Son Dakika

Poşet meselesiyle ilgili sorular-yanıtlar

10.01.2019 - 09:20 | Güncelleme:

 

 

Süpermarket poşetlerinden ücret alınıyor, bunun nedeni ne?

Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri aynı zamanda dünyayı en çok kirleten devler. Kimi hesaplara göre her yıl bir trilyondan fazla poşet bir kere kullanılıp atılıyor. Okyanusların dibinde neredeyse Amerika kıtası kadar poşet yığını bulunduğu tahmin ediliyor. Ücret alınarak plastik poşet kullanımının azaltılması amaçlanıyor.

 

Göstermelik mi bu uygulama yoksa gerçekten çevreye olumlu bir etkisi var mı?

Bangladeş’te plastik poşetlerin fırtına giderlerini tıkaması sonucu ciddi sel felaketleri yaşandı. ABD’den örnek verirsem San Jose’de plastik poşetler yasaklandıktan sonra giderdeki tıkanıklık yüzde 90 oranında azaldı. Washington, D.C.’de poşetlerden ücret alınmaya başladıktan sonra tüketim yüzde 60 oranında azaldı. Çin’de 0.025 mm’den ince plastik poşetlerin kullanımı yasaklandı ve kullanım yılda 40 milyar adet azaldı. Mexico City’de benzer bir kanun yürürlükte, Uganda ve Mumbai’de de kimi poşetlerin kullanımı yasakİrlanda’da poşetlerden 15 cent alınmaya başladığında tüketim yüzde 94 oranında düştü.

 

İyi de biz poşetleri birçok başka amaç için kullanıyorduk. Mesela çöp torbası olarak… Şimdi çöp torbalarına ayrı para mı vereceğiz?

Evet. Tam olarak uygulanıyor mu bilmiyorum, ama marketlerde çöp poşeti olarak ayrıca satılan torbaların alışveriş poşetlerinden farklı maddeden yapılması gerekiyor. Çoğu poşetin geri dönüştürülmesi epey zor, hatta imkansız. Üzerlerinde geri dönüştürülebilir işareti olsa bile geri dönüşüm tesisleri poşetleri kabul etmiyor. Sonuçta bunlar da denizleri doldurmaya yarıyor. Çöp poşeti olarak satılan ürünlerin ise dolgu arazilerde kullanılsalar bile doğada daha çabuk çözülebilmesi gerekiyor. Devletlerin yapması gereken sadece poşetlerden ücret almak değil, çöp poşetlerine de ciddi denetleme getirerek çevreye uyumlu olmalarını şart koşmak.

 

İyi de benim hayatıma ne zararı var poşetlerin?

Sigaraların dipleri, şişe kapakları, plastik kamışlardan sonra denizleri en çok kirleten madde plastik poşetler. Fırtına giderlerini tıkıyorlar, ağaçlara takılıyorlar, sokakları kirletiyorlar. Ama en önemlisi de denizlerde balıklar, denizlerden avlanan kuşlar ve başka deniz hayvanları poşetleri yiyor ya da onlara takılıyor. Plastikle beslenen hayvanları sonra bizler de soframızda tüketiyoruz. Bu durumun sağlığımıza etkilerini tahmin etmek güç olmasa gerek. Bu yüzden fakirlerin haklarını koruyan kuruluşlar bile poşetlerden ücret alınmasından yana, çünkü poşete ödenecek bedel poşetin toplum sağlığına yol açacağı hasar karşısında epey cüzi.  

Plastik poşetlerin alternatifi kağıt torbalar mı?

Gerçek çevreciler ikisine de karşı. İnsanın yanında kendi kumaş torbalarını ya da file taşımasını öneriyorlar. Sırt çantaları iyi bir alternatif mesela. Ancak sorular da soruları doğuruyor: Kağıt torbaların çevreye maliyeti aslında plastikten daha fazla çünkü ulaştırmak ve dağıtmak için daha fazla enerji gerekiyor. Karbon ayak izimiz büyüyor ve iklim değişikline olumsuz katkıda bulunuyor. Ama sonuçta kağıt doğada er ya da geç kayboluyor, poşet ise onarılmaz hasarlara yol açıyor ve ne kadar küçük parçaya ayrılsa da sonsuza kadar plastik olarak kalıyor. 

 

Çevreyi korumak için her şey bitti de sıra poşete mi geldi?

Küçük ama önemli bir adım. Bir yerden başlamamız gerek. Hiç değilse sayıları giderek azalan ağaçların dallarına poşet takılmasını engelleyebiliriz, fena mı olur? Türkiye bu konuda epey geç kaldı. Yurtdışında yaşayan birçok varlıklı Türk bile yaşadıkları şehrin geri dönüşüm geleneklerini bilmiyor, camla plastiği ayırmayıp doğrudan çöpe atıyor çünkü alışmamış, böyle bir bilinç oturmamış. Bir diğer çözüm de hafta bir gün et yememek. Yapılan araştırmalar haftada bir gün eti sofradan çıkarmanın su kullanımını ciddi oranda azalttığı yönünde. Unutmamak gerekir ki önümüzdeki yüzyıllarda dünya savaşının petrol değil su yüzünden çıkacağını iddia eden birçok fütürist var.

 

Poşetleri toptan yasaklamak daha iyi bir fikir değil mi?

Hayır, çünkü birinin bir şekilde marketten aldığı gıdaları evine götürmesi gerek. Bazen aceleyle evden çıkarken poşet almayı unutuyoruz, bazen işten çıkıp markete uğrarken yanımızda tekrar kullanacağımız bir çanta ya da torba olmuyor. Önemli olan sembolik bir ücret öderken bilinç oluşması, insanın kendi kendine ‘Bu poşete gerçekten ihtiyacım var mı’ diye düşünmesi. Marketlerde kaç kere gözü dönmüş bir şekilde poşete onlarca başka poşet avuçlayan aç müşteriler görüp utanmıştım, belki biraz terbiye olurlar şimdi.

 

Poşete para veririm ama üzerinde market logosu istemem…

Asıl derdin bedavadan mahrum olmak, şimdi buna market reklamı gibi saçma bahanelerle kılıf uyduruyorsun. Keşke gerçekten “No Logo” bir hayat özlemiyle yaşasan, ama böyle bir siyasi bilincin ve yeterliliğin olmadığını hepimiz biliyoruz… Bu “Poşette reklam olmasın” hissiyatı tamamen laf olsun “torba” dolsun diye icat edilmiş bir saçmalık. Buradan muhalefet hareketi de sivil itaatsizlik de çıkmaz, üzgünüm. 

 

Bedava verilen şeyden şimdi ücret almak nedir?

Poşetlerin bedava olduğu bir yanılsama, kasa fişinde yazmıyor diye süpermarketler bunları bol keseden dağıtıyor sanılmasın. Poşetlerin ücretleri zaten geçmişte de çaktırmadan fiyatlara yansıtılıyordu. Benzer şekilde küçük esnaf, bakkal ve manav da çaktırmadan poşetin ücretini zaten alıyor. Türkiye’de her düzenleme devlet eliyle olduğu için bu konuda da şeffaflık için bastırmak gerekiyor. En güzel teşvik kendi poşetini getirene indirim yapmak. Dünyada birçok süpermarket kendi poşetini getirene küçük indirimler sunuyor, teşvik ediyor. Bu uygulamanın Türkiye’de de başlaması gerek ki alışkanlık yayılsın. Sonuçta Türkler bedava sever, poşete 25 kuruş para ödenmesi gibi kendi poşetini getirene 25 kuruş indirim uygulansa…

 

Aslında süpermarket sahipleri kar etmiyor mu işten?

Evet. Ama zaten poşete çaktırmadan para alıyorlardı. Bu poşet işi vergiye dönüşebilir aslında, bakanlığın yapacağı çalışmayla poşetten Danimarka’daki gibi vergi alınabilir ve çevre projelerine harcanabilir. 

 

***

 

Kaynakça

 

Bu yazıdaki bilgileri Wired, Qartz, The Guardian ve National Geographic gibi yayın organlarıyla çeşitli çevre kuruluşlarından derledim. Özellikle The New Yorker’de yıllardır plastik poşetlerle mücadele eden Ian Frazier’ın Mayıs 2016’da yayımlanan “The Bag Bill” yazısını tavsiye ederim.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300