Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

 

BAZI siyasi liderlerin gündem değiştirme arzuları, gelişmeleri manipüle etme arzuları o kadar bariz oluyor ki arada söyledikleri doğrular da güme gidiyor. Genelde güvenilmez olmaları nedeniyle yaptıkları uyarıların da pek kıymet-i harbiyesi olmuyor. İsrail Başbakanı Bibi Netanyahu bu tür siyasetçilerden biri. Geçen gün İran’ın nükleer programıyla ilgili yaptığı açıklamalar konuya makul bir perspektifle bakmaya çalışan ve gereksiz yere yeni bir savaş nedeninin ortaya çıkmasından kaygılananlar tarafından burun kıvrılarak karşılandı. Bunların arasında İsrail istihbarat ve güvenlik bürokrasisi de var.

Netanyahu’nun sunumundaki bilgilerin nasıl elde edildiği bu sayfadaki haberlerde etraflıca anlatılıyor. Ne var ki bu bilgilerin bugünle ilgili değil geçmişteki davranışlarla ilgili olduğu hakkında da mutabakat var. Belgelerden ortaya çıkan nükleer program anlaşması öncesinde İran’ın nükleer programının kapsamı ve niteliği hakkında yanlış bilgi verdiğidir. Ancak anlaşmanın imzalandığı tarihten beri Tahran’daki yönetimin üzerine düşeni yapmadığına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Nitekim Netanyahu bile anlaşmanın işlemediğini ya da halen İran’ın bir bomba üretimi için çalıştığını söylememiş, İran’ın nükleer silah üretme bilgisini ve kapasitesini muhafaza edeceği üzerinden uyarılarda bulunmuştur.

Zaten başta Obama yönetimi olmak üzere bu anlaşmaya imza atan tüm ülkeler İran’ın bilgi gizlediğinden emin olarak bu işe girişmişlerdi. O nedenle de anlaşmanın en önemli unsurlarından biri denetleme mekanizmalarının sıkılığıydı. O konuda da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran’ın kendisine düşeni yerine getirdiğini her raporunda teyit etmektedir. Çok kısa süre önce İsrail’in en ciddi gazetesi Haaretz’e verdiği bir mülakatta İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot da anlaşmanın, içerdiği gediklere rağmen halen işlediğini söylemişti.

TOPLANTININ HEDEFİ

ABD Savunma Bakanı James Mattis de anlaşmayı üç kez okuduktan sonra, metnin “İran’ın hile yapmaya çalışacağı varsayımıyla yazıldığını” düşündüğünü söylemişti. Yani beklenti bu olunca hile yapılmamasını sağlayacak mekanizmalar bulunduğunu zımnen kabullenmiş oluyordu. Tam da bu nedenle denetim mekanizmaları iyi çalışıyor. Nitekim Amerikan istihbaratı da bu yönde raporlar yazdığı için Trump iktidara geldikten sonraki ilk bir buçuk yılda anlaşmanın devamı yönünde karar vermişti.

Bugünkü sorun, İran’ın hile yapmasından ya da anlaşmaya aykırı davranmasından kaynaklanmıyor. ABD’deki şahinler ve İran düşmanları anlaşmayı zaten hiç içlerine sindirmemişlerdi. Trump, bunun imzalanmış en kötü anlaşma olduğunu dahi söylemişti. Kendi döneminde Amerikan Ortadoğu politikasının merkezine Körfez’deki Arap ülkeleri ve İsrail’in kaygıları doğrultusunda İran’ın bölgesel gücünün kırılması yerleşti. Bu nedenle 12 Mayıs’ta Trump’ın anlaşmadan imzasını çekmesi bekleniyor. Zaten Netanyahu’nun basın toplantısının da hedeflediği belki tek kişi, bu yönde bir karar vermesini istediği Amerikan Başkanı’ydı.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, Netanyahu’nun açıklamasını yaptığı akşamın sabahında İsrail hava kuvvetlerinin eylülden beri en az beşinci kez Suriye içindeki İran hedeflerini vurmalarıydı. Netanyahu uluslararası alanda İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan ABD’nin çekilmesini hedeflerken Suriye’de de İran’ın İsrail’e doğrudan tehdit oluşturacak bir askeri varlığa sahip olmasını ne pahasına olursa olsun engellemeye çalışıyor. Bu hedeflerin birincisinde İsrail güvenlik bürokrasisi, Bibi ile benzer kaygıları paylaşmasa bile ikincisinde son derece kararlı bir şekilde hareket ediyor.

İran ve Suriye’deki Hizbullah gibi müttefikleriyle İsrail arasındaki mücadele ciddi bir tırmanmayla devam ettiği takdirde bu iki ülkenin Suriye topraklarından doğrudan savaşa girmeleri veya Hizbullah üzerinden, Lübnan’ı da kavuracak bir çatışmaya sürüklenmeleri ihtimali artacaktır. Zaten ateş içindeki ülkenin ve bölgenin önündeki tehlikelerin başlıcalarından birisi de budur.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!