İşleyişi tartışmaya açan kaybetti demektir
Washington’da yaygın olarak bilinen bir laf zaten iyice kutuplaşan ABD’de yaşanan kavganın akıbetini özetliyor: “İşleyişi tartışmaya başladıysanız kaybettiniz demektir.” Anayasa Mahkemesi’ne atanması beklenen Brett Kavanaugh’un önü
Aceleyle tamamlanan FBI soruşturmasını okuyan senatörler cinsel taciz iddialarını doğrulayacak yeni bir bilgiye ulaşılmadığını söylüyor. FBI’ın soruşturmayı yalapşap yürüttüğü ortada. Ne iddiayı ortaya atanla ne de muhatapla görüşüldü. Beyaz Saray’ın FBI’a baskı yaptığı, soruşturmayı sınırlamaya çalıştığı da ortada. Dahası raporun ulaştığı senatörlere bin sayfayı okumak için bir gün verildi sadece.
İşleyiş hakikaten de şüphe uyandırıcı, ama şimdilik bu savaş kaybedilmiş gözüküyor. Büyük ihtimalle Brett Kavanaugh oylan
CHP’DEN ÖĞRENMİŞLER
İşleyişi tartışmaya açmak bizdeki muhalif partilerin de yenilgiler karşısında tutundukları son dal. 367 krizi böyle çıkmıştı, ondan çok daha önce Recep Tayyip Erdoğan’a siyasi yasak konması ve kaldırılması tartışmaları da. Sandıkta kazanamayanlar işleyişi tartışmaya açarak küçük bir zafer kazanmayı umut eder. Çoğu zaman dayanakları da işin kitabına göre yapılmadığı, o yüzden yargının devreye girip gerekli ayarı çekmesi gerektiğidir.
Kağıt üzerinde doğru olsa da işleyişi tartışmaya açmak politikada hiçbir kazanım getirmiyor oysa. Özellikle kuvvetli siyasi iktidarlar altında kitapların da yeniden yazıldığı, kuralların yeniden tanımlandığı, ama en önemlisi kazanan karşısında işleyişi tartışmanın hiçbir işe yaramadığı gerçeği var. Tıpkı Amerikan Demokratları gibi CHP geçmişte bu mücadelelerinden hiç sonuç alamadı. Dahası, engellemek istediğinin tam tersi çok daha etkili bir şekilde hayata geçti.
Birçok hukukçu Meclis’ten geçen anayasa paketinin Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi gerektiğini önerirken CHP eski alışkanlıklarının aksine bunu yapmadı. “Her şeyi engelliyorlar” dedirtmemek için sandığa güvendi, sandıkta kazanarak istediğini alabileceğini hesap etti. Ama kendilerinin sandıkta da bir karşılığı olmadığını anladılar. Muhalefeti atalete sürükleyen de neye dokunsalar ellerinde kalması. Çaresizlik kaderleri.
ABD’de de durum farklı değil.
PSİKOLOJİK BİR ZAFER
Demokratlar'ın her şeyden önce psikolojik bir zafere ihtiyacı var. CHP mesela Abdullah Gül’ün Köşk’e çıkmasını engelleyebilse, İstanbul’u Mustafa Sarıgül kazansa en azından bir şeyler yapabileceğini gösterecekti. ABD’de de kasım ayında yaklaşan seçimlerle Kongre’de Trump’ın azledilme yolunu açıp çoğunluğu ele geçirmek istiyor Demokratlar. Kavanaugh’un atanm
Kültürel iklim için de Kavanaugh’un
Beyaz Saray’da kadınları orasından yakalamakla övünen birinin oturduğu bir dünyada lisede içkiyi fazla kaçıran bir yargıcın önünün kesileceğini kim düşünürdü zaten?
İklim kazanandan, çoğunluktan yana oldukça iktidarı ele geçirmek dışında her taktik ters tepiyor işte.
***
Son dakika referandumu üzerine ilk dakikada aklıma gelen
• İyi de bizde referandumlarda genelde “evet” çıkıyor, seçmen “hayır” vermeye yanaşmıyor…
• Bizim AB’yi isteyip istememiz önemli mi? Zaten almayacaklar…
• Referandumdan “hayır” çıkması en çok AB’yi memnun eder, yıllardır kibarlıktan adaymış gibi gördükleri Türkiye’den iyice koparlar.
• Evet çıksa da değişen bir şey olmaz.
***
“Master of None” sevenler “Forever”da aradıklarını bulacaklar
Amazon Prime’ın 10 bölümlük mini dizisi “Forever”ın yaratıcısı, Netflix
Müthiş antipatik Fred Armisen ve ne yapsa güzel yapan Maya Rudolph geçmişten de birbirlerini tanımanın verdiği rahatlıkla evli çifti oynuyorlar. “Sonsuza kadar” birlikte kalacaklarına dair evlilik yemini eden bu çiftin hikayesi “Forever.”
Bu sıkıcı ve rutin hayatın nesi ilginç?
Evlilik sonsuza kadar sürer mi sorusunu öyle tuhaf bir sürprizle tartışmaya açıyor ki… Hem de hemen ilk bölümün sonunda yaşanan sürprizle bambaşka bir dünyaya sürükleniyorsunuz.
“Forever” sonlarına doğru biraz yalpalıyor. Ama en güzel bölümü ana karakterlerin yer almadığı ve bir başka çifti uzaktan izlediğimiz “bottle episode.”
Tabii “Forever”a bir dizi demek de zor. Bir kere oturup bitireceğiniz bir film gibi daha çok. Hafta sonu yapacak işi olmayanlara duyuruluyor, birkaç saatinizi ayırabilirsiniz.