250 bin işçinin gözü bu kararda
Geçen hafta gündeme getirdiğim konuyla ilgili çok sayıda mail geldi.
İşçiler ve avukatlar kararın kendilerini tedirgin ettiğini ve Yargıtay’ın verdiği kararın emsal kabul edilmesi halinde büyük bir kargaşaya neden olacağını madde madde açıkladılar.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, içtihat değişikliğine giderek Türk firmasında çalışıp yurtdışında görev yapanların işçi hakları konusunda 2020/5617 esas ve 2020/16556 numaralı kararı vermişti.
Karara göre; Türk firmalarının yurtdışındaki işyerlerinde görev yapanlar, işyeri ile davalık olduklarında çalıştıkları ülkenin iş hukukuna göre karar verilecek.
Kararın taraflarından olan avukat Ünaldı Topaklı kapsamlı bir çalışma yaparak, verilen kararın yurtdışında çalışan yaklaşık 250 bin Türk işçiyi nasıl etkileyeceğini kaleme aldı.
Verilen kararı içtihat değişikliği olarak değil, “arabayı yoldan çıkarıp patikada yol aramak” olarak değerlendiren Topaklı, “Bu kararın uygulanması mümkün değildir. Mecburen uygulanacaksa da bu mahkeme kararı değil esasen bilirkişi raporunun üzerine karar yazılmasından başka bir şey değildir” dedi.
Yurtdışında çalışan Türk işçilerinin açacakları davalarda, çalıştıkları ülkenin hukukuna göre karar verilmesinin sakıncalarını Avukat Ünaldı Topaklı şöyle sıraladı:
Bugün en basit davanın yargılama gideri en az 1.000,00 TL’dir. Bu yargılama giderine ek olarak, ilgili ülkenin iş kanunu tercüme gideri en az 5.000,00 TL’dir. Doğal olarak ülkenin usul yasası da getirtilmesi gerekir. Bizim usul yasamız kadar maddeye sahipse en az 20.000,00 TL tercüme gideri olacaktır. Bugün 600,00 TL olan bilirkişi ücreti, Umman gibi, Etiyopya gibi, Çeçenistan gibi, Irak gibi… ülkelerin hukukundan anlayan bilirkişi bulmak mümkün değildir.
Kararın yaratacağı sorunlardan biri de tercüme sorunu olacak.
Başka ülkelerin kanunlarını ve içtihatlarını tercüme edecek tercümanların bulunup bulunmayacağı da yargıçların karşılaşacağı sorunlara eklenecek.
Avukat Topaklı, kanunların mota mot tercüme edilmesinin de büyük sorunlar yaratacağını belirterek, “Kanunu okuyup karar vermek bu kadar kolaysa ne hukuk fakültesine, ne de hakime ihtiyaç var. Soyut normu, somut olaya bağlamak ayrı bir meziyet ve teknik gerektirir” dedi,
Verilen kararın bir diğer sakıncası da işçileri, çalışmaya gidecekleri ülkenin iş hukukunu da bilmek zorunda bıraktıracak olması.
İşçiler, imzaladığı sözleşmede çalışacağı ülkenin hukukunun uygulanacağı maddesini görse ne yapacak?
Sözleşmeyi imzalamadan önce araştırma yapmak zorunda mı kalacak? Araştırma yapsa bile yeteri kadar bilgiye ulaşamayacak.
- Seçim sonuçlarını yurt dışı seçmen etkileyecek2 yıl önce
- Anayasa Mahkemesi üyesi Topal, kadın-erkek eşitliğine "modern hurafe" dedi2 yıl önce
- Mimar, mühendis ve şehir plancıları destek bekliyor2 yıl önce
- Liyakat ve inisiyatifin önemi2 yıl önce
- Yargıya güvenmek...2 yıl önce
- YSK kaosu nasıl engelledi?2 yıl önce
- 180 bin kişi ölümle burun buruna...2 yıl önce
- Yargıtay'dan müteahhitlere "ödül" gibi karar2 yıl önce
- Birol Erdem kararında "Hata"dan dönüldü2 yıl önce
- 7. yargı paketine kamu avukatlarından ve sağlık memurlarından itiraz var...2 yıl önce