Son Dakika

Sinmeyenler

28.02.2018 - 04:02 | Güncelleme:

 

HER Allah’ın günü nefsine hâkim olamayan birtakım adamların şehvet fantezilerini fetva niyetine kamuoyuyla paylaşmalarına maruz kalmak gerçekten çekilir değil. Ne değer taşıdığı anlaşılmayan, kadınlar üzerinde mutlak hâkimiyet arzusu kadar kadını hiçe sayma ve kadın düşmanlığının da işareti sayılması gereken bu hezeyanların medyada neden bu kadar büyük görüldüğünü anlamak da kolay sayılmaz. Her aklına esenin bu tür zırvalarla şöhret haline gelmesini kabullenmek de zor. Bu ülkede vergi verenlere kendisi hesap vermesi gereken Diyanet’in “fetvaları” bu değerlendirmenin dışında tutulabilir.

Sürekli kadın düşmanlığı, şiddet, kin ve nefret pompalayanların gövde gösterileri, ülkedeki genel havanın böylesine davranışlara ve sözlere müsamahakâr bulunmasından kaynaklanıyor elbette. Bu müsamaha, içsel bir ahlak anlayışıyla, insanca yaşamaya çalışan, çocuklarına cinsel nesne değil çocuk diye yaklaşan vatandaşların gelecek korkularını, bu tiplere duydukları öfkeye rağmen pekiştiriyor gibi. Bu zihniyetle ve yaygın şiddet/taciz/ tecavüzle kıyasıya mücadele edenler var ancak olgunun yaygınlığı insanların mücadele azimlerini köreltiyor. En azından görüntü bu.

Normal vatandaş, çocuklara yapılacak taciz ve tecavüzlere, yaşa göre ceza tarifesi biçmeyi düşünecek kadar akıl, izan ve asgari ahlakilikten nasibini almamışlara da tahammül etmek zorunda kalıyor. Böylesi bir ortamın belli ki rahatsız etmediği bir siyasete, bu kepazeliğe göz yumup “Yeter artık” diyemeyecek kadar süflileşmiş ahlak bekçilerine karşı da kendisini çaresiz ve belki yenik hissediyor.

Geniş orta sınıfların yılgınlığı sadece Türkiye’ye özgü bir gelişme değil. Başka ülkelerde, başka durumlardan kaynaklanan nedenlerle aklı başında vatandaşlar, kendi ülkelerini ve toplumlarını saran akıl dışılıktan bezmiş durumdalar. Ortak payda hemen her yerde yenilgi havasının onları kuşatması, itirazlarına tercüman olacak siyasi kanalları bulamamaları. Bunların bir kısmı, merkezden ümidi kesmiş halde radikal akımların partilerine kayıyor, ancak orada ne ölçüde kalıcı olacakları da belli değil.

ABD bu ülkelerden biri. Demokrasisi bizatihi iki büyük merkez partisinden Cumhuriyetçiler’in, yarı faşizan ve tamamen sermaye çıkarlarının emir kulu bir parti haline gelmesi nedeniyle tehdit altında. Ancak son aylarda yaşananlar ABD’de merkezdeki düzgün ve makul insanların “Yeter be” diyerek silkelendiklerini gösteriyor.

SİYASET ÜRETMEK

Donald Trump’ın Başkan seçilmesi en çok kadın seçmeni rahatsız etmişti. Trump’ın kadınlara bakışı, taciz konularındaki sicili büyük bir tepki yaratmış, daha başkanlığa başlamadan Washington’da geniş katılımlı bir kadın yürüyüşü yapılmıştı. Orada kullanılan dil daha merkezde olan kadınları rahatsız etmiş, ancak Trump iktidarında giderek kendini daha itici şekilde ortaya çıkaran zihniyet ve pratik sonunda özellikle okumuş kentli kadınları, siyaseten muhafazakâr da olsalar, bir çizgi çekmeye itmişti. Siyasette, medyada ve eğlence dünyasında pek çok muktedirin başını yiyen #MeToo hareketi bu dip dalgası sayesinde kalıcı bir toplumsal/siyasi unsur haline gelmişti.

Florida Eyaleti’nin Parkland kentindeki bir lisede gerçekleşen katliam, bir başka konuda toplumsal dip dalgasının kendisini göstermesine vesile oldu. Amerikan Kongresi’ndeki pek çok üyeyi onyıllardır satın alan ve bu sayede insanları parçalamak üzere üretilen saldırı silahlarının bile yasaklanmasına, hatta bunların satılacağı kişiler hakkında düzgün bir sicil yoklaması yapılmasına engel olan Ulusal Silah Birliği (NRA) bu kez sert bir kayaya tosladı.

Katliam geçmişteki benzer olaylardan farklı olarak yalnızca infial yaratmadı. Aynı zamanda bir toplumsal/siyasal hareketliliğe yol açtı. Liseli öğrenciler, Trump’tan hesap sordular ve meselenin peşini bırakmayacaklarını söylediler. NRA ile özel ticari ilişkileri bulunan kurumlar, ticari boykot tehdidi altında kurumla ilişkilerini kesmek zorunda kaldılar.

ABD’de ya da başka yerde bu türden toplumsal tepkiler ancak dertlerine tercüman olacak bir siyasi kanal, azim ve enerji bulurlarsa değişim getirebiliyorlar. Her nerede olursa olsun otoriter saldırı altındaki demokratik sistemlerde bu gidişe dur demek ancak muhalefetin siyaset üretmesi ve makul vatandaşın korkularını yenmesini sağlayıp bir toplumsal dalga yaratmasıyla mümkün oluyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 12:39
    Kendilerine fetvacı diyenlerin ülkedeki diğer kötü olaylara ilişkin fetvalarını da bekliyoruz...
  • Misafir 28 Şubat 2018 Çarşamba 10:03
    İslamiyette fetva önemli bir kurumdur. En azından aynı gazetede yazan Murat Bardakçı'yı okuyabilir ve fikir hürriyetine saygınız varsa İslami kurumları tahkir amacıyla çarpıtmaktan vazgeçebilirdiniz.
Kalan karakter : 2000