Son Dakika

Meclis

23.04.2018 - 08:44 | Güncelleme:

BUGÜN 23 Nisan. 98 yıl önce Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı, işgal ve işbirlikçi bir sultan ile hükümeti karşısında askeri, siyasi mücadeleyi başlattığı gün. Aslında Cumhuriyet’in temelinin atıldığı, ulusal birlik açısından katılımcı bir Meclis’in mümkün hatta şart olduğunu yaptıklarıyla gösterecek bir kurumun varlık bulduğu gün. Osmanlı Meşrutiyet deneyiminin sağladığı tecrübeyle savaş sonrası işgal koşullarında şekillenen bir bilincin yoğrulduğu kurumun açıldığı gün.

Çocukluğumuzdaki tekerlemede şöyle derdik: “Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan / Kamutay bugün doğdu ve saltanatı boğdu.” Kamutay, 1930’lu yılların dil arınmasıyla lügate girmiş ve nihayetinde tutmamış bir kelimeydi. “Meclis” anlamına geliyordu. Aslında Meclis’in kurulması Türkiye adlı yeni bir devletin, tükenmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun yerine geçmesinin belki de en önemli merhalesiydi.

Yeni devletin kurucusu, yeni iktidarın meşruiyetinin vücut bulduğu kurumdu Meclis. Osmanlı meclis-i mebusanlarına göre Anadolu’nun nüfus çoğulculuğunu yansıtmasa da tabandan, kongre iktidarları dönemiyle pişerek gelen şahsiyetlerden kuruluydu. Gerçek anlamıyla temsil gücüne sahipti.

Bu temsil kavramı yerel kongrelerin katılımcılığını yansıttığı gibi, örgütlenen direnişin tepeden inmeci olmaması açısından da önemliydi. Bu nedenle Meclis kurulana kadarki bildiriler Heyet-i Temsiliye adına imzalanırdı. Salt Mustafa Kemal imzalı genelgelere Kazım Karabekir’in itirazı da bu ilkeye verilen değeri gösteren bir tavırdı.

Meclis’in anlamını, yaptıklarını ve Türkiye tarihi içindeki önemini çok az bilim insanı rahmetli Bülent Tanör kadar iyi anlatmıştır herhalde. Yuvası bildiği İstanbul Üniversitesi’nin utanmayı bilmeyen yönetimince yaşamının son demlerinde utanç verici bir muameleye maruz bırakılan Tanör, nesillerce öğrenciye hukuk kavramı kadar, düzgün bir bilim adamı olmayı da şahsi örneğiyle göstermişti. Benim de kısa bir süre yakından tanıma, çalışma disiplinine, entelektüel dürüstlüğüne tanıklık etme imtiyazına sahip olduğum bir bilim insanıydı.

Tanör, “Kuruluş” adlı kitabında Meclis’in açılmasıyla birlikte direniş açısından Osmanlı iktidar yapısından özerkleşmenin artık tümüyle gerçekleştiğini savunur. Yeni devlete ancak bu sayede gidilebilecektir. Tüm bunlar yapılırken katılım unsuru kadar önemli olan “hukuk”a bağlılıktır. Direniş, Müdafaa-i Hukuk-u Milliye kavramı öne çıkarılarak gerçekleşmişti. Tanör, Meclis’in ve yöneticilerin sürekli olarak “uluslararası hukuk”un kavramlarına dayanarak hareket ettiklerinin de altını çizer.

İşgal döneminde toplanan yerel kongreler, askerlerin başlatmak istedikleri direnişin sivilleşmesini sağlayan en önemli unsurlardı. Sonraki tarihte tek adama ya da yalnızca orduya bağlanmak istenen zaferin asıl mimarlarının İttihat Terakki örgüt ağına dayanarak ortaya çıkan bu katılımcı kongreler olduğunu hep hatırda tutmak gerekir. Bu sivil ve katılımcı niteliğin devletin sonraki şekillenmesinde geri planda kalması bir bakıma talihsizliktir.

Kısacası Meclis, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu kurumudur. 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanan bir geleneğe bağlıdır. Her ne kadar tek parti döneminin Meclisleri 1920’lerin “bir savaşı demokrasiyle yöneten” Meclisleri gibi olmasalar da tüm mensupları da “kukla” değildirler. Nitekim ülkenin II. Dünya Savaşı sonrası çoğulcu bir rejime evrilmesinde Meclis içindeki tartışmaların bir payı vardır. Meclis, kendi tarihine, kurumsal haysiyetine, işlevinin gerektirdiği sorumluluklara her zaman sahip çıkmamıştır. Bu doğrudur. 1960’tan sonra askeri vesayetin bunda payı yüksektir.

Ancak 1960’ların Türkiye İşçi Partisi grubunun Meclis kürsüsünü kullanışı, 1970’lerin CHP grubunun canlılığı unutulacak gibi de değildir.

Hepsinden önemlisi tüm eksikliklerine, son dönemde iyice hasara uğramış kurumsal kimliğine, milletvekillerinin mensubu oldukları kurumun haysiyetini hiçe sayan, lidere biat etme alışkanlıklarına rağmen Meclis değerlidir. Zira vatandaş ile devlet arasındaki bağlantıyı kuran, aşağıdan gelen talepleri bir şekilde yukarıya iletebilen Meclis’tir, milletvekilleridir. Yeni sistemde bu da ortadan kalkacaktır.

İşgal koşullarında bile, Tanör’ün deyimiyle “bir savaşı demokrasiyle yönetebilen” Meclis’in korunmasını hedeflemek, çoğulculuğunu sağlayabilmek bu 23 Nisan’da bir kez daha vurgulanması gereken en önemli hedeflerden birisi olmalıdır.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 24 Nisan 2018 Salı 09:06
    çok güzel anlatmışsınız Meclis'in önemini.
Kalan karakter : 2000