GEÇENLERDE bir arkadaşlarımın ofisine uğradım. Amacım hazır oralardan geçiyorken ayak üzeri bir sohbet etmek ve 40 yıl hatırı kalacak kahvelerden bir tane içip kalkmaktı ama evdeki hesap çarşıya uymadı, tam anlamıyla bir ziyafetin içine düştüm!
Ziyaretim öğle vaktine denk geldiği için herkesi yemek masasının etrafında buldum. Tüm kadro orada, hepsi masanın etrafına dizilmişler, çatallar bıçaklar havada uçuşuyor. Nasıl uçuşmasın? Masanın üzerini görmeniz lazımdı.
Ekip ağırlıklı kadınlardan oluşuyor olmasına rağmen öyle Nişantaşı usulü salata çeşitleri falan değil, bariz bir ziyafet sofrası hazırlanmıştı! O kalabalıkta masada ekmek kadayıfı bile gördüm vallahi!
Aslında her gün böyle yemek yemezlermiş ama o günü ziyafet günü ilan etmişler. Nedeni de; içlerinden biri Gayrettepe'de Bilpot adında bir restoran keşfetmiş. Günlerdir anlata anlata bir hal olmuş. Bu kadar ağzı sulandırdıktan sonra cümbür cemaat ofisi kapatıp gidecek halleri yok ya onlar da mönüden paket servis istemeye karar vermişler. Ama ne istemek; sanırım mönüde ne varsa getirin diye vermişler siparişi... Tabii haliyle 40 yıl hatırı kalacak kahveden içmeden önce nazik yemek davetlerini geri çevirmeyerek masaya oturmuş bulundum! Allahtan karnım da hafiften zil çalıyor yoksa o yemekleri tok karna yediğimi hayal bile edemiyorum.
Sıkı durun öğle yemeği açılışını ahtapotla yaptım! Evet yanlış okumuyorsunuz; direk ahtapot ile karnımdaki zil sesini bastırmaya karar verdim. Meğer ahtapot Bilpot'un spesiyalitelerindenmiş.
Özelliği ise 18 çeşit baharat, sarımsak, zeytinyağı ve taze soğanla beraber sunulan özel sosla haşlanmış olmasıymış. Özel lezzetlerinden biri olmasını kesinlikle hak ediyor, çünkü gerçekten tadı müthişti.
Ayçekirdekli köfteyi , patatesli mantıyı , hele ki ekmek kadayıfı ile yaptığım finali hiç anlatmayacağım! Bir yolunuz düşerse mutlaka gidip yemenizi tavsiye ediyorum ve bunu da ısrarla söylediğimin altını çiziyorum dersem belki ne demek istediğimi anlatabilirim...
Tabii tahmin edeceğiniz üzere iki dakika için kapıdan "bir arkadaşa bakıp çıkacağım" modunda planladığım hızlı ziyaretim akşam saatlerine kadar uzadı; zira onca tadımlık! yediklerimden sonra yerimden kalkamadım... İşin daha da komiği o yemekten 3-5 gün sonra tesadüf bu ki bir baktım Bilpot'un önünden geçiyoruz. Vakit akşam yemeği saatine yakın! O günkü masa gözlerimde uçuştu. Vakit de var yürüyün dedik ve girdik...

Enfes bir tat: Patlıcan kumpir
MEKAN küçük ve sevimli. İçerdeki ortam mutfaktan lezzetli yemeklerin çıkacağını hissettiriyor zaten. Geçen sefer yediklerimden yine yerim derken gözüme "Fostil" diye birşey takıldı. Fostil közlenmiş sıcak patlıcanı bildiğiniz kumpir tarzında kaşar, tereyağ ve birçok çeşit garnitür ile dolduruyorlar ,oluyor size patlıcan kumpir! Denemenizi kesinlikle tavsiye ederim, çok lezzetli...
Mönüsü de öğle ve akşam yemekleri için bol seçenekli. Ama o günkü ziyafet sofrasından kalkamayışımı hatırladığım için sadece kumpir ile yetindim bu sefer. Üzerine de meşhur 40 yıl hatırı kalacak kahvelerimden bir tane içtim ve Bilpot adını her fırsatta gidilecekler listeme ekleyerek ayrıldım...

Pr. Dr. Bülent Tarcan Cad. No:31/A Gayrettepe Tel: 0(212) 274 44 70

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!