Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Seçimden hemen sonra Donald Trump’tan bir e-mail aldım. “Yetti artık, hiç ilgilenmedin,” diye sitem ediyordu. Artık elimi cebime atmamın ve bu şaibeli seçimle mücadele etmek için destek vermemin zamanının geldiğini söylüyordu. Normalde politikacılar halktan para isterken daha kibar olurlar, ama Trump kampanyasının böyle bir derdi yoktu. Milyonlarca insana yolladıkları bu e-mail’den ne kadar çaresiz oldukları anlamak mümkündü.

Aslında sonucun ne olacağı aşağı yukarı belliydi. İkinci gün de biraz belli olmuştu, ilk hafta da kesinleşmişti. Ama Trump ısrarla kaybettiği seçimi kendisinin kazandığını söyleyip durdu, yapılan araştırmalara göre kendi seçmeninin yüzde 70’inden fazlasını da sonuçların şaibeli olduğuna ikna etti. Bu insanların bir kısmından hukuki mücadele için hatırı sayılır bir para da topladı. Trump ekibinin açtığı 40 davanın tamamı ya düştü, ya kendileri davadan çekildiler ya da hakim reddetti. Mahkemede şaibeye dair tek bir kanıt bile sunamadılar. O kadar ki Trump’ın en yakınları, Fox News’de son ana kadar ona destek çıkan sunucular dahil “Artık kanıt sunun,” diye isyan etti. Trump’ın şahsi avukatının bu şaibe iddialarını soruşturmak ve süreci yönetmek için günde 20 bin dolar istediğini yazdı New York Times. Toplanan paranın sadece bir kısmı bu.

KAYBETTİĞİNİ HALA KABUL ETMEDİ

Pazartesi akşamı Trump beklenmedik bir tweet atarak iktidar devir teslim sürecini yürütecek kuruma talimat verdiğini duyurdu. İnsanın her türlü belgesi hazır ve kitabına uygundur ve bütün işlemler son bir memurun imzasına kalmıştır hani… Ama o memur da bin dereden su getirir de o imzayı bir türlü vermez. İşte ABD’de iki iktidar arasındaki geçişi sağlayacak kurum da devir teslimi uzattıkça uzattı, ama sonunda süreç başladı. Trump kaybettiğini kabul etmeden kaybettiğini duyurdu aslında.

Önümüzdeki günlerde de “Ben aslında kazanmıştım ama daha fazla uğraşmak istemedim, kriz çıkarmak istemedim, devleti düşündüm,” deyip Florida’daki yazlığına taşınacak belli ki. (Florida’ya, çünkü New York’ta hiç kimse onu istemiyor. Kızı ve damadı yeniden New York sosyetesine girmek için nabız yokluyor, ama hiç kimse onlara kucak açmıyor.) Ama Trump giderken 3 Kasım’dan bu yana seçmenden topladığı ve hukuk mücadelesine harcayacağını vaat ettiği o paraları da götürecek.

O paraların akıbeti ne olacak?

Bugünden itibaren bu para meselesi daha fazla tartışılacak. Zira parayı Trump kampanyası topladığı için bizzat şahsi kasasına gitme ihtimali var. Bir ihtimal bu paraların Trump 2024 kampanyası için kullanılacağı. Trump’ın 20 Ocak’ta görevi teslim eder etmez adaylığını açıklayacağı, böylece parlamenter demokrasilerdeki bir ana muhalefet lideri gibi Joe Biden yönetimine dört sene boyunca düzenli olarak itiraz etmeye başlayacağını söyleyenler var. Hatta adaylığıyla birlikte olası bir kabine ya da gölge kabine de açıklayarak 2024’te Cumhuriyetçi Parti’de karşısına çıkacak olası rakiplerini—mesela şimdiki Dışişleri Bakanı Mike Pompeo—şimdiden devre dışı bırakmayı hesap ediyor olabilir.

Daha önce konuşulan Trump TV ihtimalinin pek kalmadığını da yazıyor Amerikan basını. Pek memnun olmadığı Fox News’a rakip, muhafazakar seçmeni gaza getirecek alternatif bir dijital platform projesiydi Trump TV. Ama yatırımcı yok. Dahası Trump tabanı liderlerinin işaretiyle daha evvel kimsenin yüzüne bile bakmadığı birkaç marjinal kanalı (Newsmax, OAN) izlemeye başladı bile. Bu kanallar dört yıl boyunca Trump borazanlığı yapmaya hazır. Trump da bu kanalların birinde düzenli yorumcu olarak işe başlayabilir. Belki Mehmet Ali Yalçındağ’la medyaya döner, kim bilir. Trump’ın anılarını yazıp yüksek ücretle konuşmalar yapmayı planladığı da gelen bilgiler arasında. Kitap yazmak karlı iş ABD’de.

BORÇLAR BİRİKTİ

Unutmamak gerekir ki Trump’ın önümüzdeki dört yıl boyunca ödemeleri gelecek 400 milyon dolara yakın borcu var. Hakkında New York güney bölge savcılığı tarafından yürütülen soruşturma da ilerliyor, Biden kabinesinin Adalet Bakanı da büyük ihtimalle bu davanın takipçisi olacak. Dolayısıyla Trump’ın hukuk mücadelesi için de paraya ihtiyacı var. Acaba, seçmenden hukuk mücadelesi için istediği para kendi şahsi davaları için miydi?

Bugün Trump’ın etrafındaki iş adamlarına, partinin önde gelenlerine, kendi ekibinin itirazlarına rağmen şaibe iddialarını neden uzattığı daha da net anlaşılıyor. Son ana kadar biraz daha para toplamak, kasayı doldurmak için. Başkanlık yarışına da zaten kazanmak için değil, kendi reklamını yapıp adını hatırlatmak, bu sayede de para kazanmak için girmişti. Hillary Clinton bir seferinde “Bill ve ben Beyaz Saray’dan ayrıldığımızda iflas etmiş haldeydik,” demişti. Trump ise Beyaz Saray’dan epey karlı ayrılıyor şimdi. Bedelini bütün dünyaya ödetti.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00