne olacağı belli olmayan bu piyasada yatırım yapmak yerine nakitte kalmayı tercih etmeleri gibi.
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 13:34
    Yabancı dergilerde okuduklarını kendin yazmış gibi yapan sen olunca başkasının ne yaptığı yazman bizi ilgilendirmiyor mesela spor giyimle alakaĺı yazın
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 10:59
    pardon ama siz ne zaman ve neden ABD ye gittiniz.
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 15:06
    Evet ben de merak ediyorum
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 10:49
    Demokrasi öncelikleri değil elbette, ancak öngörülebilir hukuk ve ticari altyapı kritik. TL faizle de ilgilenmezler ve kurun istikrarlı olmasıyla çok ilgilenirler.
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 10:00
    Süper analizler... lütfen ekonomi konularinda da arastirmalar ve 20-25 yillik cok uzun vadeli analizler yapin ... endüstri 4.0 akabinde issizlik ve dijital para ve para-güc (plutokrati) ve daha niceleri konusunda söyleyeceklerinizi merak ediyoruz
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 08:11
    Objektif yorumunuza hayran oldum.Her konuda devamını diliyorum.
Kalan karakter : 2000