Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Aslında rüya değil, kabus demek daha doğru.

        Sabah kan ter içinde uyanmışım.

        Bir süre etkisinden kurtulamadım ve gerçek zannettim.

        Rüya tabirine pek inanmam ama, yine de yaşını başını almış birine danıştım ve ‘bu durum’u yorumlamasını istedim.

        Kendisi tecrübeli bir devlet adamı. Halen bakanlık yapıyor.

        Gergin bir yüz ifadesi ile beni dinledikten sonra;

        ‘Seçim üstü bu tür rüyalar hiç hoş karşılanmaz. Bence sen yine Temiz Türkiye hayaliyle bir yerlerde uyuyakalmışsındır. O nedenle bu tür kabuslar hiç yakanı bırakmıyor. Zaten böyle rüyalar görmekten, siyasette bir türlü dikiş tutturamadın. Benden sana tavsiye, bir daha var olmak istiyorsan, ne böyle rüyalar gör, ne de bunları kimseyle paylaş!’ dedi.

        Belki de haklıydı.

        Ama ben, yine de onu dinlemedim ve size rüyamı ya da daha doğrusu kabusumu anlatmaya karar verdim.

        Olay İstanbul’da geçiyor.

        Birkaç yıl önce.

        İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı doğalgaz dağıtım şirketi olan İGDAŞ, yeni doğalgaz abonelerinin ihtiyacı için, sayaç almaya karar veriyor.

        600 bin adet kadar.

        İşlemler başlıyor, şartnameler hazırlanıyor ve ihale yapılıyor.

        İhaleyi bir firma kazanıyor.

        İddiaya göre, davet usulü yapılan bu ihalede, katılan diğer firmalar da, kazanan firmanın yandaşları ya da paydaşları.

        İtalya’dan getirilen sayaçların bir tanesi için 44 Euro ödeme yapılıyor.

        Aradan bir süre geçiyor ve Genel Müdür bir nedenle görevden alınıyor.

        Yerine atanan yeni Genel Müdür bakıyor ki, doğalgaz abone sayısı günden güne artıyor, hemen karar alıp yeni bir ihale yapmaya koyuluyor.

        Teknik ekipler çalışıyor, şartnameler hazırlanıyor ve nihayet ilana çıkılmaya karar veriliyor.

        Bu arada, heyecanlı, genç ve vatansever Genel Müdüre bir telefon geliyor ve kendisi Ankara’ya bir Bakanlığa davet ediliyor.

        Genel Müdür, davet edildiği Bakanın odasına girdiğinde bir de ne görsün, odada doğalgaz sayaçlarını veren firmanın ilgilisi (ya da sahibi) oturuyor.

        Genel Müdür başına geleceği anlıyor ve Bakanla ayrı bir yerde görüşmeyi talep ediyor.

        Bakan ve Genel Müdür ilgili kişiyi odada bırakıp başka bir yere geçiyorlar.

        Bakan, Genel Müdüre, doğalgaz sayaçları için ‘neden davet usulü ihale yapmadığını’ soruyor ve kendisine, ‘ilgili kişinin çok güçlü olduğunu, ona engel olamayacağını’ söylüyor.

        Genel Müdür de ‘böyle bir şey yapmasının mümkün olmadığını, açık bir ihale yapacağını’ söyleyerek odadan çıkıyor.

        Bakan Bey arkasından, ‘bunun kendisi için doğru olmayacağını’ hatırlatınca da, ‘beni görevden aldırın, daha rahat çalışacağınız biri ile, istediğinizi yaparsınız’ diyerek ayrılıyor.

        Neyse, vatansever Genel Müdür, işlemleri tamamlıyor ve ihale gerçekleşiyor.

        Tabii, bu kez ilgili kişi ihaleyi kazanamıyor.

        Ve bir başka firma, aynı marka sayacı 22 Euro’dan İGDAŞ’a veriyor.

        İlgili kişinin bir çırpıda nasıl milyonlarca dolar kazandığını hesap ederken, birden uyanmışım.

        Kan ter içinde…

        Bu rüyayı ya da daha doğrusu kabusu, siz değerli okuyucularım, yorumlamak ister misiniz?

        • Mesela, sabah uyandığınızda kapınızın önündeki doğalgaz sayacına bakarak, size kaça mal olduğunu merak etmek ister misiniz?

        • Ya da ‘böyle bir rüya ne ola ki?’ diyerek İGDAŞ Genel Müdürüne bir mektup yazarak sormak ister misiniz?

        Doğalgazın, bildiğiniz gibi tabii halinde renk ve koku yoktur.

        Ancak, kullanıma sunulduğunda, güvenli olması için katkı olarak özel bir koku ilave edilir, ki bir kaçak olduğunda bu ağır koku kişileri uyarsın.

        Siz de bakın bakalım, kapınızın önündeki doğalgaz sayacınızdan ağır ve pis bir koku geliyor mu?

        Diğer Yazılar