Son Dakika

İşleyişi tartışmaya açan kaybetti demektir

05.10.2018 - 02:01 | Güncelleme:

 

Washington’da yaygın olarak bilinen bir laf zaten iyice kutuplaşan ABD’de yaşanan kavganın akıbetini özetliyor: “İşleyişi tartışmaya başladıysanız kaybettiniz demektir.” Anayasa Mahkemesi’ne atanması beklenen Brett Kavanaugh’un önünü kesmek isteyen Demokratlar'ın son sığınağı, hakkında cinsel taciz suçlamaları bulunan yargıcın FBI soruşturmasının kitabına uygun işlemediği.

Aceleyle tamamlanan FBI soruşturmasını okuyan senatörler cinsel taciz iddialarını doğrulayacak yeni bir bilgiye ulaşılmadığını söylüyor. FBI’ın soruşturmayı yalapşap yürüttüğü ortada. Ne iddiayı ortaya atanla ne de muhatapla görüşüldü. Beyaz Saray’ın FBI’a baskı yaptığı, soruşturmayı sınırlamaya çalıştığı da ortada. Dahası raporun ulaştığı senatörlere bin sayfayı okumak için bir gün verildi sadece.

İşleyiş hakikaten de şüphe uyandırıcı, ama şimdilik bu savaş kaybedilmiş gözüküyor. Büyük ihtimalle Brett Kavanaugh oylanarak ömür boyu görev yapacağı Anayasa Mahkemesi’ne atanacak. Sonucun böyle olacağı da zaten belliydi. Soruşturma da, rapor da, kavga da daha başından göstermelik izlenimi veriyordu. 

CHP’DEN ÖĞRENMİŞLER

İşleyişi tartışmaya açmak bizdeki muhalif partilerin de yenilgiler karşısında tutundukları son dal. 367 krizi böyle çıkmıştı, ondan çok daha önce Recep Tayyip Erdoğan’a siyasi yasak konması ve kaldırılması tartışmaları da. Sandıkta kazanamayanlar işleyişi tartışmaya açarak küçük bir zafer kazanmayı umut eder. Çoğu zaman dayanakları da işin kitabına göre yapılmadığı, o yüzden yargının devreye girip gerekli ayarı çekmesi gerektiğidir.

Kağıt üzerinde doğru olsa da işleyişi tartışmaya açmak politikada hiçbir kazanım getirmiyor oysa. Özellikle kuvvetli siyasi iktidarlar altında kitapların da yeniden yazıldığı, kuralların yeniden tanımlandığı, ama en önemlisi kazanan karşısında işleyişi tartışmanın hiçbir işe yaramadığı gerçeği var. Tıpkı Amerikan Demokratları gibi CHP geçmişte bu mücadelelerinden hiç sonuç alamadı. Dahası, engellemek istediğinin tam tersi çok daha etkili bir şekilde hayata geçti.

Birçok hukukçu Meclis’ten geçen anayasa paketinin Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi gerektiğini önerirken CHP eski alışkanlıklarının aksine bunu yapmadı. “Her şeyi engelliyorlar” dedirtmemek için sandığa güvendi, sandıkta kazanarak istediğini alabileceğini hesap etti. Ama kendilerinin sandıkta da bir karşılığı olmadığını anladılar. Muhalefeti atalete sürükleyen de neye dokunsalar ellerinde kalması. Çaresizlik kaderleri.

ABD’de de durum farklı değil.

PSİKOLOJİK BİR ZAFER

Demokratlar'ın her şeyden önce psikolojik bir zafere ihtiyacı var. CHP mesela Abdullah Gül’ün Köşk’e çıkmasını engelleyebilse, İstanbul’u Mustafa Sarıgül kazansa en azından bir şeyler yapabileceğini gösterecekti. ABD’de de kasım ayında yaklaşan seçimlerle Kongre’de Trump’ın azledilme yolunu açıp çoğunluğu ele geçirmek istiyor Demokratlar. Kavanaugh’un atanmasını engellemeleri tıpkı CHP tabanı gibi sandık heyecanından yoksun, yenilgiyi kabullenmiş tabanlarını mobilize edebilir. Zira yapılan son araştırmalar demokrat seçmenin yaklaşan seçimleri umursamadığı yönünde. Bizde de belediye seçimlerinde böylesi bir bıkkınlık söz konusu.

Kültürel iklim için de Kavanaugh’un engellenmesinin bir etkisi var. Bill Cosby’nin parmaklıkların arkasına girdiği bir dönemde lise ve üniversitede içki problemi bulunan, kendini kontrol edemeyen ve büyük ihtimalle kadınlara da tacize varan davranışlarda bulunan Kavanaugh’un en yüce makama oturulması #MeToo hareketine ciddi bir darbe olacak. 90’larda benzer iddialarla mahkemeye atanan bir başka yargıç hala görevde, o dönemde “kadınların gücü” olmadığı için lekeli atamanın yapıldığı varsayılıyordu. 2018 yılında vitrinde görünene rağmen arkalarda pek bir şey değişmediği anlaşılacak. Kavanaugh’ın atanması bundan sonra ortaya çıkacak başka taciz iddialarının önünü kesebilir, ya da mağdurların itibarı tartışmaya açılabilir. 

Beyaz Saray’da kadınları orasından yakalamakla övünen birinin oturduğu bir dünyada lisede içkiyi fazla kaçıran bir yargıcın önünün kesileceğini kim düşünürdü zaten? 

İklim kazanandan, çoğunluktan yana oldukça iktidarı ele geçirmek dışında her taktik ters tepiyor işte.

***

Son dakika referandumu üzerine ilk dakikada aklıma gelen

• İyi de bizde referandumlarda genelde “evet” çıkıyor, seçmen “hayır” vermeye yanaşmıyor…

• Bizim AB’yi isteyip istememiz önemli mi? Zaten almayacaklar…

• Referandumdan “hayır” çıkması en çok AB’yi memnun eder, yıllardır kibarlıktan adaymış gibi gördükleri Türkiye’den iyice koparlar.

• Evet çıksa da değişen bir şey olmaz.

***

“Master of None” sevenler “Forever”da aradıklarını bulacaklar

Amazon Prime’ın 10 bölümlük mini dizisi “Forever”ın yaratıcısı, Netflix’te “Master of None”da Aziz Ansari’yle birlikte imzası olan Alan Yang. Ortaklık sadece bu kadar değil, iki dizi aynı zamanda ruhdaş.

Müthiş antipatik Fred Armisen ve ne yapsa güzel yapan Maya Rudolph geçmişten de birbirlerini tanımanın verdiği rahatlıkla evli çifti oynuyorlar. “Sonsuza kadar” birlikte kalacaklarına dair evlilik yemini eden bu çiftin hikayesi “Forever.” Evlilikleri o kadar rutine binmiş ki boş vakitlerinde yapacakları aktiviteleri sayarken seks en son akıllarına geliyor, ona da yarım saat fazla olur diyorlar.

Bu sıkıcı ve rutin hayatın nesi ilginç? 

Evlilik sonsuza kadar sürer mi sorusunu öyle tuhaf bir sürprizle tartışmaya açıyor ki… Hem de hemen ilk bölümün sonunda yaşanan sürprizle bambaşka bir dünyaya sürükleniyorsunuz.

“Forever” sonlarına doğru biraz yalpalıyor. Ama en güzel bölümü ana karakterlerin yer almadığı ve bir başka çifti uzaktan izlediğimiz “bottle episode.” 

Tabii “Forever”a bir dizi demek de zor. Bir kere oturup bitireceğiniz bir film gibi daha çok. Hafta sonu yapacak işi olmayanlara duyuruluyor, birkaç saatinizi ayırabilirsiniz.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 07 Ekim 2018 Pazar 13:37
    oray: cok uzun yaziyorsun. okurken birakiyorum. nikta
  • Misafir 05 Ekim 2018 Cuma 15:12
    Düşüşünü acı içinde izliyorum. O güzel beynine yazık. İkinci bir Özkök olmak o kadar da iyi bir şey değil.
Kalan karakter : 2000