Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dün hala resmi olarak sonuçlanmayan Amerikan başkanlık seçimine dair birkaç önemli gelişme oldu. ABD’nin Yurtiçi Güvenlik Bakanlığı yetkilileri seçimlere şaibe karıştığına dair bir bulguya rastlamadıklarını açıkladı. Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen senatörleri—kazandığını henüz kabul etmeseler de—Joe Biden’ın her gün Başkan’a sunulan istihbarat brifingini okuması gerektiğini açıkladılar. Hatta bir senatör “Öyle gözüküyor ki başkan olacak, bu durumda hazırlıklı olması iyi olur,” dediler. Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti seçim sonucunu belki değiştirebilir umuduyla dava açmaya devam ediyor, ama açılan 20 davanın bir kısmı çoktan reddedildi, hatta hakimler uyduruk gerekçelerle dava açılmasına kızdı. Hemen hemen bütün hukuk uzmanları Trump için yargı yolunun kapandığına işaret ediyor. Bir başka umut kapısı, oyların yeniden sayımı da sonucu değiştirmeyecek gibi.

Ama bütün bunlar önemli değil. Dünün en önemli gelişmesi Las Vegaslı bir iş adamının sahibi olduğu gazetede çıkan baş yazıydı. Seçim gecesinden beri bütün dünya Rupert Murdoch’ın bir siyasi karakter olarak var olmasına katkıda bulunduğu Donald Trump’ı adeta arkadan vurmasını konuşuyor. Fox News hemen Biden’ın başkanlığını ilan etti, yayınlarında ondan “Seçilmiş Başkan” diye bahsediyor.

Ama Las Vegaslı iş adamı Sheldon Adelson’ın gazetesindeki başyazı Murdoch’ın ihanetinden çok daha etkili.

EN YAKIN DOSTU VE DESTEKÇİSİYDİ

Las Vegas Review-Journal’da Perşembe günü çıkan başyazıda Başkan Trump’a artık gerçeklerle yüzleşip yenilgiyi kabul etmesi çağrısı yapılıyor. Hatta 150 milyon kişinin oy kullanarak iradesini gösterdiği seçimlerin sonucundan şüphe duyulmasının, altında bir komplo olmasının yanlış olduğuna vurgu yapılıyor. Zaten öyle bir komplo olsa Demokratlar’ın Senato’da çoğunluğu yakalar demeye de getiriyor yazı. Kısacası, gazete Trump’a “Çekil artık,” diyor.

Herhangi bir yazı ve herhangi bir gazete değil. Aniden Sabah gazetesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aleyhinde bir baş yazı çıktığını düşünün, o kadar önemli.

Washington Post’un aktardığına göre Adelson’ın satın almasından sonra Las Vegas Review-Journal’ın yöneticileri haber merkezinin bağımsız ve tarafız işleyeceğini açıkladı. Ama yorum sayfalarının patronun gönlünden geçeni yansıtmasında hiçbir sakınca olmadığını, gazetenin sahibi olarak bu sayfalarda istediği görüşleri savunabileceğini açıkladılar. Pek çok Amerikan gazetelerinde yorum ve haber sayfaları birbirinden bağımsız, ayrı genel yayın yönetmenlerinin başında olduğu ekipler tarafından yönetiliyor. Ama pek çok Amerikan gazetesi açık açık “Yorum sayfaları patronumuzun sesi olabilir,” demiyor.

Bütün dünya Rupert Murdoch’ı tanıyor. Yıllar önce her Pazartesi sabahı Trump’ın Fox News’daki sabah programına telefonla katılıp ülke gündemi hakkında yorum yapmasına fırsat veren medya patronu. Trump bu telefon bağlantılarında Başkan Obama’nın doğum yerini tartışmaya açtı, bu telefon bağlantılarından Amerikan başkanlığına yükseldi. Murdoch aslında onu hiçbir zaman sevmedi, hiçbir zaman kendi dünyasına kabul etmedi, hatta ön seçimler sırasında desteklemedi bile. Ama çıkarları doğrultusunda iktidara geldikten sonra ona desteği verdi. Gerçi biraz da istemeden verdi, çünkü son birkaç yıldır Trump sık sık Fox News’ün kendisine yeteri kadar sadık olmadığından yakınıyordu.

Sheldon Adelson ise Murdoch’a kıyasla çok daha geride kalan bir zengin. Ama Trump’la ilişkisi çok daha derin, hatta daha samimi bile denebilir. Daha hiç kimse Trump’a destek vermezken Adelson onun başkan seçileceğine inandı, hatta Trump’ın seçim kampanyalarına yüz milyonlarca doları bulan bağışlar yaptı. Trump için aile mensubu olmasa da ailesinden bile yakın biri. Hatta geçtiğimiz yıllarda Adelson’ın eşi Miriam’a devletin en yüksek onuru olan barış madalyası bile taktı.

Las Vegas’ın kumarhane kralı olarak biliniyor Adelson. Gidenler mutlaka görmüştür; Venetian ve Sands’in sahibi. Ama Murdoch kadar olmasa da o da bir medya patronu. İsrail’de iki tane gazetesi var, 2015’ten beri de Las Vegas’ın en önemli günlük gazetesi Review-Journal’ın sahibi. Bu gazete iki seçimde de Trump’ı destekledi.

İşte bu yüzden Adelson’ın gazetesinde dün çıkan baş yazı Trump’a yapılan en büyük ihanet olabilir.

KUDÜS KARARININ MİMARLARI

O Adelson çifti ki Trump’ın bütün Ortadoğu stratejisini tek başlarına bile belirledikleri söylenir Washington’da. Trump’la Suudi Arabistan’ın arasını yapan, hatta Trump’ın ilk gezisini Suudi Arabistan’a yapmasını sağlayan kişi milyonlarca dolar bağışıyla onu parmağında oynatan Adelson’dı.

Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak resmen tanımasının mimarı da Sheldon Adelson ve eşi. Ömrünü bu davaya adamış, sonunda ABD’nin Türkiye gibi müttefikleriyle arasını bozmasına neden olabilecek bu kararı Trump’a aldırabildi. Tabii bu mesele yüzünden sert tepki gösteren Türkiye’den intikam almaya yemin etmişti saç boyası Trump’ın ten rengine benzeyen bu kumarhane patronu.

Ve işte o bile şimdi Trump’ın üzerini çizmişe benziyor. Böyle giderse bir hafta 10 güne kadar şimdi arkasındaymış gibi gözüken senatörler de onu teker teker satmaya başlar. Kural hiç kimse için değişmiyor, Amerikan Başkanı için bile. Düşenin hiçbir yerde dostu olmuyor.

Bilmediği pek çok konuda çok keskin yorumlar yapan ve sık sık rezil olan, ama Türkiye'de rezil olunmadığı için bu rezillikler teflon karakterine yapışmayan Ahmet Hakan şimdi de Amerikan seçimlerini analiz ediyor. Geçen gün seçilen Başkan Yardımcısı Kamala Harris hakkında bir şeyler karalamış, babasının Jamaikalı olmasından dolayı "Güney Amerika'ya selam çaktığını," söylüyor. Fakat şöyle bir sorun var: Jamaika bir Güney Amerika ülkesi değil. Sırf ABD'nin güneyinde yer alması Güney Amerika ülkesi yapmıyor burayı. Semantik bir farklılık da değil, düpedüz bilgi yanlışı. Ancak dünyayı Acun'un programlarından tanıyanda rastlanacak bir cehalet. İstiyorsa araştırabilir, ama zaten herhangi bir konuda--moda ya da yemek--araştırabilse bu kadar cahil olmazdı. 

Harris'in Hintli annesinden dolayı "koskoca Asya'yı kanatlarının altına almasına" sadece gülüyorum; koskoca Asya'nın ne kadarı Hindistan bir, ikincisi o Hindistan o koskoca Asya'da kaç ülkeyle birden çatışıyor acaba.  

Üzgünüm, olmuyor işte. İyi eğitim, yabancı dil falan olmadan laf ebeliği, kurnazlık, kıvrak kalem, şeytani zeka bir yere kadar.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00