Son Dakika

Yabancı basın bunu neden yapıyor

12.07.2018 - 02:35 | Güncelleme:

 

Ekonominin başına gelen Berat Albayrak’ın ne yapacağını bilmiyorum, sadece iyi bir şeyler yapmasını ve hepimizin refah seviyesini yeniden yükseltmesini umuyorum. Ama yabancı basının ağız birliği etmişçesine Albayrak daha göreve başlamadan kıyamet senaryoları yazmasının nedenini çok iyi biliyorum. Batılı gazeteler, kendi devletlerinin de çıkarlarını gözetmek adına sınırsız basın özgürlüğü adı altında hep belli bir şablonla hareket ederler aslında. Başkan Erdoğan’ın ekonomi analistlerini ve dış basını yanıltarak ekonomiyi beklenmedik (ama kendisinin tam güvenini sağlamış) bir isme teslim etmesi ezberlerini bozdu. İstedikleri, IMF denetiminde, kendi kendine hareket etme kapasitesi uluslararası kuruluşlarca kısıtlanan bir Türkiye olmasıydı. Erdoğan bu beklentiyi bozdu. Aslında teslim olmayarak bile bile risk aldı.

O yüzden daha ilk dakikalardan “Yabancı yatırımcı artık asla Türkiye’ye gelmez” ya da “Türk parası değer kaybetmeye devam eder” havasını yaratacak haberler yapılmaya başlandı. Pazartesi gecesi kabinenin açıklanmasından kısa süre sonra yapılan haber ve analizlerin hızı ancak metin önceden yazılmış ve boşluklar isimlerle doldurulmuşsa mümkün olabilirdi. Sanırım kendi çıkarlarına göre bir olumlu, bir de olumsuz haber hazırlayıp gelişmelere göre yayına sürmüşler.

İŞLERİNE GELENİ GÖRÜYORLAR

Zaten çok uzun zamandır Batılı gazetecilerin Türkiye’ye yönelik tavrı da böylesi kolonyalist bir yaklaşımdan ibaret. Gördüklerini değil, görmek istediklerini yazıyorlar. Övgüleri de yergileri de abartılı ama daha acısı çoğu zaman Türkiye’nin kendi gerçeklikleriyle pek uyumlu değil.

Bunu bizzat yaşadığım için biliyorum. FETÖ tehlikesinin yeni yeni anlaşılmaya başlandığı ve kumpasla gazetecilerin hapse atılmasının zirveye ulaştığı 2011 yılında dış basına “İmam’ın ordusu”nun Türkiye üzerinde yarattığı terörü anlatmak istiyordum. Dünyanın büyük gazetelerinin dış haberler editörlerinin ise duymak istediği farklıydı. Onlar için Türkiye bölgenin yükselen yıldızıydı ve ABD çıkışlı Ilımlı İslam projesinin hayata gerçekleşeceği “model ülke”ydi. Arap Baharı’yla bölgenin yeniden şekilleneceği umudu vardı, Batı da kendisine ekonomik olarak bağımlı ama demokrasinin pek de ön planda olmadığı Ortadoğu ülkesi modeline sıcak bakıyordu. Devletin kritik kademelerine sızmış bir gizli örgütü dinlemek istemiyorlardı. Türkiye’de yaşayan ve ülkeyi gerçekten kavrayan bir-iki gazeteci (Claire Berlinski, Gareth Jenkins) dışında FETÖ tehdidini anlamıyorlardı, çok karmaşık geliyordu.

Zaten uzun yıllar Türkiye’de ve dünyada algı operasyonu FETÖ’nün tekelindeydi. Bu isimlerin sözlerine kutsal yazıt muamelesi yapan muhabirler de alternatif bir bakışı duymayı tercih etmez, kendilerini zorlamak istemez. Bu haberlerin manipülatif etkilerinin olduğunu piyasanın verdiği ani tepkilerden de anlamak mümkün. Henüz hiç denenmemiş bir yönetime tamamen temenni ve varsayıma dayanarak dış piyasaların sert tepki vermesinin başka açıklaması yok. Dış basında çıkan haber ve yorumlar algıyı yönlendiriyor sonuçta.

DEVLETİNİN ÇIKARINI KORUYAN GAZETE

Aslında yanıtı çok da uzakta aramamak, gazetelerin işleyişinin aşağı-yukarı dünyanın her yerinde aynı olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Bakın, önceki gün T24’e konuşan Hürriyet yazarı Mehmet Y. Yılmaz kendi gazetesini nasıl tarif ediyor:

“Hürriyet bir halk gazetesi olarak Türkiye’nin genel hassasiyetlerine uygun yayın yapar. Bu genel hassasiyetleri belirleyen şey de cumhuriyeti kuran kurucu irade ve devlettir. O yüzden Hürriyet her zaman devletin yanındadır. ‘Türkiye Türklerindir,’ ‘Kıbrıs terk edilemez’ gibi temel politikaları vardır Türk devletinin. Hürriyet, herkese hitap etmeye çalıştığı için onun içinde kalır.”

Başka ülkelerin de kendi “devlet gazeteleri” yok mu?

İşte o ülkeler de Türkiye’nin kendi ayaklarının üstünde durmasını, ekonomik bağımsızlığını istemiyor. Bir yandan ekonomiyi toparlamaya çalışacak yeni yönetim diğer yandan da enerjisini dış etkileri savurmakla uğraşacak.

*********** 

SÖZLERİM SANSÜRLENECEK, BİLİYORUM

Önceki gün bir yabancı gazeteci yeni kabineyle ilgili görüşlerimi sordu.

Şaşırdım, çünkü normalde Türkiye temsilcilerinin fihristlerinde adım yer almaz benim. Onları ağırlamam, konsolosluk partilerinde onlarla “network” yapmam.

Türkiye’de yabancı dil konuşan, dış basına yazı yazan, ABD’de bir üniversitede ders veren bir gazeteci olmama rağmen yabancı muhabirler beni pek aramaz.

Çünkü hep onların duymak istediklerinin aksini söylerim…

Onlar 2000’lerde FETÖ’yü ve okullarını yere göğe sığdıramazken ben yurtdışındaki polisleri deşifre ediyor, örgütün karanlık yüzünü tutuklanma pahasına yazıyordum.

Şimdi de bana “Ekonomiyi Berat Albayrak’a emanet etti, bu bir felaket senaryosu değil mi” diye sorduklarında istemedikleri yanıtı verdim.

VERDİĞİM DEMEÇ İŞLERİNE GELMEDİ

“Ya başarılı olursa” dedim… “O zaman ne diyeceksiniz? Çünkü genelde Batı basını her zaman yanılmasıyla meşhurdur dedim… Eskiden nasıl abartılı övgülerle yaklaşıyorsanız Türkiye’ye şimdi de abartılı bir düşmanlık besliyorsunuz. Batı hem Türkiye’yi her fırsatta dışlıyor, hem de sanki Türkiye’yi umursuyormuş gibi yalancı bir hava içinde. Bu iki yüzlü tavır yüzünden de halk arasında Avrupa Birliği’ne girmek isteyenlerin oranı azaldı, ABD bir düşman gibi görülmeye başlandı ve genel olarak Türkiye içine kapandı.”

Devam ettim… “Ben biraz şans verilmesinden yanayım, başarılı olursa Türkiye yeniden yükselen ekonomisiyle yıldız ülke olur, biz refah içinde yaşarız, yabancı basın da Türkiye’deki kimi aksaklıkları eskiden olduğu gibi görmezden gelir ve ülkemizi övmeye devam eder.”

Bu sözlerimin yayınlanmayacağını biliyorum.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 14:37
    Tebrik Ederim kalemine sağlık yerli ve milli ekonomi bakanımız hayırlı olsun inşallah
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 13:45
    Ben
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 13:44
    Yazmaya lütfen devam edin,sizin yeni yazınz yoksa ben eksik hissediyorum. Ben kelaynak,nesli tükenmiş! “diyorlar” Benim düşündüklerimi siz çok güzel yazıyorsunuz... Perinaz Sikahyürekli
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 13:13
    6 yıldır iç savaşta olan bir ülkeden patates aldık. Neyin başarısı bu?
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 12:21
    bravo dogru bır tesbıt
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 12:13
    Yabancı basının bizi tam olarak anlayabileceğini sanmıyorum.Yerel basın bile anlamakta güçlük çekiyor.:smile:
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 10:57
    Çok objektif olmuş ..
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 10:02
    YILLARDIR AYNI ŞEYİ YAPIYORLAR.
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 09:04
    FETÖ örgütü nasıl bu kadar palazlandı acaba
  • Misafir 12 Temmuz 2018 Perşembe 12:06
    Dış güçler retoriği.. Dünya tüm derdini bırakmış bizimle uğraşıyor zaten.. Yahu evsahibi de biraz suçlu değil mi? Kapını kilitleyeydin.
  • Misafir 13 Temmuz 2018 Cuma 11:26
    "Tüm derdini bırakmış bizimle uğraşıyor" ifadesi anlamsız ve yersiz olmuş.
  • Misafir 12 Temmuz 2018 Perşembe 11:16
    Refah içinde yaşamak için aldığından fazlasını satmak gerekiyor. Biz bu işi ancak teknoloji ihraç ederek yapabiliriz. Hani teknoloji eğitimi veren okullar nerede? Bu işin planı programı nerede?
  • Misafir 12 Temmuz 2018 Perşembe 11:06
    Harika değerlendirmeler. Yabancı basın her şeyi işine geldikleri gibi bilirler.
  • Misafir 12 Temmuz 2018 Perşembe 11:04
    Harikasın,güzel değerlendiriyorsun.
  • Misafir 12 Temmuz 2018 Perşembe 09:41
    Evet aynen katılıyorum
  • Misafir 12 Temmuz 2018 Perşembe 09:15
    ​Şu yazdığınızın onda birini işine gelmediği için yazmayan/yazamayan Türk gazetecilerin varlığı da başka bir sorun!! Güzel tespitler...
  • Misafir 12 Temmuz 2018 Perşembe 09:11
    Oray bey, bu yorumları okuyormusunuz bilmiyorum ama, Serdar beyin bugünki yazısı ile aynı ruh durumunda bir yazı kaleme almışsınız.:slight_smile:
Kalan karakter : 2000