Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Ünlü bir şef, namı dünyaya yayılan iddialı bir restoran, ülkenin en iyilerinden oluşan bir mutfak ekibi ve birazdan tüyleri yolunup kafası kopartıldıktan sonra türlü işlemlerden geçerek sofraya tatlı olarak gelecek bir tavuk. Sosyal medyadaki en güncel infialin merkezinde ülkenin en başarılı restoranı—ve dört üzerinden dört yıldızı hak eden tek yer—Türk’ün şefi Fatih Tutak’ın paylaştığı tavuk göğsü videosu var. Videoda güzel, sağlıklı bir tavuk serbestçe restoranın masaları arasında dolaşıyor. Bir ara tüyler havada uçuşuyor, sonra da tavuk göğsü tarifi başlıyor. Haşlanmış tavuk eti liflere ayrılıyor, en sonunda da tavuk şeklinde bir tavuk göğsü tatlısına dönüşüyor. Video burada da bitmiyor, tabaktaki tatlıdan bıçak saplandığı anda kırmızı bir sıvı akıyor: ahududu sosu.

        Gelen tepkiler üzerine Fatih Tutak bu videoyu apar topar sildi. Ama İnternet’te sil tuşu olmadığı için kopyası sosyal medyada dolaşıyor. Bu sabah üç ayrı kişiden bana bile gönderildi. Dün sosyal medyayı aktif olarak kullanmamama rağmen görmüştüm bile. Tavuğun kesildiği, tüylerinin oyulduğu ya da kafasının koparıldığı gösterilmiyor. İlk tepkim, Türkiye’deki her infialde olduğu gibi tepkinin nedenini anlamamak oldu. “Sosyal medyadakiler tavuk göğsünün tavuktan yapıldığını şimdi fark ettikleri için mi tepkililer?” diye kendi kendime espri yaptım. Tekrar izlediğimde videodaki espri her türlü duyarlılıktan arınmış benim de hafiften içimi irkiltti. David Attenborough belgesellerinde birbirini yiyen hayvanları görünce de irkiliyorum. Çoğumuz “Hayvan türü,” deyip sindiriyoruz. İnsan hayvanı kesinceyse… En iyisi aradım, Fatih Tutak’a doğrudan tavuk göğsü videosu hakkında ne düşündüğünü sordum.

        REKLAM

        YAPTIĞININ ARKASINDA

        Öncelikle “Yaptığımın arkasında duruyorum,” dedi. Sesi kararlıydı. En ufak bir pişmanlık belirtisi göstermedi. Aslında bir açıklama yapacak, ama biraz vakit geçmesini bekliyor. Benden de bir şey yazacaksam bir-iki hafta beklememi rica etti. Bir-iki saat dahi bekleyemeyeceğimi söyledim.

        “Veganlardan ve hayvanseverlerden aldığım tepkiyle uğraşamayacağım için bu videoyu kaldırdım,” dedi. “İnsanlar çok terbiyesizce yorumlar, küfürler yazmaya başladılar. Saldırmaya başladılar.”

        Tutak ayrıca video çekilirken hiçbir hayvanın zarar görmediğini, hayvanın kesilmesi gibi ayrıntıların da yer almadığını vurguladı.

        Hayvanları yemek başlı başına bir vahşet. Ve ‘omnivore’ insan bu şiddetin hemen her gün hiç sorgulamadan parçası oluyor. Ne zaman önümüze gelen et parçasının nasıl bir süreçten geçtiğini fark ediyoruz, o zaman kendini sorgulayanlarımız oluyor. Ama çoğu zaman fabrikaları, tavukların ya da ineklerin nasıl kesildiğini, domuzların nasıl fabrika bantlarından otomatik olarak parçalara ayrıldığını görmezden geliyoruz. Fatih Tutak’ın kurgusal tavuk göğsü video’sundan çok daha çarpıcı, gerçek, et üretim merkezlerinden çekilmiş video’lar var. Bunları izleyip yine et tüketiyoruz.

        Fatih Tutak da bu kadar et tüketilen bir ülkede kendisinin ahlak polisi tarafından günah keçisi ilan edilmesini anlayamadığını söylüyor. “Doğaya ve ürünlere bizim kadar saygılı bir başka restoran varsa çıksın karşıma gelsin,” diyecek kadar iddialı. Aynı videonun bir gün önce Berlin’de gösterildiğinde bin 500 kişi tarafından ayakta alkışlandığını, insanların tavuk göğsünü tatmak için sıraya girdiğini aktarıyor.

        REKLAM

        “Ben kim ne yiyorsa herkese saygılıyım ama doğanın bir gerçeği var,” diyor. “Yediğimiz her şeyin bir gerçeği var. Hayvanlar da et yiyor. Paylaşan ve yorumlarla saldıran bütün tayfa vegan beslenen ve bu işi aktivistlik derecesine getirmiş insanlar. Ben de muhatap olmak istemedim.”

        “Ben tadabilecek miyim?” diyorum.

        MÖNÜDE OLMAYACAK

        “Hayır,” diyor. Tepkilerden çok sıkılmış. Türk’ün mönüsüne koymayacakmış. Zaten tavuk göğsü yapmanın başlı başına zahmetli olduğunu söylüyor. Ekibi geleneksel bir Türk tatlısının tarifini verme amacıyla geçen hafta bu videoyu çekmiş. Ama öncesinde haftalarca hazırlanmışlar. Kadıköy’deki Yanyanlı Fehmi Lokantası’nda tarifi öğrenip Türk’e aktarmışlar. Tavuk göğsünün çok zahmeti olduğunu, taze tavuktan yapıldığını, tavuğun kesildikten sonra dolaba girmemesi gerektiğini şöyle üzerinden hızlıca geçerek tarif ediyor Tutak.

        “Hiçbir art niyet yok, tek amacımız tavuk göğsünü anlatmaktı,” diyor. Zaten video hemen her yabancının “Aa bu tavuktan mı yapılıyor,” diye şaşkınlık geçirdiği bir tatlıyı dünyaya tanıtma amaçlı; bu yüzden de İngilizce KJ’ler var. O itiraf etmiyor ama videonun kendinden konuşturmak için kasten provokatif bir tonu olduğu ortada. Nitekim konuşturdu da. Tutak’ın reklamın iyisi kötüsü olmaz diye yola çıktığını düşünmüyorum, tepkilerin yoğunluğuna şaşırmasınaysa ben hayret ediyorum. Konuşturacak her iş alkış da alır, tepki de çeker.

        *

        Fatih Tutak’a ayrıca vegan düşmanı olup olmadığını sordum, çünkü Türk’ün vegan tadım mönüsü yok. Bunun için ayrı bir hazırlık gerektiğini, böyle bir hazırlıklarının olmadığını, bu yüzden de vegan mönü sunamadıklarını söyledi. Ama vejetaryenleri ağırlayabiliyorlar.

        Hayvanları yemek ve sokak köpeklerini beslemek

        Hayvanları yemek ve sokak köpeklerini beslemek
        0:00 / 0:00

        Tepkilerin ne kadar samimi olduğu konusunda ortadayım. Bir kısım hakikaten insanların hayvan yeme ısrarı yüzünden uygulanan şiddete tepkili. Ama et tüketimi azaltmanın yolunun karşı şiddet olmadığı ortada. Çoğunluksa—tıpkı sokak köpekleri konusunda olduğu gibi—bu tavuk göğsü konusunda da sadece estetik tepki veriyor. Jonathan Safran-Foer’in “Eating Animals” kitabındaki tezler ya da Michael Pollan’ın yazdıkları çok daha etkili.

        Ayrıca özellikle dana eti tüketmenin hayvanların ürettikleri gaz yüzünden çevreye zararları da ortada. Dünya hamam böcekleri gibi alternatif protein arayışında çoktandır. Midenizin kalktığını hissedebiliyorum. Ama bayıla bayıla yediğiniz karides de denizde tıpkı hamam böcekleri gibi diplerde dolanan bir böcek. Renginden dolayı daha sempatik sadece. Sıçanla sincabın aynı tür olup birinin kuyruğundan dolayı sevimli gelmesi gibi bir algı farkı sadece.

        Alternatif proteinler bulunduğunda belki et tüketiminden vazgeçebiliriz. Ama şimdilik o yolda değiliz. Ve her yenen hayvan da çoğu zaman endüstriyel şartlarda katledilerek soframıza geliyor. İnsani şartlarda kesilen hayvanlar…sonuçta kesiliyor. Türkiye gibi ülkelerde etsiz sofra çok zor.

        Ama Türkiye aynı zamanda hayvan hakları konusunda en agresif nüfuslardan birine sahip. Bu konu öyle bir tabu ki farklı düşünce ve çözüm önerilerini dinlemek dahi istemiyor kendilerini hayvan hakkı savunucusu ilan edenler. En bilinenleri “Panter Emel” kadar öfkeli, antipatik ve at gözlüklüler.

        Avcılığı savunduğum için değil, nefret ediyorum hatta. Ama avcılar arasında her vurdukları tek bir hayvan için harcadıkları parayla bazen binlerce başka hayvanın yetiştirildiğini iddia edenler var. Bu bir tezdir, tartışılmalıdır. Ancak Türkiye’de böyle bir sağlıklı değerlendirme yapmak mümkün değil.

        Sokak köpekleri de böyle bir tabu. Dünyanın hiçbir medeni şehrinde yüzlerce köpek sokakta başıboş gezmez. Bunun alternatifi köpeklerin toplu halde katledilmesiyse elbette gezsinler; ama tek çözüm iki aşırı uç arasında seçime zorlanmak değil herhalde. Şu anki durumdan çok daha iyisi ve sağlıklı bir çözüm bulunmak zorunda. Petshop’larda evcil hayvan satışının durdurulmasından sokağa köpeğini salanlara cezai yaptırım uygulanmasına kadar pek çok çözüm tartışılmalı. Ama önce başıboş köpeklerinin yerinin şehrin sokakları olmadığına, bunun bir renk ve sempatiklik işareti değil, pek çok kişi için bir güvenlik tehdidi olduğunda uzlaşmalıyız. Köpeğim hayattayken kaç kere sokak köpeklerinin saldırısından zor kurtulduğumuzu hala hatırlıyorum.

        Yıllar önce “Yol” filminde öldürülen atı Şerif Gören’e sorduğumda “O zaman insan hakları diye bir şey de yoktu,” diye yanıt vermişti. Bugün hala sokak köpeklerini savunanlarla kendi çocuğunu dövenler, eşine şiddet uygulayanlar arasındaki korelasyon ilginç bir akademik çalışma olabilir.

        Benzer şekilde Fatih Tutak’ın video’su da itici gelebilir, şok etmek üzere hazırlandığı da belli. Ama bu video’dan nefret edenlerin hemen hiçbirinin kendi şahsi et tüketimlerinde en ufak bir indirime gittiğine inanmıyorum. Tavuk göğsü muhteşem bir tatlı ve tavuktan yapılıyor. Maalesef tavuklar da kafaları koparılarak, tüyleri yolunarak soframıza geliyor. Bunu biliyoruz. Görmeyince mesele etmiyoruz.

        Diğer Yazılar